#Nefes Gazetesi
Explore tagged Tumblr posts
yeniyeniseyler · 2 months ago
Text
Yeni gazete "Nefes" 19 Aralık’ta çıkıyor! (Özel Haber)
Sözcü Gazetesi‘nin kuruluşundan itibaren 17 yıl genel yayın yönetmenliğini yapan Metin Yılmaz; Ekim ayında Sözcü’den istifa etmiş ve ardından da Sözcü Grubu’nun kadrosunda pek çok ayrılık yaşanmıştı. Metin Yılmaz’ın Sözcü ve Korkusuz gazetelerinden ayrılanlarla birlikte; imtiyaz sahipliğini ise Sözcü’nün avukatlarından İsmail Yılmaz’ın üstleneceği “Nefes” ismiyle yeni bir gazete hazırlığında…
0 notes
seslimeram · 16 days ago
Text
Barışılacak Da Kiminle...
Tumblr media
Bir sanrılar coğrafyası bu sahne. Her şekilde hemen her güne içkin kılınan zorbalık elinde mahva yelken açarken hayat tüm bunları birer hayal olduğunu aksettiren bir muktedire ait oyun sahası burası. Bir ülkeden çok hakkın da hukukun da telef edildiği, istimlak edildiği bir bataklık burası. Dipsiz, kapkaranlık hemen hemen her durumda insanı alt eden onu bir biçimde ayrıştıran, kimliğine göre bir yerlere atayan, nefes alma hakkını dahi ince eleyip sık dokuyarak var eden bir tahakküm sahnesi burası. Bariz bir hiçliğin menzili kılınırken her şey toz pembe yansıtmasının halinin ısrarla sahiplendiği bir sathı mahal burası. Kötü, bet ve fecinin ortasında alenen el üstünde tutulduğu bir saha burası. Sessiz kalanların tüm bu karmaşada biz de payımızı alırız diye cebelleştikleri bir cenah burası. Sıradanın hakkı ve hukukunun temelli yenildiği, haraç mezat yağmalandığı bir çökertme platosu iş burası. Şakacıktan diye var edilmiş nice kepazelik elinde hakikatin çürümeye çıktığı, tümüyle ol yıkıcılık eksenine rehin bir zemin burası. Ön, arka, sağımız ve solumuz çürümenin halen, hala!
Sanrılar gerçek kılınırken, atanırken ülkeye susun buyrulur. Sessizce biat, itaat etmelerini salık verdikleri halkların başına örülen çoraplar her gün biraz daha kalıcı kılınırken açık bir biçimde en başta ekonomik parametreler olmak üzere gerçeklik yıkımın ilan edilir. Ol asgari ücretin topyekun yalan edilmiş bir enflasyon rakamına göre şekillendirildiği, bizler çalıyoruz sizler de çalın, çalın ama yakalanmayın ile sınırlandırıldığı bir ucubelik sahneyi günceller muktedir. Eline geçen üç kuruşun daha yolun başında, yılın ikinci ayında en az yedi yüz lira kadar eridiği bir sahne gerçek kılınırken, enflasyon tahmini güncellenir öte yandan maliye bakanının var ettiği kaçakla mücadele denilirken o piyasadan bir şeyleri en temel şeyleri alırken bile binbir türlü zorluğun çıkartıla geldiği bir evre güncellenir. Basit, hayati olagelen şeyleri dahi punt bulunduğunda birkaç katı pahalıya, vergi / katma değer / devlete verilen haraçlarla birlikte ateş pahasına almanın önü açılır. Her gün bir yerinden her an bir şekilde yaşama eylemi patlak verirken, umut çalınıp durulurken bunlara alışın, alışın denilir. Gelecek sene enflasyonun ezildiği, yenildiği, mübarek liderimiz, baş efendi ve sultasının inşallah 2028 seçim zaferine kadar az sıkıp dişimizi hep beraber boyumuzun ölçüsü alacağımız günler yakındır çağrısı zikredilir. Nasılsa olan biten her şey unutmaya, unutturulmaya mahkumdur. İletişim işleri başkanlığımız sağ olsun!
Hakikatten bahis açmaların imkansıza koşulduğu bir zeminde ol sanrılar coğrafyasının hal ve istemi sürekli olarak hayatı kuşatır. Bakur Kürdistan’ı, Başure ve Rojava topraklarında çalışan gazetecilerin en hafifinden işkenceye tabi tutulduğu, göz dağlarının aralıksız bir hal dahilinde güncellendiği, en ağırının ise katledildikleri bir zeminde Türkiye’nin batısı için de gözaltına alınan gazeteciler gerçekliği sıkıştırılır. Yukarıdaki gibi ekonomik halin bir çöktürme, diz çökertme hamlesi, kemer sıkma politikalarının bağnaz bir iktidarın artık har vurup harman savurmayı geçen yağmasına da onama olarak zikredilip var edildiği bir yerde mutlak yıkıcılıktan, köşeyi döneriz abisi diye çıkılan güzergahta işlenen suçlardan bahis açmak imkansız konulsun istenir. Bir ölçekte de başarılı olunur. İktidar medyasının o güllük gülistanlık ülkede adaleti var eden temsillere plaketler, hazır ol duruşlarıyla var ettiği teslimiyeti haber ettiği için üç gazeteci gözaltına alınır. Herkesin gördüğüne dair bir kısa kelamı eklemeden, var edilmiş ülkedeki steril gazeteciliğe dem vurdukları için üç insan bir kısa zaman aralığında hedef kılınır. BirGün Gazetesi emekçileri daha sonra bu yersiz gözdağı eyleminden salı verilirler. Hiçbir yere varmayan bir havanda su dövmeler haleti ruhiyesi içinde memleketin yangın yerine dönmüş haline suspus kalınsın isteklerini de araya sıkıştırır, muktedir ve avenesi. Bir yargı mensubunun yalapşap iktidar medyasına konuk olmasının, körler sağırlar birbirini ağırlar halinin nesi haber değildir kısmı yeniden pas geçilir, geçer.
Elif Ekin Saltık’ın Evrensel Gazetesindeki haberidir: “Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkâri milletvekiliyken 4 Kasım 2016’da gözaltına alınıp tutuklanan, 6 Ocak 2022’de tahliye edilen Abdullah Zeydan’ın “Terör örgütüne yardım etmek” suçlamasıyla yargılandığı davanın karar duruşması 11 Şubat’ta görülecek.
8 yıldır süren dava, Zeydan’ın 31 Mart yerel seçimlerinde Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı seçilmesiyle yeniden başlamıştı. Karar öncesi gazetemize konuşan ve davanın Kürt siyasetçilerine yönelik sürdürülen kumpas davalarından biri olduğuna vurgu yapan Zeydan, “Bu dava Van halkının iradesine çökme girişimidir. Ancak sonuna kadar demokrasiyi, hukuku, adaleti, halkın iradesini koruyacağız” dedi.
31 Mart yerel seçimleri sonrası iki dönemdir uygulanan kayyıma karşı Kürtlerin, Türkmenlerin, Ermenilerin, Arapların irade ortaya koyduğuna işaret eden Zeydan, 31 Mart seçimleri sonrasını şu sözlerle değerlendirdi: “Halklar kayyım politikalarını çok net bir şekilde reddetti. Van’da 14 belediyenin 14’ünü partimizin kazanması ve yüksek oy oranlarıyla halkın bu yönlü bir irade ortaya koyması kayyıma karşı net bir cevaptı. Demokratik yollarla baş edemedikleri bir iradeye, yargı kumpaslarıyla çökme çabası içine giriyorlar. Bugün sürdürülen kayyım politikaları, baskılar, tutuklamalar, siyasi davalar 85 milyon yurttaşın iradesine, hukuka, adalete karşı bir gasp girişimidir.”
‘Umarız bu yanlıştan dönerler’
31 Mart sonrası iktidarın, bütün bu süreçlerden ders çıkararak hukuk dışı uygulamalardan vazgeçmesi beklentisinde olduklarına dikkat çeken Zeydan, “Maalesef iktidar bu politikasını devam ettiriyor. Bir avuç insanın dışında hiç kimseye fayda getiren bir uygulama değil. Sıkılı yumrukların diyalog eline dönüştüğü bir süreçte, 85 milyon yurttaşa kaybettiren çatışmalı sürecin ortadan kalkıp toplumsal barışın sağlandığı, gençlerimizin yaşamını yitirmediği, halkımızın ekonomik refah düzeyinin yükseldiği, özgür yaşam iradesinin hayat bulduğu bir sürece ihtiyacı var Türkiye’nin. Böylesi bir sürecin ihtimali bile bu kadar heyecan uyandırmışken bir taraftan kayyım atamaları büyük bir çelişkidir. Bunun hiç kimseye bir faydasının olmadığını yerel seçimde de gördük. Umarız geç de olsa bu yanlıştan dönerler” diye konuştu.
‘Halkın iradesini sonuna kadar koruyacağız’
Kürt siyasetçilerin yargı süreçlerine de değinen Zeydan, davaların hukukla, adaletle alakası olmadığına vurgu yaptı. Zeydan karar duruşması görülecek davası ile ilgili de şunları dile getirdi: "Bu davadaki hiçbir delilin maddi boyutunun olmadığına, siyasi iktidarın yargıya talimat vermesi sonucu soyut iddialarla bu davanın açıldığına Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi hükmetti ve Türkiye hükümetini ağır bir şekilde mahkum etti. Bu davalar baştan beri siyasetin yargıya müdahalesiydi, kumpastı, hiçbir delil doğru değildi. Benim canlı kalkan olduğum ve operasyonları engellediğim, yasaklı bölgeye girdiğim iddiası vardı. Oradan en az 15 kilometre uzak olduğumuzu, orada mahsur kalan sivillerin yaşamlarını yitirmemesi adına kamuoyu oluşturma çabası içerisinde olduğumuzu mahkemede dile getiriyorduk. En nihayetinde mahkemenin atadığı bilirkişi raporu da asker ifadeleri de bizi doğruladı. Rapor savcının iddianamesini çürüten bir tespit ortaya koydu. Dolayısıyla tanıklıklar, bilirkişi raporları beraat gerektiren bir süreci önümüze koyuyor.”
31 Mart seçiminden sonra AKP’li adayın müracaatıyla aynı mahkemenin memnu hakları ortadan kaldıran skandal bir karar verdiğini de hatırlatan Zeydan hem YSK’nin hem Yargıtayın kararı yok hükmünde saydığını belirtti. “AİHM’nin bu kararların siyasal talimatlarla verildiğine hükmettiği kararları varken, dava çürütülmüşken tereddütlerimiz ne yazık ki var” diyen Zeydan son olarak, “Bu dava yeniden Van halkının iradesine çökme girişimidir. Ancak bizler sonuna kadar demokrasiyi, hukuku, adaleti, halkın iradesini koruyacağız. Temennimiz uygulamalardan vazgeçmeleri ve halkın seçilmişlerine görevlerini iade etmeleridir” diye konuştu.
Mezopotamya Ajansından birkaç gün sonrasını aktaralım: “Abdullah Zeydan'a hapis cezası verilerek, belediyeye kayyım atamanının yolunun açılmasına tepki gösteren Wanlılar "Bir kez daha görkemli bir şekilde direneceğiz" dedi.
Wan Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Abdullah Zeydan'a Diyarbakır 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından "örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmeye teşebbüs" iddiasından 3 yıl 9 ay hapis cezası verilmesine tepkiler sürüyor. Kararın belediyeye kayyım atamanın yolunu açmak olarak değerlendiren Wanlılar, belediye akın ederek, kayyım atamaya karşı direneceklerini belirtti.
Yurttaşlardan Timur Sayyiğit, cezanın hukuksuz ve kanunsuz bir şekilde verildiğini belirterek, "Türkiye'de 23 yıldır adalet, hukuk yok. Bizler halk olarak üzgünüz. Biz Kürtler her zaman 'Direnmek yaşamaktır' diyoruz. Sayın Abdullah Zeydan bu davanın cezasını zaten çekti. Kayyım atamak için bunu bahane etmesinler. Bir taraftan barış eli uzatıyorlar, bir taraftan da Kürtlerin iradesine kayyım atıyorlar. Savaş ve barış aynı anda yürümez. Herkes savaşabilir, ama herkes barışı sağlayamaz. Herkes barışın yükünü kaldıramaz. Bu yaşananlar adalet değil, zülümdür. Wan halkının iradesini gasp etmektir. Bizler bu gaspları kabul etmiyoruz. Bütün Wan halkı iradesine sahip çıkıyor. Wan halkı dün olduğu gibi bugün de iradesine sahip çıkacak. Eşbakanlarımız yalnız değil. Bizler irademizi gasp etmelerine izin vermeyeceğiz. Belediye bizimdir. Eşbaşkanlar Kürt halkının iradesidir" ifadelerini kullandı.
İsrail-Filistin
Abdullah Zeydan’a verilen cezanın kanunsuz ve zulümden başka bir şey olmadığını söyleyen Ömer Cintan, "Bu bir zulmündür ve bu zulmün bir sebebi de Kürtler arasında birliğin olmamasından kaynaklıdır. İsrail’de Filistin halkına yapılanlar bugün burada Türk devleti Kürtlere yapıyor" dedi.
Belediyenin önüne gelerek kararı protesto edenler arasında bulunan Nevzat Turgut, "Bu zülüm nedendir. Başkanımıza verilen cezayı kabul etmiyoruz. Bu zulmü kabul etmiyoruz ve halkımız bu zulme karşı ayağa kalkmalıdır. Wan halkı direnecektir" diye konuştu.
'Daha Büyük Direneceğiz'
Abbas Aksak isimli yurttaş da, "Belediye eşbaşkanımıza verilen ceza bir oyundur ve bu cezayı kabul etmiyoruz. Wan halkının iradesine yapılan bir gasptır. Wan halkı olarak bu kararı hiçbir zaman kabul etmeyeceğiz. Bu hukuksuzluğa imza atanlar bu karardan geri dönmelidir. Yine başa dönmeyelim. Olası bir irade gaspına karşı Wan halkı daha öncesinde nasıl direndiyse yine direnecektir. Wan halkının mazbata gaspına karşı direndiğini kimse unutmasın. Bir kez daha ve daha görkemli bir şekilde direneceğiz. İrademizi kimseye teslim etmeyeceğiz. Kayyım gasptır, hırsızlıktır ve gelip bu halkın iradesine konmasın. Artık yeter" diye ifade etti.
‘İrademizin Arkasındayız’
Barış Annesi Kewê Işık ise Eşbaşkan Abdullah Zeydan'a verilen cezanın hukuk dışı olduğunu ve bunun karşısında duracaklarını vurguladı. Kewê Işık, "Ne olursa olsun Abdullah Zeydan ve Neslihan Şedal irademizdir ve irademizin arkasındayız. Sonuna kadar irademizin arkasındayız. Onlar bu halkın iradesidir ve bu halk ayaktadır. Bu halk iradesini AKP'ye vermez. AKP elini belediyelerimizden çeksin. Bir yandan barış talep ederken bir yandan da halkın iradesini gasp etmeye çalışıyor. Bu yapılanlar dünyanın hiçbir yerinde böyle bir hukuksuzluk yoktur. Bütün Kürt halkı ayaklansın belediyelerini AKP'ye kaptırmasın. Herkes iradesine sahip çıksın. Ellerini belediyelerimizden çekin" diye belirtti.
Yargıtay 16'ncı Ceza Dairesi, 26 Mayıs 2021'de "örgüte yardım etmek" iddiasıyla verilen 3 yıl 1 ay 15 günlük hapis cezası kararını onadı. Ancak diğer ceza bozuldu. Bozmaya, Zeydan'ın "yasaklı bölgeye girip girmediğinin" tespiti için keşif yapılmadığı, bu konuda araştırma yapılmadan hüküm kurulduğu gerekçeleri gösterildi.
Yerel mahkemenin toplamda verdiği 8 yıl 1 ay 15 günlük hapis cezasının 5 yıl 2 ayını tutuklu geçiren Zeydan, 6 Ocak 2022'de tahliye edildi.
Kararın bozulmasının ardından Diyarbakır 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden yargılama başladı. Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda ve avukatların talebiyle, Zeydan'ın yasak bölge içinde bulunup bulunmadığının tespiti için keşif yapıldı.
Zeydan'ın yargılanmasına gerekçe gösterilen "yasak bölgeye girme" suçlaması, bilirkişinin raporuyla çürüdü. Raporda, Zeydan'ın yasak bölgeden 13,6 kilometre uzakta olduğu tespitine yer verildi.
"Yasaklı bölge girmek" iddiasına dair daha önce ifade veren karakol komutanının beyanları da bilirkişi raporuyla örtüştü.”
Bir sanrılar coğrafyası bu sahne. Neslihan Şedal ve Abdullah Zeydan bir kentin iradesidir. Wan Büyükşehir belediyesinin yanında on dört ilçenin tamamında da belediye başkanlığı ol irade beyanı doğrultusunda Dem Partinin kılınır. Bütünüyle ezber edilmiş ve artık tümü zıvanadan çıkagelmiş olan bir yok sayma isteminin doğrultusunda daha önce gasp edilmiş on belediyede olduğu gibi bir kere daha Akparti ve güdümlü yargısı tahakküme boyun eğme halini savunur. Sanrılar içinde debelenip duran bir ülkeye olur verin buyrulur. Hukuk katledilirken, kumpaslarla bir kere daha beyan edilmiş olan seçim yok sayılmaya çalışılıyor. Sanrılara esir kılınmış olagelen yerde mesel Zeydan olmadığı, Dem Partiyle birlikte bir ülkedeki Kürd ve öteki olarak anılan / bilinen halkların ortak mücadelesine ket vurmak olduğu bir kere daha meydana çıkar. Bir yandan barışmaya / terörsüz ülke lafzına sımsıkı tutunduğu bildirilirken bir iktidarın, öte yanıyla o barışmak istediğine kapıyı her zamankinden de sert hamlelerle kapatmaya çalışmasının utancı her ne yana düşecektir ki? Abdullah Zeydan ve Neslihan Şedal başta olmak üzere, Wan’da sergilenmiş olan dayanışma hali, sorunları birlikte çözebilme mukavemeti, müştereklerine sahip çıkma idesi ve aklına karşıtlık bunca açıktayken kimle barışacaktı bu ülke? Bunca ağır sınamayı sınır ötesinde bombalarla var eden bir ülkenin, sınır içinde her günü zehir eden, hakkı da hukuku da lağveden / bunu hak gören sureti eliyle tek bir doğruya varılabilir mi? Kiminle, nasıl barışacak bu ülke!
Misak TUNÇBOYACI – İstan’2025
Görsel: Wan Protestolarından – Kaynakça – Evrensel
Meramda Paylaşılan Haberler
Abdullah Zeydan Evrensel'e Konuştu: "Bu Dava Van'ın İradesine Çökme Girişimi" - Evrensel https://www.evrensel.net/haber/542267/abdullah-zeydan-evrensele-konustu-bu-dava-vanin-iradesine-cokme-girisimi
Wanlılar: Bir Kez Daha Görkemli Direneceğiz - Mezopotamya Ajansı https://mezopotamyaajansi41.com/GUNCEL/content/view/267093?page=6
1 note · View note
cevre-gazetesi · 2 months ago
Text
YALOVASPOR, MERSİNSPOR’U FARKLI MAĞLUP ETTİ
Yalovaspor evinde karşılaştığı Mersinspor’a kelimenin tam anlamı ile nefes aldırmadı.
0 notes
aykutiltertr · 6 months ago
Video
youtube
Toz Duman - Bülent Serttaş ✩ Ritim Karaoke (Kürdi Minör Disko & Oryantal...  ⭐ Video'yu beğenmeyi ve Abone olmayı unutmayın  👍 Zile basarak bildirimleri açabilirsiniz 🔔 ⭐ KATIL'dan Ritim Karaoke Ekibine Destek Olun (Join this channel to enjoy privileges.) ✩ ╰┈➤ https://www.youtube.com/channel/UCqm-5vmc2L6oFZ1vo2Fz3JQ/join ✩ ORİJİNAL VERSİYONU 🢃 Linkten Dinleyip Canlı Enstrüman Çalıp Söyleyerek Çalışabilirsiniz. ⭐ 🎧 ╰┈➤ https://youtu.be/R4FEszpQ7n4 ✩ (MAKE A LIVE INSTRUMENT ACCOMPANIMENT ON RHYTHM IN EVERY TONE) ✩ Aykut ilter Ritim Karaoke Ekibini Sosyal Medya Kanallarından Takip Edebilirsiniz. ✩ İNSTAGRAM https://www.instagram.com/rhythmkaraoke/ ✩ TİK TOK https://www.tiktok.com/@rhythmkaraoke ✩ DAILYMOTION https://www.dailymotion.com/RhythmKaraoke ⭐ Toz Duman - Bülent Serttaş ✩ Ritim Karaoke (Kürdi Minör Disko & Oryantal Beste Tural Toğrul) ❤ @RitimKaraoke Müzisyenlerin Buluşma Noktası.... ➤ SANATÇININ DİĞER ŞARKILARI İÇİN OYNATMA LİSTESİNE BAKABİLİRSİNİZ...         ⭐ 🎧 ╰┈➤   https://www.youtube.com/playlist?list=PL9SktAtLVupM4P5kNhKHd4hJZpIK_4kMF ➤ ESER ADI                :  TOZ DUMAN ➤ SÖZ GÜFTE            : TURAL TOĞRUL ➤ BESTE - MÜZİK      : TURAL TOĞRUL ➤ USÜL                       : 8/8 DÜYEK DİSKO - ORYANTAL ➤ MAKAM - DİZİ        : KÜRDİ , MİNÖR ➤ ARANJÖR              :  OZAN DOĞULU ➤ ENSTRÜMANLAR : YAYLI GRUP KEMAN ➤ FİRMA - ŞİRKETİ   : BYBİLO'S Bülent Serttaş TOZ DUMAN Aşk dedim burada bir aşk görmedim hüzün sokaklarında yürüdüm bu bedenin içinde nasıl çürüdüm sen hiç bir şey görmedin YAPIM: BYBİLO’S Prodüktör: Selvi SERTTAŞ Söz Müzik: Tural Toğrul Aranje: Ozan Doğulu                             ŞARKI SÖZÜ BİLMEDİM BUNUN ADI NE BİLMEDİM AŞK DEDİM BURADA BİR AŞK GÖRMEDİM HÜZÜN SOKAKLARINDA YÜRÜDÜM BU BEDENİN İÇİNDE NASIL ÇÜRÜDÜM SEN HİÇ BİR ŞEYİ GÖRMEDİN FERYADIM YAYILDI CÜMLE CİHANA DEDİKODUMUZU YAYAN YAYANA BİRKERE BİLE GELMEDİN YOLLAR KARANLIK GEÇİLMİYOR HAKLI HAKSIZ SEÇİLMİYOR DOĞRUYU KİMSELER BİLMİYOR TOZ DUMAN İSTERSEN TOPLA İSTER YAK SENLE BENİM SUÇUMUZ ORTAK YİNE HERŞEY KARIŞTI BAK TOZ DUMAN BURASI TOZ DUMAN Bülent Serttaş Doğum 18 Kasım 1965 (58 yaşında) Elazığ, Türkiye Tarzlar Türkü Meslekler Türkücü, oyuncu[1] Etkin yıllar 1983-günümüz (şarkıcı) Eş Selvi Serttaş Çocukları 3 Bülent Serttaş (d. 18 Kasım 1965, Elazığ), Türk halk müziği sanatçısı, söz yazarı ve oyuncu. 1983 yılından itibaren çeşitli mekanlarda sahneye almaya başlayarak müzik yapmaya başladı. Adana'da bir gazino da şarkı söylerken Hilmi Topaloğlu tarafından keşfedildi. İlk albümü Delikanlı yayınlandı. 1997 yılında piyasaya çıkan Aşığım Yanmışım albümüyle popülerliliğini arttırmıştır.[2] Türkücülüğün yanı sıra; 2010 yılında Çakallarla Dans, 2012 yılında Patlak Sokaklar: Gerzomatve 2014 yılında ise Çakallarla Dans 3: Sıfır Sıkıntı filmlerinde rol almıştır.[1] Bülent Serttaş, Selvi Serttaş[3] ile evli ve 3 çocuk babasıdır. Diskografisi Albümleri 1991: Utanıyorum (Avare Çocuk) 1993: Delikanlı 1995: Sen Varya Sen 1997: Aşığım Yanmışım 1997: Anlayacaksın - Mektup 1998: Sana Yaşıyorum 2000: Alın Yazımsın 2001: Her Şeyine Hastayım 2002: Ağlama Meleğim 2005: Tükendi Dost Sohbetleri 2008: Emir 2011: Bitmez sana sevdalarim 2013: Sen Diye Diye 2017: Ablalar Single'ları 2007: Ne Mutlu Türküm Diyene 2013: La Bize Her Yer Ankara 2015: Adamın Dibi (Çeşme) 2016: Haber Gelmiyor Yardan (ft. Serdar Ortaç) 2018: Bodrum Akşamları (Akustik) 2019: Sevda İçerde 2019: Elini Kolunu Sallayacak 2020: Seyyah 2021: Yıllar utansın 2021: Akdeniz 2021: Sen Bensiz Nefes Alamazsın 2022: Aklıma Sen Gelince 2022: Filhakika 2022: Dili Ballım (duet İpek Demir ile) 2023 Neler Umdum Neler Buldum Filmografisi Çakallarla Dans - 2010 Patlak Sokaklar: Gerzomat (General) - 2012 Çakallarla Dans 3: Sıfır Sıkıntı - 2014 Yildizlar da Kayar: Das Borak - 2016 Kaynakça ^ a b "İmdb Bülent Serttaş Sayfası". imdb.com. 16 Ocak 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Mayıs 2014. ^ "Bülent Serttaş". karnaval.com. 5 Nisan 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Mayıs 2014. ^ "Hayatımın anlamı huzur verenim". Hürriyet Gazetesi. 14 Şubat 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Mayıs 2014. ^ "Bülent Serttaş'ın Geniş Ailesi". 8 Aralık 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Mayıs 2014. Dış bağlantılar Discogs'ta Bülent Serttaş diskografisi Taslak simgesi Bir Türk şarkıcı ile ilgili bu madde taslak seviyesindedir. Madde içeriğini genişleterek Vikipedi'ye katkı sağlayabilirsiniz. Kategori: Türk şarkıcı taslaklarıYaşayan insanlar1965 doğumlularKeban doğumlularElazığ ili doğumlu sanatçılarTürk arabesk şarkıcılarıTürk halk müziği ses sanatçılarıTürk erkek sinema oyuncularıEsen Müzik sanatçılarıSindoma Müzik sanatçılarıŞahin Özer Müzik sanatçıları20. yüzyılda Türk erkek şarkıcılar21. yüzyılda Türk erkek şarkıcılar1990'ların şarkıcıları2000'lerin şarkıcıları2010'ların şarkıcıları2020'lerin şarkıcıları
0 notes
futbolpenceresi · 1 year ago
Text
LACIVERT BUYU
FUTBOL'UN PSİKODİNAMİKLERİ
”Türkiye'de, Fenerbahçe Cumhuriyeti sağlıklı başarılı ve ilkse bu ülkede her şey mutlu ve huzurludur. Esnafın yüzü güler, perakendeci ve toptancıların tezgahında mal kalmaz. Tiyatrolar, sinemalar, sazlar, barlar meyhaneler fuldur. Stadlar Türkiye'nin her vilayetinde lebaleptir. Fenerbahçe gittiği her kente kendi ile birlikte büyük bereketini götürür, i...ler diye uğurlanmasına rağmen.
Fenerbahçe Cumhuriyeti ortalıkta yoksa, Türkiye yoktur, futbol yoktur, bolluk yoktur, insanlar yoktur, canlılar güç nefes alır ve bu ülke kısa süre sonra yaşayan yer olmaktan çıkıp, mezarlık olur. Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte,adı konamaz... "
İslam ÇUPİ, 19 Eylül 1985
“Hürriyet Gazetesi, Türkiye’de son dönem seçim araştırmalarının en başarılı ismi Adil Gür yönetimindeki A&G Araştırma Şirketi’ne oldukça kapsamlı ve ilginç sonuçlar elde edilen bir futbol araştırması yaptırdı. Ortaya en ateşli, en çok taraftara sahip, en çok kızılan, en çok para harcayan, en erkek taraftarı olan takımlar çıktı.
En çok taraftar yüzde 33.8 ile Galatasaray’ın. Ardından yüzde 26.6 ile Fenerbahçe geliyor. Beşiktaş 18.4 ile üçüncü. Yüzde 10.1 ile dördüncü Trabzonspor’u yüzde 2.9 oranla Bursaspor izliyor. En ateşli taraftar yüzde 44.8 ile Çarşı taraftarı. Bunu Fenerbahçe, Galatasaray ve Bursaspor takip ediyor. Takımına en bağlı taraftar Cimbombom’un. Aynı şekilde en sıkı seyirci ve izleyici kitlesi de sarı-kırmızılı. Futbol için en çok taraftarı bulunan Galatasaraylılar futbola en çok vakti de harcıyor. Ama iş paraya gelince cimriler. En az harcamayı onlar yapıyor. Fenerbahçe taraftarı spora en çok parayı harcıyor. “
“Türkiye'de Fenerbahçe Amerika'dır,öbür kulüpler bütün dünya...Bütün dünyada darbeler bir kelle düşürüp yerine başka kelle koyabilir, sosyalizm, komünizm beklenmeyen yumuşama resitalinin tuşlarına doğru parmak uzatabilir, utanç duvarı, özgürlük kuleleri, yıldızı tek ve kırmızı saraylar yerle bir edilebilir, dünya döner, yaşam bir başka biçimde çığlıklar atar sabahlara...Ama paranın tek sahibi giderse, hayat biter. O zaman dünya rekabeti değil, dünya mezarlığı kurulur bu yaşı başı belirsiz yuvarlak kürede...” İslam ÇUPİ, 05-09-2000
http://www.galatasaray.org/index.php
“Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte,adı konamaz... "   İslam ÇUPİ
”According to Kant, the world outside ourselves causes only the matter of our sensation. Our brains order this matter and supply the concepts of which we understand experience”.
"Kant'a göre dışımızdaki dünya yalnızca duyumlarımızın maddesine neden olur. Beynimiz bu maddeyi düzenler ve deneyimden anladığımız kavramları sağlar." Systems Thinking, Systems Practice, Peter Checkland, Wiley
 “Doğa yasalarını andıran ona sığmayan birtakım sanılardan oluşan çerçevelere paradigma denir.”
 “Mayıs: Galatasaray, UEFA Kupası’nı kazandı 2000 yılı Mayıs ayında Galatasaray, UEFA kupasını kazanan ilk Türk takımı oldu.”
 “Yalnız, aykırı tek bir örnekten ötürü paradigma yanlışlandı diye kenara bırakılamaz.”
“KADIKÖY'DEKİ MAÇLAR
Fenerbahçe ile Galatasaray'ın Kadıköy'de yaptığı son 11 resmi maç şöyle:
Tarih Organizasyon Sonuç (FB-GS) ---------- -------------- ------------- 07.02.2001 Türkiye Kupası 4 – 4 06.05.2001 Lig 2 – 1 16.02.2002 Lig 1 – 0 06.11.2002 Lig 6 – 0 29.02.2004 Lig 2 – 1 22.05.2005 Lig 1 – 0 08.03.2006 Türkiye Kupası 2 – 1 22.04.2006 Lig 4 – 0 03.12.2006 Lig 2 – 1 08.12.2007 Lig 2 - 0 
1. juninho fenerbahçe türkiyenin en büyük kulübü ve galatasarayayla kadiköyde yaptığı maçlara bakınca çoğunu fenerbahçe yenmiş yani bu haber fenerbahçe için çok önemli değil fenerbahçe her zaman galatasaraydan üztündür
http://magazinhaberi.com/magazin-haberleri/37961/buyu-bozuldu
http://yeni.beykent.edu.tr/WebProjects/Uploads/METIN%20INCEOGLU_Tutum-algi-iletisim.pdf
Üç büyük klübümüz arasında Fenerbahçe, medya ve kitle iletişim araçları arasında, uzun zamandan beri, yönetici, yazar, muhabir düzeyinde en çok temsile sahip olanıdır. Bu yüzden kitle iletişim araçları, gazete, televizyon, radyo ve dergilerin yayınlarında Fenerbahçe haberleri daha ağırlıklı yer tutar, Fenerbahçe daha başarılı ve büyük bir takım olarak tanıtılır. Sürekli olarak bu mesajlara (propagandalara) maruz kalan Fenerbahçe taraftarı, spor yazarı, yöneticisinin zihninde Fenerbahçe’nin gerçekten en büyük takım olduğuna ilişkin kalıplar, yargılar oluşur. Bu kalıp ve yargılar ise dış dünyadan gelen uyarılardan bağımsız bir algılama yaratarak bu büyüklük inancını ve kalıplarını besler. Üç büyük klüp arasında (bugüne kadar) sportif alandaki başarılar açısından büyük bir fark olmamasına rağmen Fenerbahçe camiasının üyeleri arasında kendilerinin en başarılı, en büyük, en çok taraftarı olan klüp olduğu inancı yaygındır.
Bu inancın oluşması ise mesleklerinin zirvesinde yer alan bazı Fenerbahçe taraftarlarının medya içinde önemli mevkilere tırmanması, kendi benliklerine ilişkin özgüven, başarı ve mükemmellik duygularıyla inançlarını seçtikleri varlıklara atfetmeleri, kendi benliklerinden pay alan kusursuz ve en büyük Fenerbahçe kalıbının oluşması, ellerindeki medya gücüyle bu doğrultuda yapılan yoğun bir “EN Büyük Fenerbahçe” bombardımanına girişmeleri ve Muzaffer Şerif’in grup içi uyum mekanizmalarına ilişkin deneylerinde elde ettiği bulgulara uygun olarak diğer Fenerbahçe taraftarlarının da grup içinde ağırlığı olan bu ağır abilerin oluşturduğu grup ortalamasına uymasıyla gerçekleşmiştir.
 Bu süreç sonunda Fenerbahçe taraftarlarının zihinlerinde “Büyük Fenerbahçe” kalıbı oluşmuş, dış dünyadan alınan duyu verileri bu kalıbın süzgecinden geçtikten sonra bilince ulaşır hale gelmiş ve Fenerbahçe taraftarları, zihinlerinde bulunanı dış dünyada da bulur olmuşlardır. Zihinlerindeki kalıba uyan veriler abartılmış, uymayanlar ise ego ve savunma mekanizmalarıyla rasyonalizasyon süzgeçlerinden geçirilerek elenmiş, önemsiz hale getirilmiştir. Bu sanal büyüklük inancı fazlasıyla abartılmış, yazılara, tavırlara, davranışlara yansıyan kibir halesi yaygınlaşmıştır. Bu kabından taşan kibirli hal ve davranışlara karşı gösterilen tepkiler de yine aynı mekanizmalar sonucunda Fenerbahçe’nin büyüklüğü inancını beslemiş, Fenerbahçe camiasi, kendi kendini onaylayan, dış dünyadaki tepkileri de onaylama vesilesine dönüştüren kapalı bir inanç grubuna dönüşmüştür.
Oysa zihinlerdeki büyük Fenerbahçe ile fani dünyadaki kanlı canlı Fenerbahçe arasında dağlar kadar fark vardır. Zihinlerdeki Fenerbahçe’nin büyüklüğü camia mensuplarında beklentilerin de yüksek olması sonucunu doğurur. Beklentilerle doğru orantılı başarı olmadığı için de klüp yöneticileri, teknik direktörler, oyuncular sürekli değiştirilir. Sürekli transfer yapılır, sürekli hoca değiştirilir, sürekli yönetimler değişir. Bu yüzden, klüp yönetimine yıllarca kaos ve kargaşa hakim olmuştur.
Fenerbahçe taraftarı, Fenerbahçe söz konusu olduğunda rüyalar aleminde uçuşa geçer, çünkü zihninde bir masal dünyası yaratmıştır. Bu masal dünyasının sırça köşkü ise kitle iletişim araçlarının yoğun bombardımanı sonucunda inşa edilmiştir. Aynı taraftar, gerçekliğin başka herhangi bir alanı söz konusu olduğunda her fani gibi, her fani kadar nesnel, tarafsız olabilmektedir.
Türk futbol dünyasının, yaklaşık yüz yıllık tarihinde, üç büyük klüp arasında maddi ve manevi açıdan büyük farklar olmamıştır. Buna karşılık Fenerbahçe’de, camia üyeleri arasında var olan yüksek beklentiler nedeniyle oluşan kaos, kargaşa ve istikrarsızlık diğer iki büyük klübe göre daha fazla yer tutmuştur. İmkanların eşit, yönetim ve istikrarsızlığın dengesiz olduğu bu koşullarda diğer iki büyük takımın Fenerbahçe’ye göre az da olsa daha başarılı olması gerekirken her üç klübün de başarı açısından kabaca aynı düzeylerde bulunması futbol dünyamızın loş kalmış köşelerinin ağırlıklı olarak sarı lacivert renklerle bezenmiş olmasıyla açıklanabilir ancak.
Fenerbahçe ve diğer iki büyük klüp arasındaki arzu, istek ve beklenti farkı klüplerin başarı çizgisinden de izlenebilir. Galatasaray ve Beşiktaş takımları 14-15 yıl gibi uzun süreler şampiyonluk hasreti çekmişken bu süre Fenerbahçe camiasında 5-6 yıldan öteye gitmemiştir. Beşiktaş ve Galatasaray takımları istikrarlı şampiyonluk serilerini daha kolay yakalarken, Fenerbahçe aynı istikrarı yakalayamamıştır. Beşiktaş ve Galatasaray daha huzurlu ve sakin yönetilirken Fenerbahçe bir türlü kargaşadan kurtulamamıştır.
Fenerbahçe taraftarlarının zihninde yaratılan büyük Fenerbahçe imgesinin altı yıllarca doldurulamamıştır. İslam Çupi’nin, “Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte,adı konamaz... " ibaresinde görüldüğü gibi zihinlerde ve gönüllerde olan büyüklük bir türlü tanımlanamamaktadır çünkü dış dünyada bu imgeye tekabül eden bir büyüklük bulunmamaktadır.
Galatasaray’ın 2000 yılının Mayıs ayında UEFA kupasını alması ise Fenerbahçe taraftarlarının gerçek dünyadaki sıradan Fenerbahçe gerçeği ile kendi zihinlerindeki büyük Fenerbahçe sanrısı arasında ördükleri kalın zırhta derin bir delik açarak büyük bir travmaya yol açmıştır. Zihinlerde ve gönüllerde Fenerbahçe en büyüktür ama dış dünyada büyüklüğün en somut göstergesi olan Avrupa başarılarında Galatasaray öndedir. Egoları sarsan, gururları ayaklar altına alan bu gerçeği silmenin yolu olan daha büyük bir başarıyı kısa vadede yakalamak ise hayaldir. Bu durumda zihinlerdeki büyük Fenerbahçe imgesini korumak için , dış dünyadaki büyüğü, en azından kendi evinde sürekli yenmek, yaraları sarmanın en kolay yolu haline gelir.
Yine futbol dünyamızın loş sarı lacivert köşelerinde kalan bir seri sonucunda bir Saraçoğlu efsanesi yaratılmıştır. Dış dünyada en başarılı, en büyük Galatasaray’dır, ama zihinlerdeki en büyük Fenerbahçe, en büyüğü sürekli yenmektedir. Yaralar sarılmış, ego tamir edilmiş, kırılan gurur ayağa kaldırılmıştır. Yaşar Kemal’in “Dağın öte Yüzü” üçlemesinde anlattığı yoksul ve çaresiz köylülerin yaşama tutunmak için ürettiği ermiş köylü Taşbaş efsanesi gibi Saraçoğlu Efsanesi yaratılmış ve ona tutunulmuştur.
İttire, kaktıra yaratılan Saraçoğlu efsanesi giderek kendine doğrulayan bir kehanete dönüşmüş, her iki camianın, oyuncusundan yöneticisine kadar bütün mensuplarının kendilerine biçilen rolleri kanıksamaları ve o rollere (gardiyan ve mahkum) uygun kişilik ve tavırlar sergilemesiyle sonuçlanmıştır. Böylece çok ciddi sonuçlara yol açabilecek bir travma hasarsız olarak atlatılmıştır.
Galatasaray’ın UEFA kupasını kazanması ise benzer tutum, davranış ve tepkilerin Galatasaray camiası mensuplarında da ortaya çıkmasıyla sonuçlanmış, taraftarların zihninde az da olsa maddi bir temeli olan “Büyük Galatasaray” imgesi doğmuştur. Fenerbahçe’nin yıllarca içinde kıvrandığı ortama bu defa Galatasaray yuvarlanmış, istikrarsızlık, sürekli transfer ve hoca değişiklikleri olağan uygulamalar haline gelmiştir. UEFA kupası yolunda, içine düşülen borç tuzağı, yükselen beklentilerle beslenen transferlere, istikrarsız yönetimlere yol açmış ve sonunda takımın ve klübün dibe vurmasıyla sonuçlanmıştır. UEFA kupasıyla başlayan ve Saraçoğlu efsanesiyle sonuçlanan travmanın nedeni olan dış dünyadaki “Büyük Galatasaray” imgesi yerle bir olmuş, Fenerbahçe’nin Aziz Yıldırım yönetimindeki uzun istikrarlı yönetiminde yapılan alt yapı hamleleri en azından futbol dışındaki dallarda meyvelerini vermeye başlamış, gerek Türkiye gerek Avrupa seviyesinde şampiyonluklar teker teker kayıtlara geçmeye başlamış, böylece “Büyük Fenerbahçe” imgesi yeniden kurulmuş, işlevini, var oluş nedenini yitiren Saraçoğlu efsanesinin Saraçoğlu’nun çimlerine gömülmesi bir çıkmayan kırmızı kart hatasına bakmıştır.
0 notes
soxyencadi · 3 years ago
Text
KDV indiriminde tatları kaçıracak gelişme! Yüzde 7 indirim değil yüzde 20 zam var! Başka dedikodular var
KDV indiriminde tatları kaçıracak gelişme! Yüzde 7 indirim değil yüzde 20 zam var! Başka dedikodular var
Türkiye gazetesi yazarı Cem Küçük, KDV indirimi haberini alan zincir marketlerin fiyatları yüzde 20 artırdığını ifade ederken gazetenin Yayın Koordinatörü Yücel Koç’un da yumurta fiyatları hakkındaki sosyal medya paylaşımını kendi köşesine taşıdı. KDV indimi 14 Şubat itibarıyla yürürlüğe girdi yetkililer marketlerde denetimlere başladı. Yüzde 7 indirimlik oranın zamlarla bunalan vatandaşa nefes…
Tumblr media
View On WordPress
0 notes
benimpencerelerim · 3 years ago
Text
LACIVERT BUYU
FUTBOL'UN PSİKODİNAMİKLERİ
”Türkiye'de, Fenerbahçe Cumhuriyeti sağlıklı başarılı ve ilkse bu ülkede her şey mutlu ve huzurludur. Esnafın yüzü güler, perakendeci ve toptancıların tezgahında mal kalmaz. Tiyatrolar, sinemalar, sazlar, barlar meyhaneler fuldur. Stadlar Türkiye'nin her vilayetinde lebaleptir. Fenerbahçe gittiği her kente kendi ile birlikte büyük bereketini götürür, i...ler diye uğurlanmasına rağmen.
Fenerbahçe Cumhuriyeti ortalıkta yoksa, Türkiye yoktur, futbol yoktur, bolluk yoktur, insanlar yoktur, canlılar güç nefes alır ve bu ülke kısa süre sonra yaşayan yer olmaktan çıkıp, mezarlık olur. Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte,adı konamaz... "
İslam ÇUPİ, 19 Eylül 1985
“Hürriyet Gazetesi, Türkiye’de son dönem seçim araştırmalarının en başarılı ismi Adil Gür yönetimindeki A&G Araştırma Şirketi’ne oldukça kapsamlı ve ilginç sonuçlar elde edilen bir futbol araştırması yaptırdı. Ortaya en ateşli, en çok taraftara sahip, en çok kızılan, en çok para harcayan, en erkek taraftarı olan takımlar çıktı.
En çok taraftar yüzde 33.8 ile Galatasaray’ın. Ardından yüzde 26.6 ile Fenerbahçe geliyor. Beşiktaş 18.4 ile üçüncü. Yüzde 10.1 ile dördüncü Trabzonspor’u yüzde 2.9 oranla Bursaspor izliyor. En ateşli taraftar yüzde 44.8 ile Çarşı taraftarı. Bunu Fenerbahçe, Galatasaray ve Bursaspor takip ediyor. Takımına en bağlı taraftar Cimbombom’un. Aynı şekilde en sıkı seyirci ve izleyici kitlesi de sarı-kırmızılı. Futbol için en çok taraftarı bulunan Galatasaraylılar futbola en çok vakti de harcıyor. Ama iş paraya gelince cimriler. En az harcamayı onlar yapıyor. Fenerbahçe taraftarı spora en çok parayı harcıyor. “
            http://www.hurriyet.com.tr/pazar/14382601.asp
“Türkiye'de Fenerbahçe Amerika'dır,öbür kulüpler bütün dünya...Bütün dünyada darbeler bir kelle düşürüp yerine başka kelle koyabilir, sosyalizm, komünizm beklenmeyen yumuşama resitalinin tuşlarına doğru parmak uzatabilir, utanç duvarı, özgürlük kuleleri, yıldızı tek ve kırmızı saraylar yerle bir edilebilir, dünya döner, yaşam bir başka biçimde çığlıklar atar sabahlara...Ama paranın tek sahibi giderse, hayat biter. O zaman dünya rekabeti değil, dünya mezarlığı kurulur bu yaşı başı belirsiz yuvarlak kürede...” İslam ÇUPİ, 05-09-2000
http://www.galatasaray.org/index.php
“Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte,adı konamaz... "   İslam ÇUPİ
”According to Kant, the world outside ourselves causes only the matter of our sensation. Our brains order this matter and supply the concepts of which we understand experience”. Systems Thinking, Systems Practice, Peter Checkland, Wiley
 “Doğa yasalarını andıran ona sığmayan birtakım sanılardan oluşan çerçevelere paradigma denir.”
            http://tr.wikipedia.org/wiki/Thomas_Samuel_Kuhn
 “Mayıs: Galatasaray, UEFA Kupası’nı kazandı 2000 yılı Mayıs ayında Galatasaray, UEFA kupasını kazanan ilk Türk takımı oldu.”
            http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/52001.asp
 “Yalnız, aykırı tek bir örnekten ötürü paradigma yanlışlandı diye kenara bırakılamaz.”
            http://tr.wikipedia.org/wiki/Thomas_Samuel_Kuhn
“KADIKÖY'DEKİ MAÇLAR
Fenerbahçe ile Galatasaray'ın Kadıköy'de yaptığı son 11 resmi maç şöyle:
Tarih Organizasyon Sonuç (FB-GS) ---------- -------------- ------------- 07.02.2001 Türkiye Kupası 4 – 4 06.05.2001 Lig 2 – 1 16.02.2002 Lig 1 – 0 06.11.2002 Lig 6 – 0 29.02.2004 Lig 2 – 1 22.05.2005 Lig 1 – 0 08.03.2006 Türkiye Kupası 2 – 1 22.04.2006 Lig 4 – 0 03.12.2006 Lig 2 – 1 08.12.2007 Lig 2 - 0 
1. juninho fenerbahçe türkiyenin en büyük kulübü ve galatasarayayla kadiköyde yaptığı maçlara bakınca çoğunu fenerbahçe yenmiş yani bu haber fenerbahçe için çok önemli değil fenerbahçe her zaman galatasaraydan üztündür
            http://magazinhaberi.com/magazin-haberleri/37961/buyu-bozuldu
             http://yeni.beykent.edu.tr/WebProjects/Uploads/METIN%20INCEOGLU_Tutum-algi-iletisim.pdf Üç büyük klübümüz arasında Fenerbahçe, medya ve kitle iletişim araçları arasında, uzun zamandan beri, yönetici, yazar, muhabir düzeyinde en çok temsile sahip olanıdır. Bu yüzden kitle iletişim araçları, gazete, televizyon, radyo ve dergilerin yayınlarında Fenerbahçe haberleri daha ağırlıklı yer tutar, Fenerbahçe daha başarılı ve büyük bir takım olarak tanıtılır. Sürekli olarak bu mesajlara (propagandalara) maruz kalan Fenerbahçe taraftarı, spor yazarı, yöneticisinin zihninde Fenerbahçe’nin gerçekten en büyük takım olduğuna ilişkin kalıplar, yargılar oluşur. Bu kalıp ve yargılar ise dış dünyadan gelen uyarılardan bağımsız bir algılama yaratarak bu büyüklük inancını ve kalıplarını besler. Üç büyük klüp arasında (bugüne kadar) sportif alandaki başarılar açısından büyük bir fark olmamasına rağmen Fenerbahçe camiasının üyeleri arasında kendilerinin en başarılı, en büyük, en çok taraftarı olan klüp olduğu inancı yaygındır.
Bu inancın oluşması ise mesleklerinin zirvesinde yer alan bazı Fenerbahçe taraftarlarının medya içinde önemli mevkilere tırmanması, kendi benliklerine ilişkin özgüven, başarı ve mükemmellik duygularıyla inançlarını seçtikleri varlıklara atfetmeleri, kendi benliklerinden pay alan kusursuz ve en büyük Fenerbahçe kalıbının oluşması, ellerindeki medya gücüyle bu doğrultuda yapılan yoğun bir “EN Büyük Fenerbahçe” bombardımanına girişmeleri ve Muzaffer Şerif’in grup içi uyum mekanizmalarına ilişkin deneylerinde elde ettiği bulgulara uygun olarak diğer Fenerbahçe taraftarlarının da grup içinde ağırlığı olan bu ağır abilerin oluşturduğu grup ortalamasına uymasıyla gerçekleşmiştir.
 Bu süreç sonunda Fenerbahçe taraftarlarının zihinlerinde “Büyük Fenerbahçe” kalıbı oluşmuş, dış dünyadan alınan duyu verileri bu kalıbın süzgecinden geçtikten sonra bilince ulaşır hale gelmiş ve Fenerbahçe taraftarları, zihinlerinde bulunanı dış dünyada da bulur olmuşlardır. Zihinlerindeki kalıba uyan veriler abartılmış, uymayanlar ise ego ve savunma mekanizmalarıyla rasyonalizasyon süzgeçlerinden geçirilerek elenmiş, önemsiz hale getirilmiştir. Bu sanal büyüklük inancı fazlasıyla abartılmış, yazılara, tavırlara, davranışlara yansıyan kibir halesi yaygınlaşmıştır. Bu kabından taşan kibirli hal ve davranışlara karşı gösterilen tepkiler de yine aynı mekanizmalar sonucunda Fenerbahçe’nin büyüklüğü inancını beslemiş, Fenerbahçe camiasi, kendi kendini onaylayan, dış dünyadaki tepkileri de onaylama vesilesine dönüştüren kapalı bir inanç grubuna dönüşmüştür.
Oysa zihinlerdeki büyük Fenerbahçe ile fani dünyadaki kanlı canlı Fenerbahçe arasında dağlar kadar fark vardır. Zihinlerdeki Fenerbahçe’nin büyüklüğü camia mensuplarında beklentilerin de yüksek olması sonucunu doğurur. Beklentilerle doğru orantılı başarı olmadığı için de klüp yöneticileri, teknik direktörler, oyuncular sürekli değiştirilir. Sürekli transfer yapılır, sürekli hoca değiştirilir, sürekli yönetimler değişir. Bu yüzden, klüp yönetimine yıllarca kaos ve kargaşa hakim olmuştur.
Fenerbahçe taraftarı, Fenerbahçe söz konusu olduğunda rüyalar aleminde uçuşa geçer, çünkü zihninde bir masal dünyası yaratmıştır. Bu masal dünyasının sırça köşkü ise kitle iletişim araçlarının yoğun bombardımanı sonucunda inşa edilmiştir. Aynı taraftar, gerçekliğin başka herhangi bir alanı söz konusu olduğunda her fani gibi, her fani kadar nesnel, tarafsız olabilmektedir.
Türk futbol dünyasının, yaklaşık yüz yıllık tarihinde, üç büyük klüp arasında maddi ve manevi açıdan büyük farklar olmamıştır. Buna karşılık Fenerbahçe’de, camia üyeleri arasında var olan yüksek beklentiler nedeniyle oluşan kaos, kargaşa ve istikrarsızlık diğer iki büyük klübe göre daha fazla yer tutmuştur. İmkanların eşit, yönetim ve istikrarsızlığın dengesiz olduğu bu koşullarda diğer iki büyük takımın Fenerbahçe’ye göre az da olsa daha başarılı olması gerekirken her üç klübün de başarı açısından kabaca aynı düzeylerde bulunması futbol dünyamızın loş kalmış köşelerinin ağırlıklı olarak sarı lacivert renklerle bezenmiş olmasıyla açıklanabilir ancak.
Fenerbahçe ve diğer iki büyük klüp arasındaki arzu, istek ve beklenti farkı klüplerin başarı çizgisinden de izlenebilir. Galatasaray ve Beşiktaş takımları 14-15 yıl gibi uzun süreler şampiyonluk hasreti çekmişken bu süre Fenerbahçe camiasında 5-6 yıldan öteye gitmemiştir. Beşiktaş ve Galatasaray takımları istikrarlı şampiyonluk serilerini daha kolay yakalarken, Fenerbahçe aynı istikrarı yakalayamamıştır. Beşiktaş ve Galatasaray daha huzurlu ve sakin yönetilirken Fenerbahçe bir türlü kargaşadan kurtulamamıştır.
Fenerbahçe taraftarlarının zihninde yaratılan büyük Fenerbahçe imgesinin altı yıllarca doldurulamamıştır. İslam Çupi’nin, “Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte,adı konamaz... " ibaresinde görüldüğü gibi zihinlerde ve gönüllerde olan büyüklük bir türlü tanımlanamamaktadır çünkü dış dünyada bu imgeye tekabül eden bir büyüklük bulunmamaktadır.
Galatasaray’ın 2000 yılının Mayıs ayında UEFA kupasını alması ise Fenerbahçe taraftarlarının gerçek dünyadaki sıradan Fenerbahçe gerçeği ile kendi zihinlerindeki büyük Fenerbahçe sanrısı arasında ördükleri kalın zırhta derin bir delik açarak büyük bir travmaya yol açmıştır. Zihinlerde ve gönüllerde Fenerbahçe en büyüktür ama dış dünyada büyüklüğün en somut göstergesi olan Avrupa başarılarında Galatasaray öndedir. Egoları sarsan, gururları ayaklar altına alan bu gerçeği silmenin yolu olan daha büyük bir başarıyı kısa vadede yakalamak ise hayaldir. Bu durumda zihinlerdeki büyük Fenerbahçe imgesini korumak için , dış dünyadaki büyüğü, en azından kendi evinde sürekli yenmek, yaraları sarmanın en kolay yolu haline gelir.
Yine futbol dünyamızın loş sarı lacivert köşelerinde kalan bir seri sonucunda bir Saraçoğlu efsanesi yaratılmıştır. Dış dünyada en başarılı, en büyük Galatasaray’dır, ama zihinlerdeki en büyük Fenerbahçe, en büyüğü sürekli yenmektedir. Yaralar sarılmış, ego tamir edilmiş, kırılan gurur ayağa kaldırılmıştır. Yaşar Kemal’in “Dağın öte Yüzü” üçlemesinde anlattığı yoksul ve çaresiz köylülerin yaşama tutunmak için ürettiği ermiş köylü Taşbaş efsanesi gibi Saraçoğlu Efsanesi yaratılmış ve ona tutunulmuştur.
İttire, kaktıra yaratılan Saraçoğlu efsanesi giderek kendine doğrulayan bir kehanete dönüşmüş, her iki camianın, oyuncusundan yöneticisine kadar bütün mensuplarının kendilerine biçilen rolleri kanıksamaları ve o rollere (gardiyan ve mahkum) uygun kişilik ve tavırlar sergilemesiyle sonuçlanmıştır. Böylece çok ciddi sonuçlara yol açabilecek bir travma hasarsız olarak atlatılmıştır.
Galatasaray’ın UEFA kupasını kazanması ise benzer tutum, davranış ve tepkilerin Galatasaray camiası mensuplarında da ortaya çıkmasıyla sonuçlanmış, taraftarların zihninde az da olsa maddi bir temeli olan “Büyük Galatasaray” imgesi doğmuştur. Fenerbahçe’nin yıllarca içinde kıvrandığı ortama bu defa Galatasaray yuvarlanmış, istikrarsızlık, sürekli transfer ve hoca değişiklikleri olağan uygulamalar haline gelmiştir. UEFA kupası yolunda, içine düşülen borç tuzağı, yükselen beklentilerle beslenen transferlere, istikrarsız yönetimlere yol açmış ve sonunda takımın ve klübün dibe vurmasıyla sonuçlanmıştır. UEFA kupasıyla başlayan ve Saraçoğlu efsanesiyle sonuçlanan travmanın nedeni olan dış dünyadaki “Büyük Galatasaray” imgesi yerle bir olmuş, Fenerbahçe’nin Aziz Yıldırım yönetimindeki uzun istikrarlı yönetiminde yapılan alt yapı hamleleri en azından futbol dışındaki dallarda meyvelerini vermeye başlamış, gerek Türkiye gerek Avrupa seviyesinde şampiyonluklar teker teker kayıtlara geçmeye başlamış, böylece “Büyük Fenerbahçe” imgesi yeniden kurulmuş, işlevini, var oluş nedenini yitiren Saraçoğlu efsanesinin Saraçoğlu’nun çimlerine gömülmesi bir çıkmayan kırmızı kart hatasına bakmıştır.
0 notes
bulvargazete · 3 years ago
Photo
Tumblr media
Derin Diyafram Nefes Egzersizleriyle Kalbi Korumak Mümkün - Bulvar Gazete - Bulvar Gazetesi - Gazete Bulvar
0 notes
aykutiltertr · 6 months ago
Video
youtube
Antepli - Bülent Serttaş ✩ Ritim Karaoke (Uşşak Minör Çiftetelli GaziAntep)  ⭐ Video'yu beğenmeyi ve Abone olmayı unutmayın  👍 Zile basarak bildirimleri açabilirsiniz 🔔 ⭐ KATIL'dan Ritim Karaoke Ekibine Destek Olun (Join this channel to enjoy privileges.) ✩ ╰┈➤ https://www.youtube.com/channel/UCqm-5vmc2L6oFZ1vo2Fz3JQ/join ✩ ORİJİNAL VERSİYONU 🢃 Linkten Dinleyip Canlı Enstrüman Çalıp Söyleyerek Çalışabilirsiniz. ⭐ 🎧 ╰┈➤ https://youtu.be/o9HfYlbLrsM ✩ (MAKE A LIVE INSTRUMENT ACCOMPANIMENT ON RHYTHM IN EVERY TONE) ✩ Aykut ilter Ritim Karaoke Ekibini Sosyal Medya Kanallarından Takip Edebilirsiniz. ✩ İNSTAGRAM https://www.instagram.com/rhythmkaraoke/ ✩ TİK TOK https://www.tiktok.com/@rhythmkaraoke ✩ DAILYMOTION https://www.dailymotion.com/RhythmKaraoke ⭐ Antepli - Bülent Serttaş ✩ Ritim Karaoke (Uşşak Minör Çiftetelli GaziAntep) ❤ @RitimKaraoke Müzisyenlerin Buluşma Noktası.... ESER ADI              : ANTEPLİ SÖZ GÜFTE          : ? BESTE - MÜZİK    :? USÜL                      : ÇİFTETELLİ MAKAM - DİZİ      : UŞŞAK - MİNÖR YÖRESİ İL İLÇE     : GAZİANTEP KAYNAK KİŞİ        :? ARANJÖR             :? ENSTRÜMANLAR: ZURNA, KANUN, CÜMBÜŞ, YAYLI KEMAN GURUBU                             ŞARKI SÖZÜ ve AKORU Sen Diye Diye (2013) - FA MÜZİK YAPIM Parçayı iTunes'tan İndirin : http://geni.us/2M34 Antepli Şarkı Sözleri : al mendiller alınsın davul zurna çalınsın antepli eyleniyor güzel kızlar salınsın meşhurdur şire hanım şehre küstü bir yanım şu yalancı dünyanın gözündesin antepli katmer bulur tavayı lezzet kaplar havayı severek yer antepli çağdaş’tan baklavayı meşhurdur şire hanım şehre küstü bir yanım şu yalancı dünyanın gözündesin antepli su burcunda buluşup çağa çoluk karışık düğün dernek dolaşıp döktürüyor antepli meşhurdur şire hanım şehre küstü bir yanım şu yalancı dünyanın gözündesin antepli mangalını yakarak allebenden akarak saçaklıdan bakarak çık canı gör antepli meşhurdur şire hanım şehre küstü bir yanım şu yalancı dünyanın gözündesin antepli eğlence dünyasının gözündesin antepli FA MUZIK YAPIM Fa Müzik Bülent Serttaş Doğum 18 Kasım 1965 (58 yaşında) Elazığ, Türkiye Tarzlar Türkü Meslekler Türkücü, oyuncu[1] Etkin yıllar 1983-günümüz (şarkıcı) Eş Selvi Serttaş Çocukları 3 Bülent Serttaş (d. 18 Kasım 1965, Elazığ), Türk halk müziği sanatçısı, söz yazarı ve oyuncu. 1983 yılından itibaren çeşitli mekanlarda sahneye almaya başlayarak müzik yapmaya başladı. Adana'da bir gazino da şarkı söylerken Hilmi Topaloğlu tarafından keşfedildi. İlk albümü Delikanlı yayınlandı. 1997 yılında piyasaya çıkan Aşığım Yanmışım albümüyle popülerliliğini arttırmıştır.[2] Türkücülüğün yanı sıra; 2010 yılında Çakallarla Dans, 2012 yılında Patlak Sokaklar: Gerzomatve 2014 yılında ise Çakallarla Dans 3: Sıfır Sıkıntı filmlerinde rol almıştır.[1] Bülent Serttaş, Selvi Serttaş[3] ile evli ve 3 çocuk babasıdır. Diskografisi Albümleri 1991: Utanıyorum (Avare Çocuk) 1993: Delikanlı 1995: Sen Varya Sen 1997: Aşığım Yanmışım 1997: Anlayacaksın - Mektup 1998: Sana Yaşıyorum 2000: Alın Yazımsın 2001: Her Şeyine Hastayım 2002: Ağlama Meleğim 2005: Tükendi Dost Sohbetleri 2008: Emir 2011: Bitmez sana sevdalarim 2013: Sen Diye Diye 2017: Ablalar Single'ları 2007: Ne Mutlu Türküm Diyene 2013: La Bize Her Yer Ankara 2015: Adamın Dibi (Çeşme) 2016: Haber Gelmiyor Yardan (ft. Serdar Ortaç) 2018: Bodrum Akşamları (Akustik) 2019: Sevda İçerde 2019: Elini Kolunu Sallayacak 2020: Seyyah 2021: Yıllar utansın 2021: Akdeniz 2021: Sen Bensiz Nefes Alamazsın 2022: Aklıma Sen Gelince 2022: Filhakika 2022: Dili Ballım (duet İpek Demir ile) 2023 Neler Umdum Neler Buldum Filmografisi Çakallarla Dans - 2010 Patlak Sokaklar: Gerzomat (General) - 2012 Çakallarla Dans 3: Sıfır Sıkıntı - 2014 Yildizlar da Kayar: Das Borak - 2016 Kaynakça ^ a b "İmdb Bülent Serttaş Sayfası". imdb.com. 16 Ocak 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Mayıs 2014. ^ "Bülent Serttaş". karnaval.com. 5 Nisan 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Mayıs 2014. ^ "Hayatımın anlamı huzur verenim". Hürriyet Gazetesi. 14 Şubat 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Mayıs 2014. ^ "Bülent Serttaş'ın Geniş Ailesi". 8 Aralık 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Mayıs 2014. Dış bağlantılar Discogs'ta Bülent Serttaş diskografisi Taslak simgesi Bir Türk şarkıcı ile ilgili bu madde taslak seviyesindedir. Madde içeriğini genişleterek Vikipedi'ye katkı sağlayabilirsiniz. Kategori: Türk şarkıcı taslaklarıYaşayan insanlar1965 doğumlularKeban doğumlularElazığ ili doğumlu sanatçılarTürk arabesk şarkıcılarıTürk halk müziği ses sanatçılarıTürk erkek sinema oyuncularıEsen Müzik sanatçılarıSindoma Müzik sanatçılarıŞahin Özer Müzik sanatçıları20. yüzyılda Türk erkek şarkıcılar21. yüzyılda Türk erkek şarkıcılar1990'ların şarkıcıları2000'lerin şarkıcıları2010'ların şarkıcıları2020'lerin şarkıcıları
0 notes
habergezgini · 3 years ago
Text
Milliyet Gazetesi “Renkler Dergisi” ile hayatı renklendiriyor
Milliyet Gazetesi “Renkler Dergisi” ile hayatı renklendiriyor
Yaşamın içinden farklı konuları yeni dergileriyle ele alan Milliyet Gazetesi yepyeni bir içeriği daha hayata geçiriyor. İlk sayısı 10 Ekim’de yayınlanacak Renkler Dergisi kasımdan itibaren her ayın ilk pazar günü okurları ile buluşuyor. Gündelik yaşamın yoğun temposu içinde yepyeni içerikleri ile okuyucularına nefes alma alanları yaratan Renkler Dergisi, Milliyet Gazetesi ile her ayın ilk pazarı…
Tumblr media
View On WordPress
0 notes
haberyazari · 3 years ago
Text
Milliyet Gazetesi “Renkler Dergisi” ile hayatı renklendiriyor
Milliyet Gazetesi “Renkler Dergisi” ile hayatı renklendiriyor
Yaşamın içinden farklı konuları yeni dergileriyle ele alan Milliyet Gazetesi yepyeni bir içeriği daha hayata geçiriyor. İlk sayısı 10 Ekim’de yayınlanacak Renkler Dergisi kasımdan itibaren her ayın ilk pazar günü okurları ile buluşuyor. Gündelik yaşamın yoğun temposu içinde yepyeni içerikleri ile okuyucularına nefes alma alanları yaratan Renkler Dergisi, Milliyet Gazetesi ile her ayın ilk pazarı…
Tumblr media
View On WordPress
0 notes
ugisie77 · 3 years ago
Text
Medyada ‘kurtlu bulgur’ tartışması: Akit yazarı Karar yazarlarına yüklendi
Medyada ‘kurtlu bulgur’ tartışması: Akit yazarı Karar yazarlarına yüklendi
Yeni Akit Yazı İşleri Müdürü ve yazarı Ali Karahasanoğlu, Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak yazarı Prof. Dr. Hayrettin Karaman’ın “Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olursunuz!” sözlerini eleştiren Karar gazetesi yazarları Ahmet Taşgetiren, Taha Akyol ve Akif Beki’ye “Üçü de, düne kadar Erdoğan lehine kalem oynatmaktan, nefes almaya vakit bulamıyordu.…
Tumblr media
View On WordPress
0 notes
yorumcalar · 4 years ago
Photo
Tumblr media
BÜYÜK ORTADOĞUCULARIN PAPASI
Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis’in Kuzey Irak ziyareti için Irak Kürt Bölgesel Yönetimi 6 farklı hatıra pulu bastırdı. Pullardan birinde Türkiye'nin doğu ve güneydoğusu sözde Kürdistan sınırlarına dahil edildi.
Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis, geçtiğimiz hafta Irak’a tarihi bir ziyaret gerçekleştirdi. İlk defa Irak’a giden Papa olan Francis, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin başkenti Erbil’e de gitti.
Burada bir stadyumda 10 bin kişilik ayin düzenleyen Papa Francis, tören öncesi Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani, Başbakanı Mesrur Barzani ve diğer yetkililer ile görüştü. Görüşmede Papa’nın ziyareti için Irak Kürt Bölgesel Yönetimi tarafından bastırılan 6 farklı hatıra pulu da takdim edildi.
Bastırılan pullardan birinde Papa'nın figürüne yer verilirken, başının arkasındaki haritada Hatay, Sivas, Erzurum, Kars gibi bir çok kentimiz sözde Büyük Kürdistan haritasına dahil edildi. Bu özel pulda yer alan haritaya Türkiye topraklarının da dahil edilmesini Türkiye’de siyasiler tepki gösterdiler.
Bu konuda siyasilerin tepkileri klasikti. Ama ne BOP (Büyük Ortadoğu/İsrail Projesi) nede II. SEVR planının işletilmesi üzerinde değildi tepkileri.
Papa Puluna BOP üzerinden bir değerlendirme yapmak istiyorum
Papanın Pulu, BOP haritalarına ne kadar da benziyor! 
Papa'nın Pulu, 1920 de Türk milletinin önüne koydukları SEVR haritasına ne kadar da benziyor!
Sizce de öyle değil mi!?
Tumblr media
BOP üzerinden Irak'a, Suriye'ye, İran'a ve Türkiye'ye musallat olan küresel güçlerin niyetleri bellidir artık.
Pulu basma ve dünyaya duyurma cesareti gösteren kıçı kırık Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi mi!?
Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi, Türkiye ne kadar izin verirse o kadar nefes alabilecek bir bölgedir. Bu cesareti kimden alıyorlar?
Bağdat’taki merkezi yönetimi kısa devre yaparak kuzeydeki otonom yapıyı ekonomik ve siyasi olarak destekleyip, güçlendirip bugüne getirenler mi?
Yoksa kripto BOP'cular Kandil laflarıyla bizi oyalayıp, başka cephede hedeflerini mi gerçekleştiriyorlar?
Kandil, PKK ve GARA türü haberlerin hepsi BOP'un tıkır tıkır çalışmasının üstünü örtmek için mi medyaya servis edilmekte?
Üstüne basa basa tekrar edeyim; BOP üzerinden Irak'a, Suriye'ye, İran'a ve Türkiye'ye musallat olan küresel güçlerin niyetleri bellidir artık.
BOP'un üst akıllarının onayı olmadan bu tip pullar basılıp görselleri de medyaya servis edilemez! Aslında bu proje yeni değil yüz yıl öncelerinin projesi, ucu taa sevr'e kadar uzanır !! Fakat papa silüetinin harita içinde pulda yer alması hayra alamet değildir.
Papa figirünün "sözde haritayı" tamamlaması, papayı kontrol eden ve oraya yollayan küresel güçlerin "sözde haritaya" desteğini sembolize ediyor. İşin ilginç tarafı ise, PKK nın Suriye kolu PYD'nin Suriye de işgal ettiği topraklar "sözde haritaya" dahil edilmemiş.
Hatırlayınız Lütfen! 
Barzani birkaç yıl önce ilk referandumu yapacaktı. Ama sonuçlandıramadı. Bunun sebebi ABD’nın kabul etmemesidir. Çünkü Suriye’deki oluşum daha tamamlanmamıştı. 
Kuzey Suriye PYD'nin olunca, Kürdistan referandumu tekrar gündeme gelecek BOP kapsamında Kuzey Irak ve Kuzey Suriye birleşmesi için çalışacaklardır. .
O zaman bu durumda Barzani'ye Diyarbakır'da; "Türkiye seninle gurur duyuyor" diye tezahürat yapan/yaptıran Türkiye hükümetinin, Kuzey Irak konusunda bir kez daha aldatıldığı seçeneği geliyor akıllara.
Sadece bu kadar da değil! Ya içerideki Yerli ve Milli Görünümlülere ne demeli!
Türkiye içinde faaliyet gösteren bazı yapılanmalar geçmiş zamanda FETÖ'cülerin kanalına çıkarak Anayasanın ilk 4 maddesinin değiştirildiği, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş ilkelerini reddeden yeni Anayasa önermişlerdi.
Hatta bu yapılanmalar sözde İslam Birliği başlıkları altında 2016-2019 yılları arasında üç kez toplanılmıştı. Bu yapılara desteği ise, birkaç özel vakıf üniversitesi, devlet kurum ve kuruşları ile bazı muhafazakar belediyeler destek vermişlerdi. 
Bu toplantılarda Federasyon fikride önerilmişti. Tesadüfe bakın ki, ilk toplantının düzenlendiği 2016 da New York Times gazetesi Osmanlı topraklarını dağıtan Sykes Picot anlaşmasının yüzüncü yılı münasebetiyle “Böyle olsa daha mi iyi olurdu?” diye alternatif bir harita bile yayınlanmıştı.
Yine bu yapıların; sözde İslami elektronik para, ortak yatırım fonu, ortak pazar, ortak üretim, ortak savunma vb. diğer maddelerindeki çalışmalarını ülkemiz aleyhine BOP’a ve II. SEVR’e yol açabileceği doğrultusunda okumak gereklidir.
Tüm bunlar açıkça göstermektedir ki; ülkemizin birçok kurumlarda hala varlığını sürdüren tarikat ve cemaatlerin kuşatmaları, federasyon tartışmaları, Anayasaya karşı alınan tavırlar, 9 milyon Suriyeli sığınmacı, ekonomik sorunlarımız, Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesi ve 120 bine yakın kayıp silah konuları millî güvenlik sorunudur.
Bu kadar çok aldatılan bir hükümetin ve kadrolarının 2023 ve sonrasında ülkemizin idaresinde kalmaya devam etmesi Türkiye için büyük bir milli güvenlik sorunudur artık...
Vesselam
Sadi ÖZGÜL
0 notes
bulvargazete · 3 years ago
Photo
Tumblr media
Garanti BBVA ve TURMEPA iş birliğiyle gerçekleşen Mavi Nefes Projesi eğitimleri başladı - Bulvar Gazete - Bulvar Gazetesi - Gazete Bulvar
0 notes
aykutiltertr · 7 months ago
Video
youtube
Haber Gelmiyor Yardan - Bülent Serttaş & Serdar Ortaç ✩ Ritim Karaoke (U...  ⭐ Video'yu beğenmeyi ve Abone olmayı unutmayın  👍 Zile basarak bildirimleri açabilirsiniz 🔔 ✩ KATIL'dan Ritim Karaoke Ekibine Destek Olun (Join this channel to enjoy privileges.) ✩ ╰┈➤ https://www.youtube.com/channel/UCqm-5vmc2L6oFZ1vo2Fz3JQ/join ✩ ORİJİNAL VERSİYONU 🢃 Linkten Dinleyip Canlı Enstrüman Çalıp Söyleyerek Çalışabilirsiniz. ⭐ 🎧 ╰┈➤ https://youtu.be/ie0d5iFPp1s ✩ (MAKE A LIVE INSTRUMENT ACCOMPANIMENT ON RHYTHM IN EVERY TONE) ✩ Aykut ilter Ritim Karaoke Ekibini Sosyal Medya Kanallarından Takip Edebilirsiniz. ✩ İNSTAGRAM https://www.instagram.com/rhythmkaraoke/ ✩ TİK TOK https://www.tiktok.com/@rhythmkaraoke ✩ DAILYMOTION https://www.dailymotion.com/RhythmKaraoke ⭐ Haber Gelmiyor Yardan - Bülent Serttaş & Serdar Ortaç ✩ Ritim Karaoke (Uşşak Minör 8/8  Düyek) @RitimKaraoke Müzisyenlerin Buluşma Noktası.... ESER ADI           :  HABER GELMİYOR YARDAN SÖZ GÜFTE       :  SERDAR ORTAÇ BESTE - MÜZİK :  SERDAR ORTAÇ USÜL                  :  8/8 DÜYEK ORYANTAL MAKAM - DİZİ  : UŞŞAK - MİNÖR Yapım - Fa Müzik Söz - Müzik Serdar Ortaç Aranjör - Suat Aydoğan Mıx - Suat Aydoğan Masterıng - Hakan Sunul Klip - Yönetmen Eyüp Dirlik Intro: Bm      Em      Em     Bm     G    A     G     Bm Bm Geceler sırdaşım olmuş Bm Tükenip gitti hayatım Em Acılar kalpte dururmuş D                           Am      Bm Bu nasıl yürektir anlamadım Bm İkimiz kavga ederdik Bm Birimiz hep susuverirdi Em Bırakıp gitmeyi denedik Bm   Seni yüreğimden çıkaramadım Bm Kapadım odalara kendimi Bm Yaşadım hüznü zamansız Em Yüreğim sakladı yaşını Bm Seni yüreğimden çıkaramadım G                              Am    Bm Seni de bu yüzden unutamadım Bm                      Em Haber gelmiyor yardan                            Bm Belli beni sevmiyor artık G                                      A Varsın bana canveren Allah                 G      A        Bm Şimdi verdiği gibi alsın Bülent Serttaş Doğum 18 Kasım 1965 (58 yaşında) Elazığ, Türkiye Tarzlar Türkü Meslekler Türkücü, oyuncu[1] Etkin yıllar 1983-günümüz (şarkıcı) Eş Selvi Serttaş Çocukları 3 Bülent Serttaş (d. 18 Kasım 1965, Elazığ), Türk halk müziği sanatçısı, söz yazarı ve oyuncu. 1983 yılından itibaren çeşitli mekanlarda sahneye almaya başlayarak müzik yapmaya başladı. Adana'da bir gazino da şarkı söylerken Hilmi Topaloğlu tarafından keşfedildi. İlk albümü Delikanlı yayınlandı. 1997 yılında piyasaya çıkan Aşığım Yanmışım albümüyle popülerliliğini arttırmıştır.[2] Türkücülüğün yanı sıra; 2010 yılında Çakallarla Dans, 2012 yılında Patlak Sokaklar: Gerzomatve 2014 yılında ise Çakallarla Dans 3: Sıfır Sıkıntı filmlerinde rol almıştır.[1] Bülent Serttaş, Selvi Serttaş[3] ile evli ve 3 çocuk babasıdır.[4] Diskografisi Albümleri 1991: Utanıyorum (Avare Çocuk) 1993: Delikanlı 1995: Sen Varya Sen 1997: Aşığım Yanmışım 1997: Anlayacaksın - Mektup 1998: Sana Yaşıyorum 2000: Alın Yazımsın 2001: Her Şeyine Hastayım 2002: Ağlama Meleğim 2005: Tükendi Dost Sohbetleri 2008: Emir 2011: Bitmez sana sevdalarim 2013: Sen Diye Diye 2017: Ablalar Single'ları 2007: Ne Mutlu Türküm Diyene 2013: La Bize Her Yer Ankara 2015: Adamın Dibi (Çeşme) 2016: Haber Gelmiyor Yardan (ft. Serdar Ortaç) 2018: Bodrum Akşamları (Akustik) 2019: Sevda İçerde 2019: Elini Kolunu Sallayacak 2020: Seyyah 2021: Yıllar utansın 2021: Akdeniz 2021: Sen Bensiz Nefes Alamazsın 2022: Aklıma Sen Gelince 2022: Filhakika 2022: Dili Ballım (duet İpek Demir ile) 2023 Neler Umdum Neler Buldum Filmografisi Çakallarla Dans - 2010 Patlak Sokaklar: Gerzomat (General) - 2012 Çakallarla Dans 3: Sıfır Sıkıntı - 2014 Yildizlar da Kayar: Das Borak - 2016 Kaynakça ^ a b "İmdb Bülent Serttaş Sayfası". imdb.com. 16 Ocak 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Mayıs 2014. ^ "Bülent Serttaş". karnaval.com. 5 Nisan 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Mayıs 2014. ^ "Hayatımın anlamı huzur verenim". Hürriyet Gazetesi. 14 Şubat 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Mayıs 2014. ^ "Bülent Serttaş'ın Geniş Ailesi". 8 Aralık 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Mayıs 2014. Dış bağlantılar Discogs'ta Bülent Serttaş diskografisi Taslak simgesi Bir Türk şarkıcı ile ilgili bu madde taslak seviyesindedir. Madde içeriğini genişleterek Vikipedi'ye katkı sağlayabilirsiniz. Kategori: Türk şarkıcı taslaklarıYaşayan insanlar1965 doğumlularKeban doğumlularElazığ ili doğumlu sanatçılarTürk arabesk şarkıcılarıTürk halk müziği ses sanatçılarıTürk erkek sinema oyuncularıEsen Müzik sanatçılarıSindoma Müzik sanatçılarıŞahin Özer Müzik sanatçıları20. yüzyılda Türk erkek şarkıcılar21. yüzyılda Türk erkek şarkıcılar1990'ların şarkıcıları2000'lerin şarkıcıları2010'ların şarkıcıları2020'lerin şarkıcıları
0 notes
haberyazari · 4 years ago
Text
Milliyet Arkeoloji Dergisi ile “Nefes Alın”
Milliyet Arkeoloji Dergisi ile “Nefes Alın”
 Hayatın yoğun akışı içinde yepyeni dergileri ile okuyucularına nefes alma alanları yaratan Milliyet Gazetesi, şimdi de her ay yayımlanacak Arkeoloji Dergisi ile 7’den 70’e arkeolojiyi herkese sevdirecek ve arkeoloji dünyasında farklı bir bakış açısı sunacak. En son arkeoloji haberlerinden Türkiye’nin dört bir yanındaki müzelerdeki son gelişmelere, profesyonel rehberlerin anlatımıyla en özel tur…
Tumblr media
View On WordPress
0 notes