#sosyal yaşam
Explore tagged Tumblr posts
Text
Dünden bugüne tek bir şey okumayan, dünyayı sorun etmeyen hiç kimsenin fikirlerini merak etmiyorum. Dinlemek, duymak da istemiyorum. Kimseyle bir yarış içinde değilim, kimseye bir şey ispat etmek zorunda da hissetmiyorum. Dikkate aldığım çok az kişi var, aklınızda olsun.
#duygular#düşüncelerim#kendi kalbine yazar#kendi kalemimden#kendime düşünceler#kendimce#kendime not#kitap#kitaplar#felsefe#dusunce#psikoloji#sosyoloji#sosyal yaşam#sosyal sorumluluk#sosyal medya#sosyalizm#fikirler#fikir#artists on tumblr
12 notes
·
View notes
Text
Türkiye’de Konut Sahipliği Krizi Derinleşiyor: Asgari Ücretle Ev Sahibi Olmak Olanaksız Hale Geldi!
Türkiye’de yaşanan barınma krizi, ev ve kira fiyatlarının artışıyla birlikte daha da derinleşiyor. Yapılan bir rapor, asgari ücretle geçinenlerin artık ev sahibi olmasının neredeyse olanaksız hale geldiğini gözler önüne serdi. 2024 yılı itibarıyla ortalama bir konutun 3 milyon TL’nin üzerinde olduğu belirtilen rapora göre, asgari ücretle çalışan bir kişinin ortalama bir konuta sahip olabilmesi için tam 17 yıl boyunca bütün maaşıyla ödeme yapması gerekiyor.
Bu durum, ülkedeki konut maliyetlerindeki artışın ve talebin yükselmesinin bir sonucu olarak konut piyasasının ulaşılabilirlik açısından ciddi bir sıkıntı yaşadığını gösteriyor. Rapora göre, son üç yılda inşaat maliyetlerindeki artışın %60’ın üzerinde olduğu belirtiliyor, bu da konut fiyatlarını olumsuz yönde etkiliyor.
Türkiye genelinde satılan her on evden yedisinin ikinci el konut olduğu ve bu durumun deprem riski açısından ciddi sorunlar barındırdığı vurgulanıyor. Ayrıca, konut sahipliği oranındaki düşüş ve kiracı olmanın toplumun geneline yayılması gibi eğilimler, Türkiye’deki konut piyasasının sosyoekonomik yapısında önemli değişimlerin yaşandığını işaret ediyor.
Sonuç olarak, rapor konuta erişimin sadece bir barınma sorunu olmadığını, aynı zamanda eşitsizlikleri derinleştiren bir sorun olarak karşımıza çıktığını ortaya koyuyor. Türkiye’deki konut politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ve özellikle gençler ile düşük gelirli kesimler için ulaşılabilir konut sağlama ihtiyacını vurguluyor.
#cagdasyatirim
#ankara#cagdasyatirim#çağdaşemlak#çankaya#emlakçı#konut#gayrimenkul#sosyal sorumluluk#sosyalizm#sosyal yaşam#sosyal ilişkiler#sosyal devlet
1 note
·
View note
Text
İmamoğlu'ndan Uğur Mumcu Sosyal Yaşam Merkezi Ziyareti
Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kartal’da bulunan ‘Uğur Mumcu Sosyal Yaşam Merkezi’ni ziyaret etti. Bu merkez, Sosyal Hizmetler, Halk Süt Noktası, İBB Kadın, Özel Gereksinimli Bireyler Eğitim Merkezi (ÖZGEM), Yuvamız İstanbul ve Şehit Yakınları ile Gaziler Konaklama Alanı gibi önemli hizmetleri bir arada barındırıyor. Ziyaret…
#Eğitim#Gaziler#İmamoğlu#İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ#kadın odaklı etkinlikler#Kartal#Şehit Aileleri#Sosyal Hizmetler#sosyal yaşam#Türkiye Belediyeler Birliği#Uğur Mumcu Sosyal Yaşam Merkezi
0 notes
Text
Öğrencilerin eğitim ve teknolojiye yaklaşımları: Dijital dönüşümün merceği
Yeni eğitim yılı başladı, öğrenciler okullarına geri dönüş yaptılar ve yapıyorlar. Bu yılın eğitim sürecinde teknoloji daha önce hiç olmadığı kadar merkezi bir rol oynuyor. Biliyorsunuz pandemi koşulları, eğitimde dijital dönüşümü hızlandırdı ve öğrencilerin eğitim ve teknolojiye yaklaşımları bu süreçte büyük bir değişim geçirdi. Bu yazıda, öğrencilerin teknolojiye yaklaşımlarını ve eğitim…
View On WordPress
1 note
·
View note
Text
Kaderi Değiştiren Sessiz Çığlık
Hayatın bir parçası haline gelen o soruyu tekrar tekrar sorarız: "Neden?" Kimi zaman bu soru bir kaybın ardından, kimi zaman ise ulaşamadığımız bir idealin önünde düşer dilimize. İnsan, bu soruyu cevapsız bırakmak zorunda kaldığında içinden dökülen bir “ah”, tüm evreni sarsacak kadar güçlü olabiliyor. Bazen, bir “ah” bir ömrün acısını, bir toplumun gerilimini ya da bir dünyanın kaderini değiştirebilir. Gerçekten de, “kul kader yazamaz tabi ama bir ‘ah’ cihânı alt üst eder.”
Bu söz, kaderin elinde oyuncak olduğumuzu anlatan bir tür teslimiyetin ifadesi gibi görünse de, derinlemesine bakıldığında içindeki isyanı barındırır. Kaderi belirleyen, somut ve görünür güçler gibi görünse de, insanın içindeki duygular bazen çok daha güçlüdür. Bir insanın içsel acısı, sessizce içinden dökülen o “ah”, her şeyin değişmesine neden olabilir.
Hikayelere, efsanelere, mitlere bakıldığında, insanın kaderini değiştiren genellikle bir eylem değil, bir duygudur. Herkesin hayatında bir dönüm noktası vardır. O an, bir bakış, bir sözcük, ya da bir içsel haykırışla başlar. Kader, bir bakıma bu anın içinde şekillenir. O "ah"ın yankısı, bir kişinin kararlarını değiştirebilir; bazen de toplumsal değişimlerin kapısını aralar.
Hayat, kendi kuralını koyar, ama insan bir şekilde ona karşı koyar. Kaderin yazıldığı o ağır satırlar, bir insanın kalbindeki kırıklıkla silinebilir. Belki de bu yüzden "ah"lar, evrenin en güçlü titreşimlerinden biridir. Bunu fiziksel bir güçle açıklamak zor olabilir, ama duyguların ve düşüncelerin etkileşimle yaydığı bir gücün var olduğu kesindir. Kaderin evrensel kanunları, bazen bir tek sesle bozulur.
İnsanın kaderi, aslında en çok o anlık kararlarla şekillenir. Bir adım, bir seçim, bir söz... Tıpkı o “ah” gibi… Sadece içsel bir çağrı olabilir, ama etrafında her şeyi değiştirir. Çoğu zaman görünmeyen, duygusal bir dalga gibi yayılan bu çığlık, hayatta bizi en çok yönlendiren güce dönüşür.
Bu yüzden belki de, her birimizin içinde taşıdığı bir “ah” vardır. Bu, sadece acı bir sızlanma değil, aynı zamanda bir çağrı, bir içsel devrimdir. Kaderin kaynağını arayanlar, belki de her şeyin o tek kelimede gizli olduğunu anlayacaklardır: "
#iyiniyet#insan#hayat#artists on tumblr#tumblr yazarları#blog yazarı#yazar#blog yazısı#blooger#girl blogger#blog help#sonbahar#bahar#günün notu#gününsözü#güne dair#güne bir söz bırak#günün yazısı#kahve#sosyal medya#sohbet#yaşamaya dair#niyet#mucize#yazarlık#yenilik#yaşam#yağmur#Halimecan
4 notes
·
View notes
Text
Ş. Yeni tanıştık Ş ile. Değişik davrandı bana, değişik hissettim. Gözgöze gelmekten korkmamıştı bu sefer. Asansörün kapısını 1 km uzaltayken benim için tutunca ve benim için endişelendiğini düşündüğümde değişik hissettim. Uzun zamandır hissetmediğim kelebeklenme geldi. İlk aklıma geleni durduramadım ama o senden zayıf. Yanyana nasıl görünürdük kim bilir. Boyu da benim kadar. Çok önemli bu sizin için biliyorum. Biliyorum ah biliyorum. Benim kimseden hoşlanmayı bırak beğenme ihtimalim bile yok. Çünkü dünyada sizden daha fazla yer kaplıyorum ve geri kalan hiçbir şey önemli değil. Aynada katlantılarıma baktım. Kilo vermiştim, evet yeni yaşım için. Yansımam bembeyaz aynada. Kafamda tek dönen şarkı sözü Lana del rey, ∆But I wish I was dead.∆
Gözyaşlarım göz pınarımdan ne zaman ayrıldı ki?Bu sefer kafamda ne senaryolar kurdum, ne konuşmalar yaptım seninle. Olmayacağını anladım, ama o hissiyatı atamıyorum. Yeniden 18li yaşlarımdaki gibi hissettim ve buna çok ihtiyacım varmış. Sahi neden olmuyor? Yaptığın planları kimseye anlatma yoksa büyüsü bozulur. Anlatmazsan da bozulur. Altı üstü bi mesaja cevap yazacaktı saatlerce bekledim.
Kimi kandırıyorum ki? Tabi ki yazmak isteyen yolunu buluyor. Her şeyden midem bulanıyor.
Ş nin beni değişik dünyalara götürmesi, maruz kaldığım mobbing, yapayalnız olmak.
Allahım bana neden gerçekleşmeyecek şeylerin duasını ettiriyorsun, günlerdir yalvarıyordum? İsyan etmekten başıma gelenleri kader olarak kabullenmek? Kendimi inançsız boşlukta hissetmeme sebep oluyor. Arayışım çok döngülü.
Belki de açık açık cevap aramam lazım?
Neden bu kadar çirkinim, sevilmezim, şişmanım, iticiyim, suicide meyilliyim, depresifim, kızgınım, yalnızım, sesim çok cırtlak ve ellerim tombiş. Neden katlantılarım geçmiyor ve vücudumdan nefret ediyorum, antidepresanlar etkisiz geliyor ve telkin olmıyorum. Tekrar tekrsr soruyorum işte bu kadar zor mu beni sevmek?
Yaşamak acı çekmekten başka bana ne getirdi?
#günlük#sosyal stres#yalnızlık#ağlamayacağım#sevgili günlük#şişmanlık#ağlamak#anksiyete#tek başıma#yazılarım#günce#güneş#ne yapıyorum bilmiyorum#lana del ray quotes#dark paradise#gözyaşı#ilk ölüm#ölümle yaşam arasında#major depresyon#depresyon#ben buyum#kendinden nefret ediyorum#nefret ediyorum#hepsi çok güzel#beni kendimden kurtar#bugün ben#neden ben#allahım#isyan#dua edeceğim
3 notes
·
View notes
Text
Genetik Şans mı, Yaşam Tercihi mi? Kadınların Uzun Ömür Sırrı Çözülüyor
Kadınların erkeklerden daha uzun yaşaması, toplumda sıkça gözlemlenen ve bilimsel araştırmalarla desteklenen bir olgudur. Bu durum, karmaşık ve birbiriyle ilişkili birçok faktörün bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Biyolojik açıdan bakıldığında, kadınların sahip olduğu östrojen hormonu önemli bir rol oynamaktadır. Östrojen, kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu bir etki göstererek,…
#beslenme alışkanlıkları#bilimsel araştırmalar#biyoloji#cinsiyet farkları#demografik trendler#erkek sağlığı#genetik faktörler#kadın sağlığı#östrojen etkisi#risk alma davranışları#sağlık#sağlıklı yaşam#sosyal bağlar#Stres Yönetimi#tıbbi bakım#toplumsal roller#uzun ömür#yaşam beklentisi#yaşam tarzı#yaşlanma
0 notes
Text
Zamanımızı en çok neye harcıyoruz?
youtube
Herkese merhabalar, yeni bir yayına daha hoş geldiniz. Hayatımızda ki en değerli şey olan zamanı, pek çok aktivite için harcıyoruz fakat 2024 yılı itibariyle tüm hayatımız boyunca en çok zamanımızı alan aktivitenin ne olduğunu araştırınca çok ilginç bulgular ile karşılaştım. Sizleri daha fazla bekletmeden isterseniz buyrun hemen konunun detaylarına geçelim.
Bu arada yaptığım yayınları beğeniyor ve yeni yayınları kaçırmak istemiyorsanız dinlediğiniz platformlardan abone olarak tüm yayınlara anında ulaşabilir veya [patreon] üzerinden bana destek olabilirsiniz.
Ortalama Yaşam Süresi
Yapılan araştırmalara göre 2024 yılı itibariyle ortalama yaşam süresinin 78.7 yıl olduğu bulunmuş ama işin iyi yanı 2054 yılına geldiğimizde bu yaşın 81.9 olması bekleniyormuş. Bu yayını dinleyen çoğu kişi bu yaş artışından faydalanacak gibi dursada Project Reboot kurucusu Dino Ambrosi yaptığı araştırmada bu zamanın büyük bir kısmının bizlere yarar sağlamayan aktivitelere harcandığını söylüyor.
Bu arada Project Reboot okul çağında olan bireylerin elektronik cihazlarla olan iletişimlerini daha kullanışlı ve zararsız hale getirmeye çalışan bir kuruluş.
Uyku – 288 ay (24 yıl)
Konumuza geri dönecek olursak, eğer şu an 18 yaşında iseniz ve bir felaketin başınıza gelmediği varsayarsak 90 yaşına kadar sağlıklı bir biçimde gelebilirseniz, önünüzde tam tamına 864.5 ay var demektir. Fakat hayatımızın ne yazık ki üçte biri uyuyarak geçiyor buda 288 ayın (24 yılın) uykuya gittiği anlamına geliyor. Uykuyu şu an için hayatımızdan çıkarma şansımız olmadığı ve her insanın şartsız koşulsuz uyuması gerektiği düşünülünce bu aslında o kadarda üzücü durmuyor.
Okul ve Çalışma Hayatı – 126 ay (10.5 yıl)
Hala hayatımızı yaşamak için 576.5 harika ayımız kalmış durumda ve bu süreyi ne yazık ki herkes istediği şekilde kullanamıyor ve işin rengi burdan sonra değişmeye başlıyor. İlk olarak aileden gelen bir varlığınız yok ise veya milyar dolarlık bir şirketi 18 yaşına gelene kadar bulmadıysanız, okul ve çalışma hayatına bu ayları harcamanız gerekiyor.
Yine 2024 senesi için konuşursak, okul ve iş hayatına toplam 126 ay harcıyormuşuz. Bu sürelere okuldan çıkıp dershanede harcadığınız veya mesaiye kaldığınız sürelerde dahil değil. 126 ay neredeyse 10.5 yıla denk geliyor. Pek çoğumuz okul ve çalışma hayatından taviz verecek lükse sahip değiliz ve Dünyadaki popülasyonun pek çoğunun yine bu süreleri harcadığı düşünülünce aslında hala moral bozulacak bir durum yok.
İnsani İhtiyaçlar – 117 ay (9.7 yıl)
Birde tabi pek çok insanın temel ihtiyaçları için harcadığı süreler var. Bir birey hayatının 18 ayını araba sürerek ve toplu taşımayı kullanarak geçiriyormuş. Yemek yapmak ve yemek içinde 36 ayımızı harcıyormuşuz. Çamaşır yıkamak, bulaşık yıkamak, evi süpürmek gibi genel ev işlerine ise bir 36 ayımız daha gidiyormuş.
Tuvalette ve banyoda geçirdiğimiz ortalama sürede 27 ay olarak bulunmuş. Bu süreler gelecekte teknolojinin yardımıyla çok daha az miktarlara tabiki düşebilir. İnsani ihtiyaçlar olarak bir çatı altında toplayabileceğimiz tüm bu işlere toplam 117 ay yani 9.7 yıl harcıyormuşuz.
Her insan bu işleri kendi yapmıyor tabiki, burda harcadığımız süreleri yeterli miktarda paranız var ise firmalardan hizmet şeklinde alıp bu zamanlarıda kurtarabilirsiniz. Ancak popülasyonun büyük çoğunluğunun elinde böyle imkanlar olmadığı için pek çok insan neredeyse 10 senesini bu işleri yapmak için harcıyormuş.
Bize Kalan Zaman 334 ay (27.8 yıl )
Tüm bu süreleri harcadıktan sonra sağlınız bozulmaz, bir felakete maruz kalmaz ise 90 yaşına kadar yaşayacak kadarda şanslı iseniz, tam tamına 334 ay yani 27.8 yıl tamamen sizlere kalmış durumda. Hayat amacımızı gerçekleştireceğimiz, sevdiğimiz ve değer verdiğimiz kişilere zamanlar ayırabileceğimiz, hedeflerimizi yerine getirebileceğimiz tam tamına 334 ayımız, yani neredeyse 28 senemiz var.
Hayatta var olma sebebinizi ortaya çıkarabilecek olan bu süre, ölmeden önce bu Dünyaya bırakacağınız imzayı oluşturabileceğiniz dolu dolu 334 ay anlamına geliyor.
Ölmeden önce size kalan bu zamanı Netflix izlemek, sosyal medyada dolanmak, TikTok videolarına bakarak harcayacağınızı büyük ihtimal düşünmemişsinizdir. Fakat 18 yaşında olan bir birey bu zamanın tam tamına %93’ünü ekranlara bakarak harcıyormuş. Yeniden tekrar etmek istiyorum; kalan zamanın %93’ünü ekranlara harcamayı tercih ediyormuşuz.
Bize kalan 334 ayın, keza bu 90 yaşına kadar sağlıklı yaşamamız koşuluyla, bu kadar süreye sahip oluyoruz, bu sürenin 312 ayı ekranlara bakarak geçiriyormuş. Bu süreye iş yerinde ve okulda iken ekranlara baktığımız süre de dahil değilmiş.
90 yaşına gelip, geri dönüp baktığınızda 18 yaşından sonra hayatınızın büyük kısmını temel insani ihtiyaçlar dışında, ekranlara bakarak geçirdiğinizi düşününce ne kadar fazla insanın hayatını pişmanlıkla bitireceği gerçeği eminim bu yayını dinleyen herkesi derinden sarsmıştır. Sağlığınız yerindeyken ve enerjiniz var iken bu sürede yapabileceğiniz, başarabileceğiniz onlarca şey var iken, sadece ekranlara bakarak bu potansiyeli boşa harcayarak bu hayattan bu şekilde ayrılmak sanırım hiç bir insanın istemeyeceği bir şeydir.
26 yıllık Ekran Süresinin Etkileri
26 yılın ekranlara bakarak geçmesi bizlerin sadece eğlenmesine yaramıyor aslında çok fazla sayıda olumsuz etkiyide bizlere getiriyor. Ortalama bir TikTok videosu 15 saniye sürüyormuş, websitelerinin %55’i 15 saniyeden daha az sürede kontrol ediliyormuş. Bir gün içerisinde 8 saat 39 dakikanın, her 15 saniyesinde başka bir şeye bakılarak geçirilmesi bizlerin eşi görülmemiş derecede dikkat dağınıklığı yaşamasına sebep oluyormuş. Bundan dolayıda tarihte görülmediği kadar yüksek derecede dikkat dağınıklılığı olan bir toplum haline dönüşmüş durumdayız.
İşin acı yanı ise bu kadar insanın ekranlara bakarak yaşamını geçirmeside tesadüfi olarak ortaya çıkmadı. Bizi ekranlara bağlı kılan tüm sosyal medya platformları ve diğer Teknoloji firmaları bizlerin bu platformlara daha da bağımlı olması için eşi görülmemiş işletme modellerini yıllar önceden tasarladılar. Bilinçaltımızdaki her duyguyu çok iyi okuyup bizlere anlık dopamin salgılatacak tasarımları kendilerine adapte etmiş durumdalar. Uyuşturucadan dahi daha fazla bağımlılık yapan yüz binlerce platforma karşıda bireysel olarak karşı koymak ise oldukça zor.
Geçen yıl Elon Musk’ın biografisini okurken kitabın girişindeki bir bölüm benim oldukça ilgimi çekmişti. Yazar, bizlerin 90’lı yıllarda teknolojiden beklediğimiz en temel şeyin hayatımızı daha kolay hale getirecek yenilikler olduğunu söylüyordu. Tıpkı Jetgillerdeki gibi evimizden gelip bizi alan arabalar, ev işlerini yapan yemek pişiren robotlar gibi teknolojiler sayesinde hayatımız daha kolay hale gelecekti. Ancak teknolojiden beklenen bu gelişmelerin tam tersine, insanların sorunları çözme önceliği arka plana atılıp en kısa sürede büyüyüp en fazla parayı kazandıracak platformlar teknoloji alanında zirveye çıktılar.
Halbuki ana amaç bizlerin hayat kalitesini yükseltecek teknolojilere sahip olmamız iken; hayat kalitemizi düşüren, psikolojimizi bozan, zamanımızı çalan ve bizi bir ürün gibi değerlendiren platformlara sahip olduk. Tüm bu platformlarda farkına dahi varmadan bütün hayatımızın büyük bölümüne el koymayı başardılar.
Son Söz
Konuyu toparlayacak olursak, hayatımıza giren her teknoloji bizlere sadece böyle olumsuz etkileri getirmemiş olsada eğer şu an 18 yaşında iseniz ve 90 yaşına kadar yaşacak kadar şanslıysanız, kalan 334 ayınızı hiç fark etmeden dahi sadece ekranlara bakarak geçirmiş halde kendinizi bulma olasılığınız oldukça yüksek gibi gözüküyor. Her ne kadar ekranlara harcadığımız her süre tamamen boşa harcanan süre olmasada bir ömrü böyle harcayıp harcamamak tamamen bizlerin elinde olan bir seçim.
Bu bölümde hayatımızda ki en değerli şey olan zamanı pek çok insanın ne şekilde kullandığını ve bunun sonucunda neler olabileceğini konuştuk. Umarım sizlere faydalı bilgiler sunabilmişimdir. En kısa sürede yeni yayınlarda görüşmek üzere, kendinize çok iyi bakın hoşçakalın.
Referanslar
Ambrosi, D. (n.d.). School services. Project Reboot. https://www.projectreboot.school/school-services
Screen Time Side Effects in kids and teens. Johns Hopkins Medicine. (2023, December 13). https://www.hopkinsmedicine.org/health/wellness-and-prevention/screen-time-side-effects-in-kids-and-teens
Howarth, J. (2023, December 4). Alarming average screen time statistics (2024). Exploding Topics. https://explodingtopics.com/blog/screen-time-stats
#zaman yönetimi#kişisel gelişim#türkçe podcast#turkish coffee#sosyal medya yönetimi#ekran süresi#internet kullanımı#ortalama yaşam süresi#uyku#kariyer#okul hayatı#çalışma hayatı#zaman#oyun oynamak#bağımlılıktan kurtulma#teknoloji bağımlılığı#psikoloji#dopamin detoksu#nasıl#beyin#social media#motivasyon#hayat amacı#hayat#türkiye#dikkat dağınıklığı#hayat kalitesi#verimlilik#sağlıklı yaşam#dijital denge
0 notes
Text
Şehirden Köye Kaçış: Köyde Yaşadıklarımız ve Zorluklar
Şehirden Köye Kaçış: Köyde Yaşadıklarımız ve Zorluklar
#BahçeDüzenlemesi, #Eğitim, #GünlükYaşam, #InternetAltYapısı, #KargoSorunu, #KöyYaşamı, #KöydeInternetKullanımı, #KöydeIşImkanları, #KöydeYaşamak, #MarketVeAlışveriş, #Podcast, #ŞehirdenKöyeGeçiş, #SosyalHayat, #SuSorunu, #TaşınmaSüreci, #YaşamTarzı, #YerleşmeKararı, #Zorluklar https://is.gd/MoFLBe https://www.tibbivearomatikbitkiler.com/podcast/sehirden-koye-kacis-koyde-yasadiklarimiz-ve-zorluklar/
Şehirden Köye Kaçış: Köyde Yaşadıklarımız ve Zorluklar, Merhabalar ben selin, hepiniz hoş geldiniz. Bir önceki podcastte köye ilk adımımız ve ev, bahçe düzenlemeleri komşularla tanışma, genel hatlarıyla taşınmamız ve toparlanma aşamalarımızdan bahsetmiştim sizlere. Bugün ise, köyde yaşamın zorlukları ve bu zorluklarla nasıl başa çıktığımızdan bahsedeceğim sizlere.
Spotify üzerinden dinlemek için hemen aşağıdaki medya oynatıcıyı başlatabilirsiniz.
Youtube üzerinden dinlemek için hemen aşağıdaki medya oynatıcıyı başlatabilirsiniz.
youtube
Bugün şöyle bir giriş yapmak istiyorum sıradaki podcasti köyde bizim pişman olduğumuzu, yapamadığımızı yada zorlandığımızı görse sevinecek dostlarımıza armağan ediyorum. Çünkü konumuz köydeki zorluklar. Şehirden köye yerleşmeyi ütopik bir durum gibi gören, ya yapamazsınız yada nasıl yapacaksınız diyenler çok oldu. Sosyal hayatınız ne olacak dendi. Sosyal hayat kısmına bir parantez açmak istiyorum. Sosyal hayattan kastı dışarı çıkıp bir kahve içmek ya da sinemaya gitmek anladığım kadarıyla. bu arada ben bunu bana soranlara en son hangi filme gittiniz diyorum. Şehirde yaşıyorsanız eğer en son ne zaman sinema yada tiyatroya gittiniz. ? Biz şahsen burada yazın açıyoruz projeksiyonu evin dış duvarına yansıtıp ses sistemini ayarlayıp izlemek istediğimiz filmleri açık hava sineması tadında izliyoruz. Şehir de sizi ne tutuyor? Sizde kendinize bunu sorabilirsiniz. Konfor alanınız mı? Evinize iki adım marketler mi? Isınmak için doğalgaz veya jeotermal gibi hizmetler mi peki faturalar?
Neyse kapatalım sosyal hayat parantezini gelelim tekrar başkalarını başarısızlığı ile mutlu olan dostlarımıza, şu konuya bir açıklık getireyim. Köyde mutsuz olabiliriz. Belki bir kaç yıl sonra pişman olabiliriz. İşlerimiz istediğimiz gibi gitmeyebilir. Ama biz yada ben diyeyim bu konuya şahsi fikrimi söylemiş olayım. Köyden şehre dönmeyi bir başarısızlık olarak görmem tecrübe derim. Öyle olması gerekiyordu öyle oldu derim. Hayatımın bir bölümünde kendime güzel anılar bırakmışım derim. Çünkü köye yerleşirken yukardan bakıp hepiniz bir gün köye döneceksiniz, biz kurtulduk size sabırlar dilerim, abi on numara hayatım var demedim. Şuan o yüzden bu podcasti kaydediyorum normalden uzunda olabilir. Şimdiden sonuna kadar dinlemenizi tavsiye ederim.
Daha köye yerleşmeden herkes birbirine telkinler veriyordu. Bir defa şu konuda emindik; Net ilk 1 yıl bocalayacağız. Düzen oturmayacak, ne ev içi ne ,ev dışı ne de tarla istediğimiz düzene hemen gelmeyecek. Ve psikolojik acıdan bazı şeylerden mahrum olmak bizi zaman zaman yıpratabilecek herkes ona göre gardını alsın. Hatta zaman zaman şu da olmadı buda olmadı diye aramızdan söylenenler olunca hemen uyarıyoruz ya biliyorduk ilk 1 yıl böyle olacağını ama bozma moralini düzelecek oturacak.
Şehirden Köye Kaçış: Köyde Yaşadıklarımız ve Zorluklar – Şive
İlk en çok zorlandığımız konu taşındığımız köyde konuşulan yöresel şivesiydi, konuşma tarzlarıydı. Karşılıklı konuşmada hiç bir şey anlamıyordum. Aradan bir kaç cümleyi çekip onu yorumlamaya çalışıyordum. daha sonra çözdüm bu işi de. Yani bizim bildiğimiz nesnelere de kendi yöresel kullandıkları adlar var mesela kozalak kobak demek Böğürtlen karamuk gibi.
Küçükken evde sobamız vardı. Tabi küçük olduğumdan soba yakma işleri bende değildi hatta o kadar küçüktüm ki hatırlamıyorum odunu kömürü nerde depoluyorduk nasıl yanıyordu o kısımlar bende yok hatırlamıyorum. Buraya yerleşmeden önce firmaya ısınmanın bizim için önemli olduğundan bahsettik onlarda bize diğer projelerde yaptığı gibi elektrikli kombi önerdiler petekler her odaya döşenecek ve su devridaim ederek ısınma sağlanacaktı. Sistem hazırlandı ev bitti. Yerleştik bir türlü ısınma sağlanamıyor arada asfalyalar atıyor. (bu İzmir ağzı biz sigortaya asfalya deriz ). Açıyoruz falan elektrikçimizi çağırdık, işin sonunda köydeki elektrik sistemi bu sistemi kaldırmaz dediler. Biz bu arada şartlar çetin olabilir diye yine de kuzineli bir odun sobası alıp yedeklemiştik. Hemen o çıktı ortaya odunlar alınmıştır zaten. Baktık ki iki katta çok güzel ısınıyor bu sobayla. Sıcak suyu da termosifona çevirip hayatımıza sobayla devam ediyoruz. Evde köpük mantolama olduğu için sıcağı muhafaza ediyor ve normale göre çok daha tasarruflu. Tabi sobanın da odunu, külü, temizliği odun atmazsan zamanında sönmesi gibi problemleri var. bunu bir olumsuzluk olarak görebiliriz.
Bir diğer önemli konulardan biri kargolar. Kargo şirketleri köye gelmiyor. PTT hariç hiç bir firma çıkmıyor PTT’de haftada bir gün. Herhangi bir uygulamada Premium, platin falan olmanız bile bu durumu değiştirmiyor. Ben İzmir’deyken kargom Premium olmam sebebi ile ertesi gün bazen 24 saat olmadan adresimdeydi. İlk aylarda bu konu yalan söylemeyeceğim beni zorladı yani zaman kavramı zorladı. Kargo bana gelene kadar küçük bir Türkiye turu atıyor neredeyse. İlçede bir abimiz var sağ olsun onun adresini verdik onun iş yerine geliyor kargolarımız indiğimizde toplu alıyoruz.
Şehirden Köye Kaçış: Köyde Yaşadıklarımız ve Zorluklar – Alışveriş
Market kısmından aslında ilk podcastte bahsetmiştim. Köyde market, fırın benzeri hiç bir şey yok. Hepsi için aşağı ilçeye inmemiz gerekiyor. Bu biraz size Polyannacılık gibi gelebilir ama bu ulaşılmazlık daha planlı olmayı, sabrı ve yavaşlamayı, ihtiyacın olmayan şeyleri almamayı öğretti. Bazen aklıma bir şey aşağı inince unutuyorum sonra yerine elimde olanlarla bir şeyler yapıyorum . Sonra dönüp baktığımda aslında çokta elzem bir şey değilmiş demek diyorum. Ama bu market olayı benim için devasa bir sorun değil, ancak bir başkası için çekilmez bir durum olabilir. Sürekli istediğine her an ulaşamama durumunun kişiden kişiye göre verdiği rahatsızlık değişir.
Bu çamur meselesini de daha önce üstü kapalı konuşmuştuk onu biraz daha zorlukları ile beraber açmak istiyorum. Yollarımız şehirde alışılmış şekilde asfalt değil. Kilit taşlar var ancak onlarda köyün belirli kısımlarında bizim evi yaptığımız konum köylünün söylediği şekilde eskiden harman yeri olarak kullanılırmış. Hiç yerleşim olmadığı için kilit taş bile yok. Özellikle ilk kışımızda bizi oldukça zorladı. Şuan eve girişe doğalıda bozmadan beton dökmeden taşlarla yürüyüş yolu yaptık o yüzden bu sene geçen seneye oranla daha rahatız. Çamurun beraberinde rakım yüksekliğinden kaynaklı aşırı rüzgarın her şeyimizi sağa sola fırlatması var tabi. ilk zamanlar etrafa teller yapılana kadar köyden toplanan terlikler, sandalyeler gibi gibi sorunlar.
Apartman dairesine kıyasla müstakil evlerde bitmeyen bir bahçe düzenlemesi var birde. Bence köye yerleşmede en öncelikli düşünülmesi gereken şeylerden biri bu. İnstagramda popüler olan video vardı. Dinleneneyim diye köy evi yaptırdık şimdi daha kötü oldu diye tam olarak o durum aslında. Bitmeyen işlerle çevrili bir yaşam. Yaşadığın ortam birazda güzel olsun çiçeğimi ekeyim, bir iki sebze dikeyim derseniz bunların hepsi bakım isteyen şeyler. Çiçeklerde hastalık olur bakmak lazım, sebzelere bakmak lazım, hastalık mı geldi zararlı mı yedi. Su mu ister, kış oldu don vuracak bitkiler varsa kapatılsın gibi gibi konular küçük gözükebilir ama hepsi birer iş ve önemli. Yazın yeri geldiğinde bahçe sulama işiniz 1 saati bulabiliyor.
Su demişken köye yerleştikten sonra aslında köylerde su problemi olduğunu gördük ve biz bunu bu yaz iliklerimize kadar yaşadık. Kuraklığı, iklim değişikliğini hissedenlerdeniz. Sorunu instagram üzerinden takipçilerimizle paylaşınca hep geri dönüşler oldu içte biz şu köydeyiz şöyle sorun yaşadık, annemler şu köyde böyle sorun yaşadılar gibi. Bizim suyumuz barajdan değil kaynaktan geliyormuş, buda kuraklık olduğu zaman su gelmemesi demek. Ben burada gene keşke diyorum köylere imkan sağlansa eğitimler düzenlense yağmur hasadı ile ilgili bilgi verilse hadi o olmadı tasarrufla ilgili bilgi verilse çok daha iyi olur. Biz içme suyu olarak arıtma kullanıyoruz bu arıtmanın atık borusunu dışarı verdik burada su topluyoruz.
Şehirden Köye Kaçış: Köyde Yaşadıklarımız ve Zorluklar – İnternet, Eğitim-Okul
Bir diğer en önemli meselemiz internet ve telefon alt yapısı. Hiç bir firmanın internet alt yapısı yok. Telefon deseniz evin bazı bölümlerinde çekiyor. Baz istasyonu yok yakınımızda. Köye gelen gençler için bu kısım biraz sorun teşkil ediyor. Hemen sıkılıyorlar internet çekmiyor, telefon çekmiyor. Biz internet işini nasıl nasıl hallediyoruz kısmına gelince 4,5 G sim kartlı internet hizmeti veren firmaları tercih ediyoruz. Tabii şehirde sınırsız paketler vardı. Köyde bu 4,5 G SIM kartlı hizmetlerde kota var. Telefon hizmetinde ise bize bir firma çok iyi dediler. Ancak her firma evin belli alanlarda çekiyor. Bu da beni çok etkilemedi. İnternet üzerinden görüşme sağlanabiliyor artık zaten ulaşmak isteyen bir şekilde ulaşıyor. Zaten yakınlarımıza belirttik bakın köyde telefon çekmiyor bir şey olursa yazın bize diye. Gelecek olan yetkili servis gibi firmalar da bizim telefonlarımız çekmiyor ararsanız kapalı olursa siz gelin biz hep köydeyiz diyerek bu olayı da çözüyoruz.
Burada bizim için bir sorun değil ancak köylü için yada yerleşmeyi düşünenler için sorun teşkil edebilecek bir durum daha var hatta bu durum. Bizim ilçemiz nezdinde belirtmem gerekirse en fazla göç verilmesinin sebebiymiş. İşsizlik köyden ilçeye inişte dolmuş otobüs gibi vasıta yok. İlçede de çok fazla iş imkanı olmadığı için göç çok fazla veriyor köyler ve ilçe.
Gelelim köye yerleşirken 4 yaşında bir kızımız olduğu için ilerde okulu ne olacak köyden nasıl gidecek gibi gibi sorulara maruz kaldığımız eğitim kısmına. Köyde okul yok. Aslında varmış ama gençlerin göçü çocuk azlığı derken okul kapanmış. Taşımalı sistemle ilçede devam ediyor eğitim. İlçede anaokulu ilk okul ortaokul var. Köye mesafesi 10 km araçla götür getir yaparız mutlaka ilk yıllarında. Bunu da ben aslında şuan için sorun görmüyorum. Ama ilerde okula başladığında sorun teşkil eder mi bilemem. Küçük bir ilçede olduğumuz için sınıf mevcudu açısında daha mı rahat oluruz neler yaşarız bilinmez.
Şimdi size olumsuzlukları ve zorlukları anlatacağım diyerek podcaste giriş yaptım ancak bütün olumsuzlukları sonunda pozitife çevirdiğimin farkındayım. Ancak bunlar benim kendi bakış açım. Başta da dediğim gibi günün birinde ben şehre dönüyorum da diyebilirim ben bundan gocunmam ancak eminim bu kararımızdan çok fazla bak gördün mü yapamadılar deyip sevinecek çok insan olacaktır. Bu bizi tanıyanda olabilir tanımayan sadece takip edenlerde olabilir. Uzaktan bakıldığında evde video izlerken gösterilen 15-20 dk. da zor değil aslında köy yaşamı.. İşin içine girince daha zor köyde yaşamak. Maddi manevi alışkanlıklarınızdan, düzeninizden, ulaşılabilir tüm zevklerinizin şekil değiştirmesi demek. Ben bir gün durup şunu dediğimi biliyorum biz 50 yıl nasıl geri geldik ya. Hazır değilseniz yada eşlerden sadece birinin istediği için yapılabilecek bir durum değil. Çok duyuyoruz eşim çok istiyordu, eşimin hayaliydi gibi sözler ortak hayaliniz olmadıktan sonra kalkışmayın. Hayalden çok gerçekler var burada. Güzellikleri yok mu var bu olumsuzlukların hepsini çürüten güzellikleri var. Kendimize, hedeflerimize , geleceğimize, toprağımıza,, bitkilerin şifasına olan inancımızla buradayız. Beni sonuna kadar dinlediğiniz için teşekkür ederim. Tüm podcastlerimden haberdar olmanız için takip etmeyi unutmayınız.
#bahçe düzenlemesi#eğitim#günlük yaşam#internet alt yapısı#kargo sorunu#köy yaşamı#köyde internet kullanımı#köyde iş imkanları#köyde yaşamak#market ve alışveriş#podcast#şehirden köye geçiş#sosyal hayat#su sorunu#taşınma süreci#yaşam tarzı#yerleşme kararı#zorluklar
0 notes
Text
Megalomani ve biriciklik hırsı; buna sahip olan kişiyi aşırı kontrol bağımlısı ve kaygılı biri yaparak ondan bu güç illüzyonunun intikamını alıyor. Ben yüceysem ve her şey benimle ilgili ise sevdiklerimin başına kötü bir şey gelmemesini sağlamak da benimle ilgilidir diyor zihin.
#megalomaniacal#duygular#düşüncelerim#kitaplar#kitap#kitap okumak#okuryazar#okumakayrıcalıktır#okumaközgürlüktür#okumakgüzeldir#♡#felsefe#psikoloji#sosyoloji#sosyal sorumluluk#sosyalizm#sosyal yaşam
14 notes
·
View notes
Text
Ashley Ward – Hayvanların Akıl Almaz Yaşamı (2023)
Vahşi doğa, kendine has kurallarla işleyen, ilginç bir dünyadır: Fareler, ihtiyacı olan bir yabancıya yardım etmek için ellerinden geleni yaparlar. Aslanlar, avlarının yavrularını besleyip büyütürler. Balinalar yunuslarla arkadaş olur, hatta yaralı bir tanesini ailelerine dahil bile edebilirler. Hal böyleyken, neden hayvanlar âlemindeki yaşamın yalnızca rekabete dayalı olduğunu…
View On WordPress
#2023#Ashley Ward#Hayvanların Akıl Almaz Yaşamı#Sosyal Yaşam Vahşi Dünyayı Nasıl Değiştirdi?#Sultan Şahin#İrene Kitap
0 notes
Text
İnegöl'de Gizemli Kurt Ölümleri: Avcılık Faaliyetlerine Tepkiler
Bursa’nın İnegöl İlçesinde Gizemli Kurt Ölümleri Bursa’nın İnegöl ilçesinde, ormanda yürüyüş yapan Ömer Cabir, 100’er metre aralıklarla yer alan ve silahla vurularak öldürülmüş 3 kurt cesediyle karşılaştı. Bu olay, bölgedeki avcılık faaliyetleri ve hayvan hakları konularında endişeleri artırdı. İnegöl’de bulunan Fevziye Mahallesi ormanında yürüyüşe çıkan Cabir, ilk olarak bir kurt ölüsüyle…
#Avcılık#Bursa#doğa koruma#hayvan hakları#inegöl#kurt ölümleri#Ömer Cabir#sosyal medya tepkileri#vahşi yaşam
0 notes
Text
UYGUN TEKEL BAYİ SİPARİŞ
Tekelbayisiparis.com.tr, İstanbul'un Anadolu Yakası'nda alkol ve içki siparişi vermek isteyenler için mükemmel bir çözüm sunuyor. Kadıköy ve Ataşehir gibi popüler semtlerden, ihtiyaçlarınıza uygun geniş bir ürün yelpazesi ile hizmet veren bu platform, hem kolaylık hem de hız arayanlar için idealdir. Kullanıcı dostu ara yüzü sayesinde birkaç tıklama ile siparişinizi oluşturabilir, en sevdiğiniz içecekleri hızlıca kapınıza getirtebilirsiniz. Anadolu Yakası'nda açık tekel bayileri arayanlar için de güvenilir bir alternatif sunan Tekel Bayi Sipariş, kaliteli hizmeti ile memnuniyeti öncelikli hedefi haline getiriyor.
Kadıköy Tekel Sipariş
Kadıköy tekel sipariş işlemleri, bölgenin dinamik yaşamına paralel olarak hız kazanıyor. Özellikle şehrin genç ve aktif nüfusu, ihtiyaçlarını kolayca karşılamak amacıyla bu hizmetten yararlanmayı tercih ediyor. Kadıköy'deki tekel bayileri, kaliteli ürün yelpazesiyle dikkat çekiyor.
Bu bayiler, alkollü ve alkolsüz içeceklerin yanı sıra atıştırmalık ve diğer günlük ihtiyaçlarınızı karşılayacak birçok ürünü de sunuyor. Kullanıcı dostu arayüzleri ve hızlı teslimat seçenekleri sayesinde, Kadıköy tekel sipariş süreçleri oldukça pratik bir hale geliyor.
Ayrıca, çevrimiçi sipariş sistemleri sayesinde kullanıcılar, en sevdikleri ürünlere anında erişim sağlayabiliyor. Bu durum, Anadolu yakasında açık tekel bayilerinin artan talebini de gözler önüne seriyor. Kadıköy'de yer alan tekel bayileri, sadece sipariş almakla kalmayıp, müşteri memnuniyetini ön planda tutan bir hizmet anlayışına sahiptir.
Kadıköy tekel sipariş, hem zaman tasarrufu hem de geniş ürün seçenekleri ile kullanıcılar için oldukça cazip bir hizmet sunuyor. Bölgedeki tekel bayileri, farklı ihtiyaçlara yönelik çözümleriyle tüketicilerin beklentilerini karşılamayı başarıyor.
Ataşehir Tekel Sipariş
Ataşehir, İstanbul'un hızla geli��en ve modern bir yaşam alanı sunan bölgelerinden biridir. Bu nedenle, burada yer alan tekel bayileri, yerel halkın ihtiyaç duyduğu içecek ve atıştırmalık ürünleri sunarak önemli bir hizmet vermektedir.
Ataşehir tekel sipariş vermek, hem pratiklik hem de zaman kazandırma açısından oldukça avantajlıdır. Günümüzde birçok tekel bayi, online sipariş imkanı sunarak, kullanıcıların istedikleri ürünlere hızlı ve kolay bir şekilde ulaşmalarını sağlamaktadır.
Özellikle Kadıköy tekel sipariş ile karşılaştırıldığında, Ataşehir'deki tekel bayileri de çeşitli markalara ve ürünlere ulaşım imkanı sunmaktadır. Anadolu yakası açık tekel konsepti, bu bölgede yaşayanların sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için oldukça tercih edilmektedir.
Tekel bayi sipariş sistemleri, kullanıcıların sadece içki değil, aynı zamanda atıştırmalık ve diğer ihtiyaç duydukları ürünleri de rahatlıkla sipariş etmelerine olanak tanır. Böylece, alışveriş zaman kaybı olmadan kolayca tamamlanır.
Ataşehir'deki tekel bayileri ile ilgili olarak, hem fiyatlandırma hem de ürün çeşitliliği açısından detaylı bir araştırma yapmak, en uygun seçenekleri bulmak için faydalı olacaktır. Unutmayın, iyi bir alışveriş deneyimi için her zaman güvenilir ve müşteri memnuniyetine önem veren bayileri tercih etmelisiniz.
Tekel Bayi Sipariş
Tekel bayi sipariş sistemi, tüketicilerin ihtiyaç duyduğu alkollü içecekler ve diğer malzemeleri hızlı ve kolay bir şekilde temin etmelerini sağlar. Bu sistem, hem Kadıköy hem de Ataşehir gibi Anadolu Yakası'nın çeşitli bölgelerinde bulunabilen tekel bayi ağları sayesinde yaygın olarak kullanılmaktadır.
Tekel bayilerinden sipariş verirken dikkate almanız gereken birkaç önemli nokta bulunmaktadır:
Ürün Çeşitliliği: Her tekel bayi, farklı ürün yelpazesi sunabilir. İhtiyacınıza uygun ürünleri bulmak için önceden bayi ile iletişime geçmek faydalı olabilir.
Fiyat Karşılaştırması: Farklı bayiler arasında fiyat farklılıkları olabileceği için, sipariş vermeden önce fiyat karşılaştırması yaparak en uygun seçeneği bulabilirsiniz.
İletişim: Sipariş sırasında bayinin iletişim bilgilerini doğru bir şekilde kullanmak, siparişinizin sorunsuz bir şekilde ulaşmasına yardımcı olur.
Tekel bayi sipariş sisteminin sağladığı pratiklik sayesinde, Anadolu Yakası'nda açık tekel bayilerine kolay erişim sağlanarak, müşterilerin ihtiyaçları hızlı bir şekilde karşılanmış olur. Bu, özellikle sosyal etkinlikler ve kutlamalar için gerekli ürünleri zamanında temin etmek isteyenler için büyük bir avantajdır.
Anadolu Yakası Açık Tekel
Anadolu Yakası açık tekel bayileri, hem yerli hem de yabancı içki ürünleri ile geniş bir yelpazede hizmet sunmaktadır. Bu işletmeler, müşterilerine hızlı ve kolay bir şekilde alışveriş yapma imkanı tanırken, kaliteli ürünleri de uygun fiyatlarla bulabilme avantajı sağlıyor.
Açık tekel satışlarının artış göstermesi, bölgede yaşayanların bu hizmete olan talebini açıkça göstermektedir. Özellikle Kadıköy tekel sipariş ve Ataşehir tekel sipariş gibi popüler noktalardan yapılan siparişler, hem kolaylık hem de çeşitlilik açısından önemli bir rol oynamaktadır.
Tekel bayi siparişlerinin, Anadolu Yakası'ndaki açık tekel bayilerine yönelmesi, tüketicilerin alışveriş deneyimlerini artırmaktadır. Müşteriler, online platformlar aracılığıyla siparişlerini kolayca verebilir ve kapılarına kadar hızlı bir teslimat alabilirler.
Ayrıca, Anadolu Yakası'nda yer alan bu açık tekel bayileri, düzenledikleri kampanya ve indirimlerle de dikkat çekmektedir. Böylece, hem alışveriş yaparken tasarruf sağlamak hem de kaliteli ürünlere ulaşmak mümkün hale gelmektedir.
436 notes
·
View notes
Text
OKUL CENTER - GOLD
Kapı giydirme, evlerde ve ofislerde dekorasyonun ve kişisel ifadelerin önemli bir parçası haline geldi. Kapılar, mekanın genel havasını belirleyen önemli unsurlardır ve bu nedenle onları özelleştirmek, yaratıcı bir kendini ifade biçimi olarak öne çıkıyor. "Artık Okuyorum Rozeti" ve "Artık Okuyorum Madalyası" gibi simgeler, okuma alışkanlığını teşvik etmenin ve bunu eğlenceli bir şekilde kutlamanın harika yollarıdır. Bu yazıda, kapı giydirme uygulamalarını ve bu rozetlerin yanı sıra madalyaların nasıl kullanılabileceğini keşfedeceğiz. Hem görsellik hem de anlam derinliği taşıyan bu parçalarla yaşam alanınızı daha ilgi çekici hale getirebilir, aynı zamanda kitap okuma alışkanlığını teşvik edebilirsiniz.
Kapı Giydirme
Kapı giydirme, ev veya ofis dekorasyonunda önemli bir rol oynamaktadır. Kapılar, bir mekanın ilk izlenimini oluşturan unsurlar arasında yer alır. Farklı stil ve renklerdeki kapı giydirmeler sayesinde, mekanın atmosferini kolayca değiştirmek mümkün olabilir.
Ayrıca, kapı giydirme uygulamaları, kapının fiziksel özelliklerini de korumaya yardımcı olur. Kapı yüzeyine uygulanacak olan doğru kaplama, zamanla meydana gelebilecek aşınma ve yıpranmalara karşı koruma sağlar. Bu sayede kapınız, uzun yıllar boyunca estetik görünümünü koruyabilir.
Bunun yanı sıra, kapı giydirme sürecinde kullanılan malzemeler ve tasarımlar, kişisel zevkinizi yansıtma fırsatı sunar. Ahşap, cam veya metal gibi farklı malzemelerle yapılan çeşitli kapı giydirmeleri, sizin tarzınızı evinize yansıtmanın harika bir yoludur. Böylece, kapınız sıradan görünümünden çıkarak, mekanınıza özgün bir dokunuş kazandırır.
Artık Okuyorum Rozeti
Artık Okuyorum Rozeti, okuyuculuğun bir simgesi olarak özel bir yere sahiptir. Bu rozet, kitap okuma alışkanlığını teşvik etmek ve okuma sevgisini yaymak amacıyla tasarlanmıştır. Özellikle çocuklar için oldukça motive edici bir unsurdur. Rozeti takan çocuklar, kendilerini birer okurun parçası olarak görürler ve bu da onları daha fazla okumaya teşvik eder.
Artık Okuyorum Rozeti alan bir çocuk, etrafında okuma faaliyetlerine katılarak sosyal bir bağ oluşturur. Rozeti sayesinde diğer çocuklarla bu deneyimi paylaşır ve okuma konusunda bilgi alışverişinde bulunurlar. Bu durum, sosyal etkileşimi artırarak okuma sevgisinin ço��almasına yardımcı olur. Rozeti takmanın bir diğer getirisi de, okuma etkinliklerine ve yarışmalara katılmaktır.
Bunun yanı sıra, Artık Okuyorum Rozeti çeşitli kitap etkinliklerinde veya okuma kampanyalarında dağıtılmaktadır. Böylece, okuma kültürü yaygınlaştırılırken, çocukların okuma becerilerini geliştirmeleri teşvik edilir. Bu rozet, yalnızca bir ödül değil, aynı zamanda
Artık Okuyorum Madalyası
Artık okuyorum madalyası çocukların okuma alışkanlıklarını teşvik etmek amacıyla tasarlanmış özel bir ödüldür. Bu madalya, hem çocukların okuma sevgisini artırmakta hem de onları daha fazla kitap okumaya teşvik etmektedir.
Özellikle okul kütüphaneleri ve okul etkinlikleri bu madalyanın dağıtımında önemli bir rol oynamaktadır. Öğrenciler, belirli bir okuma hedefini tamamladıklarında bu madalyayı alarak başarılarını pekiştirirler. Böylece çocuklar için okuma, bir ödül ve başarı aracı haline gelir.
Sonuç olarak, genç nesillerin kitaplarla olan ilişkisini güçlendirmek için etkili bir motivasyon aracıdır. Bu madalya sayesinde çocuklar, okumayı sadece bir görev değil, aynı zamanda bir zevk olarak görmeye başlayacaklardır.
481 notes
·
View notes
Text
ETSOTE - DEVASA+ (4)
Hayal gücünüzü şekillendirebileceğiniz alanlardan biri de oturma alanlarınızı dekore etmektir. Son zamanlarda dikkatleri üzerine çeken Lego koltuklar, hem işlevselliği hem de eğlenceli tasarımlarıyla dikkat çekiyor. Modern yaşam alanlarına renk ve dinamizm katmanın yanı sıra, Lego koltuklar kişisel zevklerinizi yansıtarak evinize farklı bir hava katar. Yazımızda, Lego koltukların benzersiz özelliklerini ve nasıl kullanılabileceğini keşfedecek, ayrıca geleneksel seçenekler olan keten ve kadife koltuklarla nasıl kıyaslandıklarına değineceğiz.
Lego Koltuk
Günümüzde birçok farklı oturma grubu modeli mevcutken, özellikle lego koltuk, hem çocukların hem de yetişkinlerin ilgisini çeken oldukça yenilikçi ve eğlenceli bir seçenek olarak öne çıkmaktadır.
Lego koltuk tasarımları, kişiselleştirilme imkanı sunarak kullanıcılara kendi hayal güçlerini ve yaratıcılıklarını ortaya koyma fırsatı verir; bu sayede mekana dinamik bir hava katmak mümkündür.
Üstelik, bu tarz koltuklar sadece estetik bir değer taşımakla kalmaz, aynı zamanda çocukların oyun oynarken güvenli bir şekilde oturup eğlenebilecekleri bir alan sunar, böylece kalite
Keten Koltuk
Keten koltuk, modern iç mekan tasarımında sıklıkla tercih edilen ve oldukça şık bir seçenek olarak öne çıkmaktadır. Farklı renk ve desen seçenekleriyle her zevke hitap eden bu koltuklar, hem kullanışlı hem de estetik açıdan göz doldurmaktadır. Özellikle, rahat oturum özellikleri sayesinde uzun saatler boyunca konforlu bir deneyim sunar ve bu sayede evde ya da ofiste geçirilen zamanı daha keyifli hale getirir.
Ayrıca, keten kumaşın doğal yapısı, nefes alabilirlik özelliği ile yaz aylarında serinlik sağlarken, kışın ise sıcaklık hissi verir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken bir diğer özellik ise, keten koltuk gerektiğinde kolayca temizlenebilmesi ve uzun ömürlü olmasıdır, bu da onları aileler için ideal bir tercih haline getirmektedir. Evinizin dekorasyonunu tamamlamak için https://etsote.com/ adresinden çeşitli keten koltuk modellerini inceleyebilirsiniz.
Sonuç olarak, kullanıcılarının hem estetik zevkine hem de konfor ihtiyacına hitap eden keten koltuklar, özenle tasarlanmış iç mekanların vazgeçilmezi olmayı başarmıştır. Özellikle, farklı stillerle kombinlenebilmesi ve diğer mobilya türleriyle uyumlu olması, onun ne denli çok yönlü bir seçenek olduğunu göstermektedir. Eğer siz de hem şık hem de konforlu bir koltuk arayışındaysanız, keten koltuklar sizin için harika bir alternatif olacaktır.
Kadife Koltuk
Son yıllarda iç mekan tasarımında popülaritesi artan kadife koltuk, hem şıklığı hem de konforu ile dikkat çekmektedir; özellikle de, klasik ve modern dekorasyon tarzlarını harmanlamak isteyenler için mükemmel bir seçimdir.
Farklı renk ve desen seçenekleri ile her zevke hitap eden kadife koltuk modelleri, oturma odası gibi sosyal alanlardan, yatak odası ya da çalışma odası gibi daha özel mekanlara kadar birçok alanda kullanılabilir; bu da onların çok yönlü bir dekoratif unsur olmasını sağlamaktadır.
Ayrıca, etsote.com üzerinden ulaşabileceğiniz çeşitli keten koltuk ve lego koltuk alternatifleriyle birlikte, evinize zarif bir dokunuş katmak için kadife koltuk tercih edebilir, mekanınızın atmosferini tamamen değiştirebilirsiniz.
519 notes
·
View notes
Text
Günü nasıl bitirmeli?
Günün son saatlerini nasıl daha faydalı kullanabiliriz? #gününasılbitirmeli #stresveendişeyiazaltmak #sosyalmedyanınzararları #akşamkitapokumak #işyaşamdengesi #eğiticipodcast #türkçepodcast #verimliçalışmak
Herkese merhabalar, yeni bir yayına daha hoş geldiniz. Bugün, günümüzü nasıl bitirirsek en çok faydayı görebileceğimizi ve bunu en etkili nasıl yapabileceğimizi konuşacağız. İsterseniz buyrun hemen konunun detaylarına geçelim. Bu arada yaptığım yayınları beğeniyor ve yeni yayınları kaçırmak istemiyorsanız dinlediğiniz platformlardan abone olarak tüm yayınlara anında ulaşabilir veya [patreon]…
View On WordPress
#etkili planlama#eğitici podcast#gün son saatlerini nasıl değerlendirmeli#günü nasıl bitirmeli#iş yaşam dengesi#kariyer#kendini geliştir#kitap okumak#psikoloji#sosyal medyanın zararları#stres ve endişe#stres ve endişeyi azaltmak#türkçe podcast
0 notes