#pazar yeri
Explore tagged Tumblr posts
Text
E-Ticaret Sektöründe Büyüme Beklentileri ve Yabancı Yatırımlar
New Post has been published on https://lefkosa.com.tr/e-ticaret-sektorunde-buyume-beklentileri-ve-yabanci-yatirimlar-31856/
E-Ticaret Sektöründe Büyüme Beklentileri ve Yabancı Yatırımlar

E-ticaret sektöründe büyüme beklentileri ve yabancı yatırımların etkileri üzerine derinlemesine bir analiz. 2023 yılı itibarıyla sektördeki fırsatlar, engeller ve yatırımcıların dikkat ettiği trendler hakkında bilgi edinin.
https://lefkosa.com.tr/e-ticaret-sektorunde-buyume-beklentileri-ve-yabanci-yatirimlar-31856/ --------
#2024#2025#büyüme#devlet destekleri#e-ihracat#e-ticaret#pazar yeri#stopaj#Türkiye#yabancı yatırımcılar#Ekonomi
0 notes
Text
E-Ticarette En Çok Satan Ürünleri Bulma ve Entegrasyon Sistemleri
E-ticaret işletmeleri için en önemli konulardan biri, en çok satan ürünleri belirlemek ve bu ürünleri başarıyla pazarlamaktır. Ayrıca, işletmelerin e-ticaret platformlarına entegrasyon sistemlerini doğru bir şekilde uygulamaları da kritik öneme sahiptir. Bu makalede, e-ticarette en çok satan ürünleri bulma stratejileri ve entegrasyon sistemleri hakkında bilgi vereceğiz.
E-Ticarette En Çok Satan Ürünleri Bulma Stratejileri
E-ticaret işletmeleri için en çok satan ürünleri bulmak, başarılı bir satış stratejisinin temelini oluşturur. Bunun için kullanılabilecek bazı stratejiler şunlardır:
Pazar Araştırması İlgili pazar araştırması yaparak, hangi ürünlerin popüler olduğunu ve talebin ne yönde olduğunu belirleyebilirsiniz. Trendleri takip ederek gelecekteki talebi tahmin etmek önemlidir.
Rakip Analizi Rakiplerin hangi ürünleri sattığını ve bu ürünleri nasıl pazarladığını inceleyerek, kendi stratejilerinizi belirleyebilirsiniz. Ancak, sadece rakipleri taklit etmek yerine, benzersiz bir değer önerisi sunmalısınız.
Müşteri Geri Bildirimleri Müşteri geri bildirimlerini dikkatlice analiz ederek, hangi ürünlerin müşteriler tarafından daha çok tercih edildiğini ve nedenini anlayabilirsiniz. Bu geri bildirimler, ürün yelpazenizi şekillendirmenize yardımcı olabilir.
Veri Analizi Araçları E-ticaret platformunuzun veya üçüncü taraf veri analizi araçlarının kullanımıyla, satış verilerini analiz ederek hangi ürünlerin en çok satıldığını ve hangi zaman dilimlerinde talebin arttığını belirleyebilirsiniz.
E-Ticaret Entegrasyon Sistemleri
E-ticaret işletmeleri için entegrasyon sistemleri, farklı satış kanallarını ve iş süreçlerini bir araya getirerek verimliliği artırır. İşte e-ticaret entegrasyon sistemlerinin sağladığı avantajlardan bazıları:
Stok Yönetimi Entegrasyon sistemleri, stok seviyelerini otomatik olarak senkronize ederek stok yönetimini kolaylaştırır ve stok tutma maliyetlerini azaltır.
Sipariş Yönetimi Farklı satış kanallarından gelen siparişleri tek bir yerde yönetmek, sipariş işleme süreçlerini hızlandırır ve müşteri memnuniyetini artırır.
Müşteri Verileri Entegrasyon sistemleri, müşteri verilerini merkezi bir veritabanında toplayarak müşteri ilişkileri yönetimini kolaylaştırır ve kişiselleştirilmiş pazarlama stratejilerinin uygulanmasını sağlar.
Pazar Yeri Entegrasyonu Farklı online pazaryerlerine entegre olarak, ürünlerinizi daha geniş bir kitleye sunabilir ve satışları artırabilirsiniz.
Sonuç
E-ticarette en çok satan ürünleri bulmak ve entegrasyon sistemlerini doğru bir şekilde uygulamak, işletmelerin başarılı olması için önemlidir. Pazar araştırması yapmak, rakip analizi yapmak, müşteri geri bildirimlerini dikkate almak ve veri analizi araçlarını kullanmak, en çok satan ürünleri belirlemek için etkili stratejilerdir. Ayrıca, entegrasyon sistemleri kullanarak stok yönetimi, sipariş yönetimi, müşteri verileri ve pazar yeri entegrasyonu gibi süreçleri optimize etmek mümkündür.
0 notes
Text

#önderkaraçay#mobbingbank#önder karaçay#mobbing bank#insan#atatürk#devrim#mahşer tufanı#zulüm#türk fırtınası#darmadağın#pazar yeri#memleket#satılmış herşey
0 notes
Text
Bursa'nın Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi'nde E-Ticaret Dönüşümü
Bursa’nın ticaret merkezi olan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi, dijital çağın gereksinimlerine uyum sağlamak amacıyla büyük bir dönüşüm sürecine girdi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), bölge esnafını küresel pazarda tanıtmak ve e-ticaret fırsatlarından yararlandırmak için kapsamlı bir eğitim programı başlattı. BTSO’nun sürekli eğitim merkezi olarak hayata geçirdiği Bursa Business School (BBS)…
#btso#Bursa#Bursa Business School#Bursa&039;nın e-ticaret potansiyeli#Dijital Dönüşüm#dijitalleşme#E-Ticaret#eğitim programı#Esnaf#Hanlar Bölgesi#pazar yeri yönetimi#Tarihi Çarşı
0 notes
Text
Afyonkarahisar'da Gezilecek Yerler! Detaylı Gezi Rehberi!
Afyonkarahisar’ın tarihle buluştuğu yerlerde unutulmaz bir keşfe hazır mısınız? Gezi Biletim’de Afyonkarahisar’da gezilecek yerlere dair detaylı rehberi keşfedin. Doğanın güzellikleri ve tarihi dokular arasında unutulmaz bir seyahate çıkın! Afyonkarahisar’da Gezilecek Doğal Yerler: Doğanın Kucağında Huzur Sandıklı Göleti ve Mesire Alanı Afyonkarahisar’ın güneydoğusunda yer alan Sandıklı Göleti,…
View On WordPress
#Afium AVM#Afyon Ulu Camii#Afyonkarahi̇sar#Afyonkarahisar gezilecek yerler#Afyonkarahisar Kalesi#Afyonkarahisar Müzesi#Afyonkarahisar&039;da gezilecek yerler#alışveriş merkezleri#Çiçekdağı Yürüyüş Yolu#doğa yürüyüşü#doğal yerler#Emre Gölü Tabiat Parkı#Frig Vadisi#Hükümet Caddesi#Kapalı Pazar Yeri#Kent Meydanı AVM#Mozaik Müzesi#Müzeler#pazarlar#Roma Hamamı#Saat Kule Müzesi#Saat Kulesi̇#Sandıklı Göleti#Tabi̇at Parkı#tarihi mekanlar#Zafer Müzesi#Zeyland Göleti
0 notes
Text
Tıpta yeri yok belki ama pazar günü iyileştirir. :))☕
126 notes
·
View notes
Text
İçimde Uyuyan Orospu Uyandı! (Hande 25 Y., Malatya)
Seks oyuncağım Harun'dan çok memnundum. İstediğim zaman evime çağırıp kendimi siktiriyor, onu adeta dildo gibi kullanıyordum. Harun git gide hayvanlaşsa da, yeri geliyor hoşuma gidiyor, yeri geliyor dizginlemeye çalışıyordum. Ama it herif artık işin bokunu çıkarmaya başlamıştı ve olup olmadık yerlerde beni sikmeye kalkıyordu.
Cuma günüydü. Yine iş çıkışı Harun beni arabasıyla evime bırakacaktı. O gün diz üstü bir etek giymiştim, üzerimde de beyaz gömlek ve ceket vardı. Arabaya biner binmez hayvan Harun hemen elini bacağıma attı. Sinirle elini tutup uzaklaştırdım ve "Ne yapıyorsun, bir gören olacak, elli defa söyledim sana ortalık yerde yapma böyle!" dedim. Yine yüzü düştü. Şirketten biraz uzaklaşınca gönlünü almak için elimi sikine attım. Atar atmaz siki kalkmıştı hemen, azgın köpek hiçbir zaman hayır demiyordu. Sikini biraz okşayınca Harun araba sürerken garipleşmeye başlamıştı. "Hande ben dayanamıyorum!" deyip evimin rotasından çıkıp arabayı başka bir yere sürdü. Tenha ve ağaçlık bir yere girip kontağı kapattı. Issız bir yerdi, ama etraftaki ağaçların altı çöplük gibiydi. Her ağacın altında boş bira, rakı ve şarap şişeleri, plastik bardaklar, sigara izmaritleri, boş sigara paketleri falan atılmıştı.
"Harun iyice saçmalamaya başladın, eve gitseydik ya düzgünce!" desem de sikini çıkardığı gibi ensemden tutup saksoya başlattırdı. Nerdeyse yirmi dakika kadar sakso çektim. Boşalır diye beklerken sikini ağzımdan çıkardı ve arabadan inip yanıma geldi. Oturduğum kapıyı açtı ve beni çekiştirmeye başladı. "Harun saçmalama, burada sikmeyi düşünmüyorsun değil mi?" dedim. "Hande çok azdım, bir tane koyayım amına, ne olur!" deyip beni çekiştire çekiştire kapı açık bir şekilde ön yolcu koltuğuna domalttı. Eteğimi yukarı sıyırdı, ince siyah külotlu çorabımı da bir hışımla aşağı indirince, ben de tutup külodumu indirdim.
İlk defa ev dışında bir yerde, açık havada sikilecek olmamın heyecanından bacaklarım titreyemeye başlamıştı. Ben arabanın ön koltuğunda rahatsız bir konumda domalmış halde beklerken Harun sikini amıma yerleştirdi ve "Ohhh Hande, amına koyuyorum!" diye bağırarak sikmeye başladı. O heyecan titremelerimin yerini birden zevk aldı. Evdeki rutin sikişmelerimizden sonra böyle bir yerde sikişmenin zevki ve heyecanı daha farklıydı. Peş peşe orgazm olurken ben de kendimi kaptırdım, "Evet Harun, amıma koyuyorsun, sik beni erkeğim, koy amıma! Ohhhh!" diye inlemeye başladım. Harun tüm gücüyle amıma köklüyor, adeta belimi kırarcasına sikiyordu. Bu kadar uzun dayanması ve erken boşalmaması artık işi öğrendiğini gösteriyordu. Rahat bir 15 dakika daha siktikten sonra amıma tüm gücüyle abanıp, "Ohhhh Hande, balımı akıtıyorum içine!" diye böğürerek boşaldı. Amımın içinde sikinin kalp gibi atarak boşalması çok hoşuma gitmişti...
Bir süre öylece hareketsiz kaldık. Siki amımda küçülüp arkamdan çekilince ben hemen külodumu yukarı çekip toparlandım. Hayvan Harun külotlu çorabımı yırtmıştı, giyilecek durumda değildi. "Yırtık çorapla nasıl sokakta yürüyeceğim ben şimdi?" diye kızdım. Harun ise salak salak gülerek, "Bir şey olmaz ya, çıkar öyle yürü!" dedi. Sinirle çıkardım yırtık külotlu çorabımı. "Çöp poşeti var mı arabada?" dediğimde Harun külotlu çorabı elimden aldığı gibi camdan dışarı attı. Bu yaptığına kızsam da Harun hiç oralı olmadı ve arabayı çalıştırdı, evime doğru yola çıktık.
Apartmanın önüne gelince, Harun, "Hande kız, bir kere daha koyayım mı amına?" diyerek eve gelmek istedi. Ancak pazar günü köye babamların yanına gitmeyi düşündüğümden biraz dinlenmek istedim. "Olmaz!" deyip arabadan inip aceleyle eve gittim. Evde ilk işim duşa girmek oldu. Amımdan halen Harun'un dölleri akıyordu, ama hayatımda unutamayacağım bir deneyim yaşamıştım...
Cumartesi gününü evde dinlenerek geçirdim. Pazar günü sabah erkenden kalkıp duşumu ve kahvaltımı yaptım, hazırlanıp evden çıktım. Babamlara köye geleceğimi haber vermemiştim, sürpriz olsun istiyordum. Otogara doğru yürüyordum ki yanımda bir araba durdu. Harun'un arabasıydı, ancak içinde Harun'un babası Cemil amca vardı. Camı açıp, "Nereye gidiyorsun Hande kızım?" diye sordu. Ben, "Otogara. Köye gideceğim!" deyince, "Tesadüfe bak, ben de köye gidiyorum, hadi atla, bırakayım seni köye!" dedi. Köylerimiz aynı olmasa da komşu köylerdi ve Cemil amca babamla tanışıyordu.
Hemen bindim arabaya ve havadan sudan sohbet ederek yola çıktık. Çevre yolundan ayrılıp köylerimize giden toprak yola girince Cemil amca ciddi bir ses tonuyla, "Hande kızım, bizim oğlanla ciddi düşünüyorsun değil mi?" dedi. Birden panik oldum ve aramızdaki ilişkiyi öğrendiğini düşündüm, ama panik yapmamaya çalışıyordum. "Ne demek istiyorsun Cemil amca?" deyince, "Harun'la evleneceksin değil mi kızım?" dedi. Ben şok olmuştum, "Cemil amca ne evlenmesinden bahsediyorsun? Harun orta okuldan arkadaşım diye öylesine sohbet ediyoruz, hepsi o!" dedim.
Cemil amca birden arabayı sağa çekerek durdu ve "Demek hepsi o ha? Harun'la çatır çatır sikiştiğini biliyorum!" dedi. Ben şok olmuş bir halde, "Cemil amca ne saçmalıyorsun, yok öyle bir şey!" dedim. Cemil amca telefonunu çıkarıp, "Peki bu ne öyleyse?" diyerek bir video açıp telefonu elime verdi. İzlerken utancımdan yerin dibine girdim. O gün Harun beni arabada sikerken yakınımızdaki ağaçlardan birinin arkasından gizlice çekilmişti bu video. Üstelik inkar edilemeyecek bir şeklide (Amına koyuyorum Hande!) , (Sik beni Harun, koy amıma!) gibi tüm konuşmalarımız da gayet net duyuluyordu videoda.
Ben utancımdan kıpkırmızı olmuş ve şaşkın bir şekilde videoyu izlerken Cemil amca cebinden yırtık külotlu çorabımı çıkarıp göstermesin mi! Ben şoku atlatınca hemen telefondan videoyu sildim. Cemil amca ise sırıtarak, "Silsen de o videoyu çeken arkadaşımda orjinali var. O gün benim arkadaşlar az ilerinizde şarap içiyormuş. Bizim arabayı görünce merak etmişler. Sonra arkadaşlardan biri bakmak için sesszice ağaçların arkasından arabaya yaklaşmış. Sizi o halde görünce de bu videoyu çekmiş. Siz gittikten sonra attığınız külotlu çorabı da almış arkadaş, bana verdi..." dedi.
Artık durumun inkar edilecek bir tarafı kalmamıştı. Yaptığımız şeyi normal göstermek için, biraz da sesimi yükseltip, "Ne var bunda Cemil amca, yetişkin insanlarız!" dedim. Cemil amca ise, "Madem yetişkin insanlarsınız, hazır köye gidince babanla konuşup seni Harun'a isteyeyim. Evlenin ve konu kapansın!" dedi. O an panikledim ve "Saçmalama Cemil amca, ben Harun'la asla evlenmem!" dedim. Cemil amca, "Seni azgın orospu seni, evlenmem ama çatır çatır sikişirim diyorsun ha? Bula bula benim yarım akıllı oğlanı mı buldun kendine sikici olarak?" deyip elini bacağıma attı. Babam yaşındaki adam bacağımı okşuyor, bakışlarıyla beni sikmek istediğini belli ediyordu. Ben ise çaresizlikten dolayı hiç tepki veremiyordum.
Ben tepki veremeyince, "Demek azgınlıktan bizim yarım akıllıya kadar düştün ha? Orospu seni!" deyip bu sefer elini gömleğimin yakasından içeri daldırıp memelerimi avuçlamaya başladı. Kendimi çok tuhaf hissediyordum, ama nedense içerisinde bulunduğum durumu da bozmak geçmiyordu aklımdan. Hatta ilginç bir şekilde heyecanlandırmıştı bu olay beni. Cemil amca fermuarını açıp kalkmış sikini çıkardı ve "Ne yapacağını biliyorsun Hande!" dedi. Sikini önce elimle tuttum, biraz sıvazladıktan sonra eğilip başını yavaşça ağzıma aldım. Babam yaşında olmasına rağmen gayet iri ve diri bir siki vardı. Hatta Harun'un sikinden daha heybetliydi. İlk başta isteksiz gibiydim, kafamda yüzlerce tilki dolaşıyordu, şu an ben ne yapıyorum diye kendimi sorguluyordum. Ama ok yaydan çıkmıştı bir kere. Kazık gibi olmuş sikini zevk alarak emmeye başlamıştım ki birden eliyle ensemden tutup sikine bastırdığı gibi ağzıma boşaldı. İster istemez döllerini yutsam da boşalması kısa sürmüştü.
Elimle ağzımı silerek doğrulduğumda, "Ne kadar da azgın bir şeymişsin Hande, seninle daha çok işimiz var!" deyip arabayı çalıştırdı. Ben köye gideriz diye düşünmüştüm, ama farklı bir yola girdi ve dağlara doğru sürdü arabayı. "Nereye gidiyoruz Cemil amca?" deyince, "Görürsün birazdan!" deyip pis pis sırıttı. Gittikçe yükseğe çıkıyorduk ki sonunda taştan yapılma küçük bir yayla evine geldik. Evin uzağında yakınında hiçbir yerleşim yoktu. Arabayı park edip indik. Evin kapısını açıp, "Geç içeri!" dedi. İçeri girdim. Bir oda, mutfak ve uyduruk bir banyosu olan küçük bir evdi. Divan, yer minderleri gibi klasik köy eşyalarıyla döşenmişti ve bir de soba vardı. "Cemil amca niye geldik buraya?" dedim. Cemil amca, "Babanları ara, işin çıktığını, bu gün köye gidemeyeceğini söyle!" dedi. O an planını anlamıştım. "Aramama gerek yok, köye gideceğimi bilmiyorlardı zaten!" dedim.
Yayla havası serin olduğundan Cemil amca hemen sobayı yakıp, çay suyu koydu. "Söyle bakalım, benim yarım akıllı oğlan iyi sikiyor mu seni?" dedi. Utanarak da olsa, "Evet Cemil amca, deli gücü var, nazar değmesin!" dedim. İçerisi ısınmaya başlayınca Cemil amca birden soyunmaya başladı ve "Hadi soyun sen de!" dedi. Yavaş yavaş üzerimdekileri çıkarmaya başladım. Sütyen ve külotla kalmıştım, ama Cemil amca tamamen soyunmuştu. O göbekli ve kıllı vücudunu görünce biraz keyfim kaçsa da önünde sallanan heybetli siki iştahımı açmıştı. Önüne diz çöktürdü ve sikini ağzıma verdi. Biraz saksonun ardından siki kazık gibi olmuştu.
Ayağa kaldırıp sütyenimi ve külodumu da çıkardı. "Off, hayal ettiğimden daha süpermişsin, orospu seni!" deyip elini amımda gezdirmeye başladı. Kalın parmakları amıma girdikçe irkiliyordum. Beni divana yatırdı ve bacaklarımı açıp amımı yalamaya başladı. Bunu hiç beklemiyordum, hemen siker boşalır bırakır diye düşünmüştüm, ama Cemil amca sandığımdan daha zevk sahibi çıktı. Amıma resmen gömülmüş yalıyordu, ama öyle böyle bir yalama değil, imkanı olsa kafasını komple amıma sokacak gibiydi. Köpek gibi şapır şupur yalamasına fazla dayanamadım ve şiddetli bir orgazm yaşadım.
Gülerek doğruldu ve "Orospuya bak, nasıl da zevk alıyor!" deyip sikini amıma sürtmeye başladı. Sonra da yavaş yavaş amıma girdi. Misyoner pozisyonda yavaş tempoda sikmeye başladı. Cemil amca biraz kilolu olduğundan minyon bedenim altında kayboluyordu. Biraz hızlanmaya başlayınca inlemeye başladım. Evimde sikilirken komşulara ses gitmesin diye hep kendimi tutardım, ama burada tamamen saldım kendimi ve içimden geldiği gibi zevk alarak yüksek sesle inlemeye başladım. Sanki içimde uyuyan orospu uyanmış gibiydi. Çok geçmeden şiddetle orgazm olup bacaklarımı beline dolamıştım ve halen sert sert pompalanıyordum. Sobada yanan odunların çıtırtısı romantik bir ortam oluştururken Cemil amca da deli gibi inliyordu amımı sikerken...
Birden amımdan çıkıp beni domalttı. "Senin şu götüne bayılıyorum Hande!" diyerek götümü avuçlayıp tokatladıktan sonra tekrardan amıma girdi. Zevkten inleye inleye, koca götümü eze eze amımı sikmeye devam etti. Bir süre siktikten sonra yavaşlayıp sikini çıkardığı gibi sırtıma boşaldı. Yorgunluktan divana yığılmış kalmıştım. Cemil amca da yanıma oturmuş soluklanıyordu. Soluklanması bitince götümü hafif hafif okşayıp güzelliğime övgüler yağdırdı. Bense evin taş duvarlarını izleyip bulunduğum durumun garipliğini hazmetmeye çalışıyordum...
Bir süre sonra Cemil amca kalkıp sobanın üstüne kestane attı. Dolapta yarım şişe rakısı varmış, çıkardı. Kestaneler olunca ikimize de birer bardak rakı doldurdu. Sobanın yanında yer minderlerine oturup içerken sohbet etmeye başladık. Cemil amca bana Harun'la sikişmelerimi anlattırıyor, "Nasıl olur da senin gibi güzel bir kız bizim gibi hödüklere siktirir be!" deyip gülüyordu. İkinci bardaktan sonra ben hafiften çakır keyif olmuştum, kafam dönüyordu. Yarım şişeyi tamamen bitirdiğimizde ise ben iyiden iyiye kafayı bulmuştum. Yanan sobadan dolayı içerisi epey bir ısınmış, Cemil amca ise oturduğu minderde mayışmıştı.
O an sebebini anlamadığım bir şekilde bana bir azgınlık geldi ve Cemil amcanın kucağına kendimi yerleştirip sikine sürtünmeye başladım. Cemil amca ağzını yaya yaya, "Seni azgın orospuuu, doymadın mı?" deyip memelerime yumuldu. Siki zor kalksa da, sonunda kıvama gelince elimle tutup amıma yerleştirdim. Kucağında yavaş yavaş zıplayarak kendimi siktiriyordum. Alkolün ve sobanın sıcaklığından dolayı götümden terler akmaya başlamıştı, sıcak bastıkça iyice hızlandım. Deli gibi hoplarken götüm Cemil amcanın kasıklarına çarpıp şap şap ediyordu...
Nerdeyse 10 dakika kadar kucağında zıpladım. Sonunda Cemil amca beni üstünden ittiği gibi, "Amına koduğumun orospusu!" deyip bir hışımla üzerime gelip amıma girdi. Yerdeki mindere zımbalaya zımbalaya sikiyordu beni. Artık sırtım ağrımış, bacaklarım ayrılmaktan uyuşmuştu ki, Cemil amca, "Ohhhhhh!" diye böğürerek üzerime yığılıp amıma boşaldı. Bu tempodan sonra ikimiz de divana kendimizi zor attık. Hem yorgunluktan, hem alkolden dolayı sızıp kalmışız...
Mutfaktan gelen seslerle kendime geldiğimde vakit öğlen olmuştu. Cemil amca benden biraz önce kalkmış, mutfakta yiyecek birşeyler hazırlıyordu. Ben esneye esneye divanda debelenirken Cemil amca gelip götümü avuçlayarak, "Bayılıyorum senin şu götüne Hande! Kalk hadi, kazanın altını yaktım, su ısınmıştır, banyo yap ta karnımızı doyuralım, menemen yapıyorum!" deyip götüme bir tokat atıp kaldırdı. Banyoya girip yıkanıp çıktım, sadece sütyen külot giyip mutfağa geçtim. Yemeğimizi yedikten sonra Cemil amca, "Hadi giyin de şehre dönelim!" dedi. "Hadi ya, hemen dönecek miyiz, biraz daha kalsak olmaz mı?" deyiverdim. Cemil amcanın gözleri parladı ve "Bak sennnn, azgınlığın geçmedi mi orospu?" dedi. "Geçmedi!" deyip sütyen ve külodu çıkarıp divana geçtim. Cilveli cilveli kendimi okşuyor, "Hadi gelsene!" diyordum.
Cemil amca aceleyle masayı toparlayıp yanıma geldi. Memelerimden başladı yalamaya. Acele etmeden tadıma varıyor, her yerimi doyasıya yalıyordu. Amımı yalarken bir parmağını götüme sokunca irkildim, "Cemil amcaaa, ne yapıyorsun?" dedim. "Hiç sesini çıkarma Hande!" deyip götümü parmaklamaya devam etti. Bir parmak, iki parmak derken üç parmağını da götüme sokmuştu. Amımı yalarken üç parmağı da götümde çalışınca ben fazla dayanamadım ve adeta böğürürcesine müthiş bir orgazm yaşadım.
Sonunda beni domaltıp, bolca tükürüklediği göt deliğime sikini dayadı. Götten sikilmeye hiç hazır hissetmiyordum kendimi, ama çok da istiyordum. Kendimi kasmayı bırakınca yavaş yavaş sikini sokmaya başladı. Ortadan ikiye yarılıyor gibi hissettim kendimi. Acıyla fena inliyordum, ama Cemil amca, "Ohhh, kurban olurum bu göte!" deyip delicesine götümü sikmeye başlamıştı. İki eliyle de belimden kavramış kendine çeke çeke, kökleye kökleye sikiyordu götümü. Bana bir asır gibi gelen uzun bir süre götümü sikip böğürerek götümün içine boşaldı. Sikini götümden çıkarmadan üzerime yığılınca ben de dizlerimde derman kalmadığı için yığılıp divana yapıştım. Divanla Cemil amcanın arasında pestil olmuştum.
Siki inince götümden çıktı, banyoya girdi. O banyo yaparken biraz kendime gelmiştim. Cemil amca banyodan sikini sallaya sallaya çıkıp, "Hadi gidelim artık!" deyince moralim bozulmuştu, nedense gitmek hiç içimden gelmiyordu. Bunu nasıl söyleyebildiğime şaşıyorum, ama, "Gitmeden önce son bir kez daha sik beni bari!" dedim. "Sen ne doymaz orospuymuşsun be! İliğimi damarımı kuruttun, halen sikilmek istiyorsun. Al bakalım, kaldırabilirsen sikeyim!" deyip sikini ağzıma verdi.
Taşaklarını okşayarak sikini bir güzel yaladıktan sonra nihayet kaldırabilmiştim. Hemen misyoner pozisyona geçtim ve sikilmeye başladım. Bu sefer içimi daha farklı bir azgınlık kaplamıştı. Bacaklarımı iki yana ayırmış, iki elimle Cemil amcanın götünü kavramış, "Daha sert sik, parçala amımı, hadi!" deyip kendime çekiyordum. "Lan oropsu çek elini götümden, huylanıyorum!" dese de ben götünü iyice kavramış pompaladıkça kendime çekiyordum. "Hadi! Bu kadar mı? Oğlun bile daha iyi sikiyor!" deyip gaza getirmeye çalışıyordum. Birden sinirle sikmeye başladı. İki eliyle memelerimi tutmuş koparacakmış gibi asılıyordu. Ben halen kudurmuş gibi, "Hadi, daha hızlı sik!" diye söylenip duruyordum. Ben söylendikçe o da bana karşı sertleşiyor, bazen omuzlarıma bastırıyor, bazen de boğazımı sıka sıka sikiyordu ki, yine müthiş bir şekilde orgazm oldum. Benden az sonra da Cemil amca, "Geliyorum orospu!" diye bağırarak döllerini amıma boşalttı.
Kendime şaşıyordum. Hiç böyle yapacak biri değildim, bir an kendimden utandım. Bunca yıllık ömrümde tabularımı yıktığım gün sanırım bu gündü. Gönlümden nasıl geçiyorsa öyle davranmıştım bu gün. Adeta içimde uyuyan bir orospu vardı ve bu gün uyanmıştı.
Cemil amca, "Azgın orospu seni, seni doyurmanın yolunu biliyorum, haftaya da buraya geliyoruz, o gün sizi izleyen arkadaşlarımı da çağıracağım, bakalım aynı anda dört yarakla başa çıkabilecek misin!" diye söylene söylene üzerimden kalktığında ben orgazm olmanın verdiği mayışmayla yattığım yerden ahşap tavanı izliyordum.
Az sonra, "Kalk hadi gidiyoruz!" sesiyle irkildim. Cemil amca giyinmişti. İstemeye istemeye kalkıp üzerimi giyindim ve dışarı çıktım. Temiz hava iyi gelmişti. Arabaya oturur oturmaz götümün ağrısından ne kadar hor kullanıldığımı anladım. Cemil amca da bitkindi. Yol boyunca hiç konuşmadan şehre döndük. Apartmanın önüne geldiğimizde telefonunu verip, "Kaydet numaranı ve çaldır kendini!" dedi. Dediğini yaptım. "Unutma, haftaya pazar günü yine yayla evine gidiyoruz. Pazar günü sabahtan alırım seni!" diyerek beni indirip gitti. Eve girer girmez hemen kendimi duşa attım. O gece mışıl mışıl uyumuşum...
Pazartesi günü Harun'la yine işe gidecektik. Sabah arabaya biner binmez elini bacağıma attı ve "İki gündür amına koyamadım, özlemişsindir Handem!" dedi. Götümün ağrısıyla (Merak etme, baban yokluğunu aratmadı!) diyesim geldi ama kendimi tutup sadece pis pis sırıttım. Akşam iş çıkışı Harun'un ısrarıyla yine eve aldım ve bir güzel sikiştim. Yayla evinde Cemil amca da ayrı bir zevk vermişti, ama Harun'un o bitmeyen enerjisi beni alıp uçuruyordu. O gece Harun'a götten de verdim, hazır götüm genişlemişken anal seksi de tatsın istedim...
İşimiz bittiğinde Harun'a, çok yorgun olduğumu ve onunla bir süre sikişemeyeceğimi, bir iki hafta dinlenmek istediğimi söyleyip evden gönderdim. Duşumu alıp yastığa kafamı koyduğumda yayla evinde Cemil amcayla yaşadığım sikişler aklıma geldi. Bir dahaki pazarı iple çekiyordum, üstelik bir dahaki sefere Cemil amcanın arkadaşları da olacaktı. Aklıma dört erkekle türlü türlü fantaziler geliyordu. Sanırım içimdeki orospuyu artık daha fazla dizginleyemeyecektim :)
(Hande)
25 notes
·
View notes
Text
Günaydın değerli Tumbir ailesi ☀️
Hayat devam eder!!
Yeri gelir üzüntüden kahroluruz, yüreğimiz sıkışır ağlarız, cennette ki sevdiklerimizi özleriz mutsuz oluruz....
Ve hatta uzaklarda ki sevdiklerimizin hasreti burkar içimizi mutsuz oluruz...
Ama işte herşeye rağmen hayat devam eder....!!
Huzurlu mutlu bir Pazar günü geçirmenizi diliyorum..!🧚🕊️

Sevgilerimle 💙🕊️
102 notes
·
View notes
Text
Pazar günü çalışmanın güzellikleri yollar bomboş insanlar daha sakin havada tatlı bir soğukluk var metrobüste oturdum kitap okudum iş yeri daha tenha daha sessiz otobüs beklerken duraktaki cafe boş rahat rahat oturabiliyorum sabah sekizinde de kalksam kendimi böyle teselli edebiliyorum.
26 notes
·
View notes
Text
Bir bayanın çağrısı:
“Çok şey mi istiyorum?” Ben de sekiz saat çalışıp geldiğimde yemek hazır sofra kurulu yiyip bir kenara çekilip TV izlemek istiyorum.
Sofra kaldırılmış bulaşıklar yıkanmış, çayım demlenmiş, meyvem, çerezim gelmiş keyifle yiyip içip, uykum geldi gidip yatmak istiyorum.
Banyoya, wc’ye girip her seferinde temizlenmiş görmek ama kimin temizlediğini dert etmemek istiyorum. Annem, babam, akrabalar, misafirler gelsin saatlerce ikramlık hazırlansın, ikram edilsin tonlarca çıkan bulaşığı biri yıkasın, ben gırgır şamata muhabbet edeyim, misafir gidince de evi tertemiz bulmak istiyorum.
Çocukların ödevini takip etsin yemek seçtikleri için her birine ne yer kaygısı çeksin, sürekli isteklerine karşılık versin, tertemiz giydirsin uyutsun, okul ders takibini yapsın, dışarıdan etkilenip kötü huylar edinmesini, konuşmasını engelleyecek, abur cubur için, tablet saatlerce ısrarlara karşılık verecek bana dokunmayacak birini istiyorum.
Pazar alışverişim yapılsın, çöpüm atılsın, çamaşırım yıkansın, ütülenip çekmecede giymem için hazırlansın istiyorum. Her gün ne yiyeceğim düşünülsün alışverişe çıkılsın ama az para harcansın istiyorum.
Biraz ses gürültü olunca ‘Amannn bir huzur vermediniz’ deyip kapıyı çarpıp düşünmeden eşi çocuğu bırakıp arkadaşlarla kafa dağıtmak istiyorum.
Her şeyi yapsın ama dırdır etmesin istiyorum. Hep yüzü gülsün hiçbir yeri ağrımasın hep hizmet etsin istiyorum.
Çok şey mi istiyorum?

31 notes
·
View notes
Text
dün gece çok geç uyudum neredeyse sahur yaklaşmıştı. sahur yap vs derken uyuma saati altıyı buldu ve sabah sekiz yirmiye alarm kurup uyandım. yüz tane yetim yavrumuz için bayramlık alma programımız vardı. toplasam üç saat gibi bir uykuyla ayaktayım. program saat birde bitti ordan da ortancayı aradım arabayı al pazara gel kızım diye. pazarı da yapmış olduk. pazar malzemelerini mutfak masasına bıraktım oturma odasına geldim sadece biraz dinleneyim istiyorum. sonra akşam iftar hazırlığı ve iftardan sonra kaçırmak istemediğim bir konser var kim olduğunu söyleyemiyorum yaşadığım yeri buluyorsunuz sonra :) hayat bu kadar hareketli iken mutluyum ben yoksa sakinlik ve sessizlikte içime dönüyorum ve melankolik takılıyorum. benim yorulmam lazım..
8 notes
·
View notes
Text
Dünyanın en güçlü ve en tatlı kadın vokallerinden doyumsuz sesli Concetta Rosa Maria Franconero veya sahne ismiyle Connie Francis'ten bir pazar günü şarkısı. O, yeri doldurulamaz bir güzellik ve tatlılıktı.

#connie francis#oldies music#oldies#nostalghia#nostalgia#nostalgic#nostalji#vintage#vintage style#vintage aesthetic#60s style#60's#60s fashion#60s music#60s icons#black and white#siyah beyaz aşk#rock and roll#bella italia#canzone#canzone italiana
14 notes
·
View notes
Text
İzmir’in Gizli Cennetleri: İzmir Muhtarı
İzmir, Türkiye’nin batısında, denizin ve tarihin buluştuğu nadide bir şehir. Yüzünüzü güneşe döndüğünüzde, Ege'nin hafif rüzgarıyla ferahlatan İzmir’de gezilecek yerler listesi yaparken, bu şehirde keşfedilecek birçok gizli köşe olduğunu göreceksiniz. İzmir Muhtarı olarak şehir hakkında her şeyi bilmek isterseniz, doğru yerdesiniz. Hem tarihi hem modern yüzleriyle İzmir, ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunuyor. İşte İzmir'de gezilecek en güzel yerler!
İzmir’de Görülmesi Gereken 10 Yer
1. Konak Meydanı ve Saat Kulesi
İzmir’in kalbinde yer alan Konak Meydanı, şehrin simgelerinden biri olan Saat Kulesi’ne ev sahipliği yapıyor. 1901 yılında inşa edilen bu tarihi kule, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinden kalan nadide yapılar arasında yer alıyor. Saat Kulesi'nin etrafındaki meydan, şehir hayatının tam merkezinde, alışveriş yapmak veya sadece yürüyüş yapmak için ideal bir yer.
2. Alsancak: İzmir’in Enerjik Semti
Alsancak, İzmir’in en canlı ve enerjik semtlerinden biri. Kafeler, restoranlar ve butiklerle dolu bu semt, özellikle akşamları hareketleniyor. Alsancak’ta dolaşırken, şehrin modern yüzünü yakından görebilirsiniz. Ayrıca, sahil boyunca yürüyüş yapmak da oldukça keyifli!
3. Kordonboyu: Denizle Buluşma Noktası
İzmir’in en güzel yürüyüş rotalarından biri olan Kordonboyu, denizle buluştuğunuz bir yerdir. Özellikle gün batımında, İzmir Körfezi’ne karşı yürüyüş yapmak muazzam bir deneyim sunar. Kordonboyu boyunca, denizin ve şehrin güzel manzarasına karşı oturabileceğiniz pek çok kafe bulabilirsiniz.
4. Kadifekale: Tarihin Göbeğinde
Kadifekale, İzmir’in tarihini keşfetmek isteyenler için mükemmel bir noktadır. Şehrin merkezine hakim bir tepe üzerinde yer alan bu kale, hem tarih hem de harika bir şehir manzarası sunar. Kadifekale’ye tırmanmak biraz efor gerektirebilir, ancak zirvede sizi bekleyen manzara tüm yorgunluğunuzu alacak.
5. Agora: Tarihin İzleri
İzmir’in antik dönemine ışık tutan Agora, Roma dönemine ait kalıntılarıyla ünlüdür. Şehrin merkezinde bulunan bu antik pazar yeri, hem tarih meraklıları hem de fotoğrafçılar için harika bir mekandır. Agora’yı gezmek, adeta geçmişe bir yolculuk yapmak gibidir.
6. İzmir Arkeoloji Müzesi: Zamanın İzleri
İzmir Arkeoloji Müzesi, bölgenin zengin tarihini sergileyen etkileyici bir müzedir. Burada, antik çağlardan kalma eserler ve heykeller arasında dolaşarak, İzmir ve çevresindeki tarihi buluntuları görebilirsiniz. Müze gezisi, tarih ve kültür tutkunları için keyifli bir deneyim sunar.
7. Şirince: Köyün Şirin Hali
İzmir’in hemen dışında bulunan Şirince, tarihi taş evleri ve kendine özgü atmosferiyle ünlü bir köydür. Şirince’yi ziyaret ederek, tarihi bir köyde yürüyüş yapabilir, yerel şarapları tadabilir ve geleneksel el sanatlarıyla ilgili alışveriş yapabilirsiniz. Şirince, şehir hayatından uzaklaşıp huzuru bulmak isteyenler için ideal bir kaçış noktasıdır.
8. Ephesus: Antik Şehir
İzmir’in yakınlarında yer alan Efes, antik dönemin en önemli şehirlerinden biridir. Artemis Tapınağı, Celsus Kütüphanesi ve Büyük Tiyatro gibi etkileyici yapılarıyla Efes, tarih meraklıları için mükemmel bir destinasyondur. Burayı gezmek, tarih ve arkeolojiye olan ilginizi artırabilir.
9. Karşıyaka: İzmir’in Modern Yüzü
Karşıyaka, İzmir’in modern ve dinamik semtlerinden biridir. Burada alışveriş merkezleri, parklar ve sahil boyunca yürüyüş alanları bulunur. Karşıyaka’yı gezmek, şehirdeki modern yaşamı yakından görmek isteyenler için harika bir fırsattır.
10. Seferihisar: Sakinlik ve Doğa
İzmir’in güneyinde yer alan Seferihisar, sakin bir kıyı kasabasıdır. Doğayla iç içe bir tatil yapmak isteyenler için mükemmel bir yerdir. Seferihisar’da doğa yürüyüşleri yapabilir, temiz plajlarda vakit geçirebilir ve yöresel ürünlerle dolu pazarları ziyaret edebilirsiniz.
İzmir’de Ne Yapılır?
İzmir, ziyaretçilerine sadece gezilecek yerler değil, aynı zamanda çeşitli aktiviteler de sunar. Şehirde yapılabilecek bazı şeyler şunlardır:
Kültürel Etkinliklere Katılmak: İzmir, yıl boyunca birçok kültürel etkinliğe ev sahipliği yapar. Konserler, tiyatro oyunları ve sanat sergileri gibi etkinlikler hakkında bilgi alarak, şehri daha yakından tanıyabilirsiniz.
Yerel Lezzetleri Denemek: İzmir mutfağı, zengin ve lezzetli yemekleriyle ünlüdür. İzmir köfte, kumru ve boyoz gibi yöresel lezzetleri denemeden şehri terk etmeyin.
Sahilde Zaman Geçirmek: İzmir’in sahil şeritleri, denizle buluşmak için ideal alanlardır. Yüzme, güneşlenme veya sadece denizin tadını çıkarma fırsatını kaçırmayın.
Sonuç
İzmir, tarih ve modern yaşamı bir arada sunan, gezilecek ve keşfedilecek birçok yeri olan bir şehir. İzmir Muhtarı olarak, şehirde geçirdiğiniz her anı dolu dolu yaşayabilirsiniz. İzmir’de gezilecek yerler listemizle, şehirdeki en popüler ve gizli güzellikleri keşfetmeye hazır olun. Unutmayın, İzmir sadece bir şehir değil, aynı zamanda bir yaşam tarzıdır!
SSS (Sıkça Sorulan Sorular)
1. İzmir’de en iyi zaman ne zaman gezilir? İzmir’i ziyaret etmek için en ideal dönemler ilkbahar (Mart-Mayıs) ve sonbahar (Eylül-Kasım) aylarıdır. Bu dönemlerde hava genellikle hoş ve turist kalabalığı daha azdır.
2. İzmir’deki en iyi plajlar hangileridir? İzmir’deki en popüler plajlar arasında Cesme Ilıca Plajı, Alaçatı Plajı ve Seferihisar Sığacık Plajı bulunur.
3. Şirince’ye nasıl ulaşabilirim? Şirince, İzmir şehir merkezinden araçla yaklaşık 1 saat uzaklıktadır. İzmir’den Selçuk’a gitmek, ardından Şirince’ye doğru devam etmek en kolay yoldur.
4. İzmir’de alışveriş yapmak için en iyi yerler nerelerdir? Alsancak’taki butik mağazalar, Kemeraltı Çarşısı ve İzmir Optimum Outlet gibi yerler alışveriş yapmak için ideal mekanlardır.
5. İzmir’de gezilecek tarihi yerler nelerdir? İzmir’de gezilecek önemli tarihi yerler arasında Agora, Kadifekale ve Efes Antik Kenti bulunur.
44 notes
·
View notes
Text

Travel Bulgaria 05 / Burgaz:
Dereköy sınır kapısı çıkış: 08 Ağustos 2024, Perşembe.
Hudut kapısına gelmeden önce son akaryakıt istasyonundan depoyu doldurup sınır kapısına ulaştığımızda 5-6 araçlık kısa bir sınır kuyruğuna girdik ama Bulgaristan tarafından çıkışımız yaklaşık iki saat sürdü. Bugün günlerden perşembe. Cuma, cumartesi ve pazar günleri hafta sonu tatili nedeniyle yoğun giriş çıkış trafiğine yakalanmamak için özellikle bu günü seçtik, nafile. Almancıların tatil dönemlerinde de yoğun giriş çıkışlar oluyor. Bu dönemde Bulgaristan için Kapıkule sınır kapısından uzak durmak gerekiyor. Haliyle anlamsız bir şekilde yoğun olmadığını sandığınız bir giriş çıkış esnasında saatlerce beklemek söz konusu. Bir kaç öğünlük sandviç ile biraz meyve ve yeteri kadar içecek bulundurmak gerekiyor. Bu arada fiyatların daha iyi algılanabilmesi için kur ve benzin fiyatını not düşeyim ki, bir kaç yıl sonrası halimiz ne olur, bir bakarız:
1 Euro: 37,00 TL
1 Leva: 19,20 TL
1 Litre benzin: 44,34 TL / 2,53 Leva
Yurt dışına çıkmadan önce ödediğim sigorta, vergi ve haraçlar şöyle:
Araç yeşil kart sigorta: Üç aylık: 3.706 TL
Araç kaskosuna yurtdışı için ek zeyilname: 1.700 TL
Yurt dışı çıkış harcı: 150 TL
Bulgaristan için yol vergisi: Vinetka: 7 günlük: 366 TL
AirAlo, Bulgaristan için aylık 15 GB internet paketi: 325 TL
Ayrıca Bulgaristan' da araç farları sürekli açık olacak ve ücretsiz park yeri yoksa araç mutlaka ücretli otoparka bırakılmalı.
11 notes
·
View notes
Text
Pazarcılık ve İletişim: Sedat Yeşilfidan'ın Başarı Hikayesi
Pazarcılıkla İletişimi Birleştiren Sedat Yeşilfidan Amasya Üniversitesi Merzifon Meslek Yüksekokulu Gazetecilik ve Habercilik Bölümünden 2019 yılında mezun olan Sedat Yeşilfidan, eğitim hayatının ardından Bursa’da pazarcılık yapmaya başlamıştır. Şu anda Bursa’nın Nilüfer ilçesindeki Altınşehir Pazar Yeri‘nde mevsim yeşillikleri ve çeşitli sebze ürünleri satan Yeşilfidan, işine olan tutkusunu ve…
#Altınşehir Pazar Yeri#Amasya Üniversitesi#Bursa#İletişim#mevsim yeşillikleri#müşteri memnuniyeti#pazarcılık#sebze ürünleri#Sedat Yeşilfidan#yerel ekonomi
0 notes