#filmlerim
Explore tagged Tumblr posts
Text
resulullah süper bir insandı, ben o kadar değilim. resulullah yolda ebu bekir’i görse "es selamu aleyküm ya sıddık" derdi, ben yolda ebu bekir’i görsem tanımam. resulullah asla yalan söylemezdi; ben annem ölürken hiç ağlamadım. ben annem ölürken çok ağladım çünkü annem gırtlağından hırıltılar çıkarırken nasıl terliyordu, görmeliydiniz. resulullah azrail’i yolda görse tanırdı; ben azrail’i annemin yanında görseydim ona bir çift lafım olurdu, derdim ki şimdi yani af edersin ama o sıktığın annemin gırtlağı. resulullah olsa ona bunları söylesem o bana gülümserdi; o bana gülümserdi ben ona derdim ki, anam babam yoluna feda olsun ey allah’ın resulü; fakat şu koca melek, annemin gırtlağını sıkıyor, bir şeyler yapamaz mıyız? resulullah orada olsaydı annemin elini tutardı derdi ki; "kızım ha gayret!". ben orada olsaydım annemin elini tutardım ve derdim ki "anneciğim ölmesen…". ben oradaydım, annemin elini tuttum ve dedim ki "anneciğim seni ben…". annem döndü, bana bir baktı, o bakışı görmeliydiniz. resulullah o bakışı görseydi merhametten ağlardı; ben o bakışı gördüm, haşyetten bayılacaktım ama annem elimden tuttu. ne tuhaf, anneler ölürken bile çocuklarının, anneler ölürken bile çocuklarının ellerini bırakmıyor ne tuhaf. resulullah çok şanslı bir insan, annesi öldüğünde o küçücüktü; benim annem öldüğünde ben küçücük değildim, zaten şanslı birisi de değilimdir, filmlerim iş yapmaz. annem daha yeni öldü, fazla uzaklaşmış olamaz. olamaz dedim annem son nefesini alıp da vermeyince. verse de ben alsam onu, içim ferahlasa, siz de görseniz. resulullah tutsa annemin elinden, birlikte geçseler çölü. nasıl olsa resulullah da ölü, annem de ölü.
30 notes
·
View notes
Text
Hanım filminde kaptan "Senin yüreğin iyilik dolu Olcay, bu dünyada acı çekmeden yaşayamazsın. " diyor...
Yıldız Kenter Olcay rolünde yüzündeki çaresizlik ve acı çok net hissediliyor. 1989 gösterime giriş tarihi imiş ... Son günlerde karşıma çok çıkıyor bu film ama izlemeye korkuyorum. Okumaktan korktuğum kitaplarım gibi izlemekten de korktuğum filmlerim var böyle. Hanım da bunlardan biri.
Günaydın olsun yüreği iyilik dolu olanlara. Kibirden yoksun hatır bilenlere ve kırdığı kalbi onarmayı bilenlere selam olsun...
5 notes
·
View notes
Text
yine 2-3 kelimeyi bir araya getiremediğim, üstüne en ufak bir eylemi bile gerçekleştirmeye erindiğim bir döneme girdim ve çok mutsuzum. yağmurlu günde güzel bir antik kent gezisi toplardı bu kafayı oysa ki. efes'in beni çağırdığını hissediyorum. uzun süre sonra aynı yere uğramak garip hislere sevk ediyor insanı. o zamanki duyguların, dertlerin, hayatındaki insanlar.. elimde narin bir hediye kutusu ve sevdiğim kadını aylar sonra görmenin verdiği mutluluk ile turladım efes'i 10 yıl önce. bu sefer derdi -akla gelebilecek her anlamıyla- hayat olan, hediyesiz ve yalnız bir adam olarak yürüyeceğim. güzel fotoğraflar da çekebilirim; canıgönülden isterim bunu, fakat son zamanlarda görüntü vermekten imtina eden filmlerim oldu hep ve korkuyorum artık bir başkasını kullanmaya. parası umrumda değil, bir hevesle kaydettiğin anların yerine soluk kareler görmek üzüyor fazlasıyla
5 notes
·
View notes
Text
35mm film fiyatları 400-500 liradan başlıyor onlar da ya tükenmek üzere ya da tükenmiş. Yurtdışında renkli filmler 8-10 £, siyah beyaz filmler 3-5 £ arasında şu aralar. Bu şartlar altında her şey kur yüzündense eğer film fiyatlarının 100 lira ile 400 lira arasında olması gerekiyor. Yani 100 liranın üzerinde en azından siyah beyaz film bulabilmeniz lazım. Ama burada 400 liraya film bile bulamaz olduk. Aşırı derecede sinirimi bozan bir durum bu. İlk aldığım filmleri hatırlıyorum. Siyah beyaz filmlerim 15-20 lira bandındaydı, ektar 100 almıştım ilk renkli filmim 40 liraydı ki ektar o dönem için en pahalı filmdi orta format makinelerde, herkes için üretilmiş ve kullanıma hazır en iyi filmdi. fuji ve diğer kodak türleri 40 liranın da altındaydı.
bugün itibariyle 1 tane ektar 800 lira civarında. tşk tr.
9 notes
·
View notes
Text
Artık tutunacak tek şeyim şarkılar ve filmlerim...
4 notes
·
View notes
Text
Her şeye tekradan başlıyorum; sevdiğim kitaplarıma, şiirlerime, filmlerime, podcastlerime, oyunlarıma, gezilerime, hayallerime en çok da özlediğim kendime..
2 notes
·
View notes
Text
resulullah süper bir insandı, ben o kadar değilim.
resulullah yolda ebu bekir'i görse es selamu aleyküm ya sıddık derdi,
ben yolda ebu bekir'i görsem tanımam.
resulullah asla yalan söylemezdi; ben annem ölürken hiç ağlamadım.
ben annem ölürken çok ağladım çünkü annem
gırtlağından hırıltılar çıkarırken nasıl terliyordu, görmeliydiniz.
resulullah azrail'i yolda görse tanırdı;
ben azrail'i annemin yanında görseydim ona bir çift lafım olurdu,
derdim ki şimdi yani af edersin ama o sıktığın annemin gırtlağı.
resulullah olsa ona bunları söylesem o bana gülümserdi;
o bana gülümserdi ben ona derdim ki, anam babam yoluna feda olsun ey allah'ın resulü;
fakat şu koca melek, annemin gırtlağını sıkıyor, bir şeyler yapamaz mıyız?
resulullah orada olsaydı annemin elini tutardı derdi ki 'kızım ha gayret!'
ben orada olsaydım annemin elini tutardım ve derdim ki 'anneciğim ölmesen'
ben oradaydım annemin elini tuttum ve dedim ki 'anneciğim seni ben'
annem döndü bana bir baktı o bakışı görmeliydiniz.
resulullah o bakışı görseydi merhametten ağlardı;
ben o bakışı gördüm haşyetten bayılacaktım ama annem elimden tuttu.
ne tuhaf, anneler ölürken bile çocuklarının
anneler ölürken bile çocuklarının ellerini bırakmıyor ne tuhaf...
resulullah çok şanslı bir insan
annesi öldüğünde o küçücüktü;
benim annem öldüğünde ben küçücük değildim,
zaten şanslı birisi de değilimdir, filmlerim iş yapmaz.
annem daha yeni öldü fazla uzaklaşmış olamaz!
olamaz dedim annem son nefesini alıp da vermeyince
verse de ben alsam onu, içim ferahlasa, siz de görseniz
resulullah tutsa annemin elinden birlikte geçseler çölü
nasıl olsa resulullah da ölü annem de ölü
1 note
·
View note
Text
Bunun farkına varmak üzdü de neyse filmlerim ve dizilerim var
0 notes
Text
2023 Yılındaki Favori Filmlerim
youtube
Herkese merhabalar, yeni bir yayına daha hoşgeldiniz. Yılın son günlerine yaklaştığımız bu zamanlarda 2023 senesinde izlediğim ve en çok beğendiğim filmleri sizler için derledim.İsterseniz daha fazla beklemeden buyrun, hemen konunun detaylarına geçelim.
Bu arada yaptığım yayınları beğeniyor ve yeni yayınları kaçırmak istemiyorsanız dinlediğiniz platformlardan abone olarak tüm yayınlara anında ulaşabilir veya [patreon] üzerinden bana destek olabilirsiniz.
Her yılın sonunda izlediğim ve zaman kaybı olarak görmediğim fimleri, yıl sonu yayınlarında paylaşıyorum. 2022 yılının en iyi filmleri adında bu serinin ilk versiyonunu hazırlamıştım. Göz atmak isterseniz, onunda linkini bıraktim. Bu listeyi sizlerle paylaşırken sadece benim şahsi görüşüme göre değil imdb ve sinemalar.com’un bu filmlere vermiş olduğu puan sıralamasına göre bu listeyi oluşturdum. Bu arada filmlerin bu platformlardaki değerlendirme puanları ileride değişkenlik gösterebileceği için bu yayını hazırladığım tarih olan 27 kasım 2023 tarihi ile bu verilere ulaşıp bu yayında kullandığımı da belirtmek isterim. Gelin listemize hemen göz atalım.
Blackberry
Imdb üzerinden 7.4 puan alan Blackberry filmi, bir zamanların en başarılı telefon üreticisi olan Blackberry firmasının nasıl kurulduğunu ve bu sektörün lideri halindeyken Apple’a karşı direnemeyip nasıl bu sektörden çekildiğini ele alıyor. Teknoloji ve girişimcilik hikayeleri benim çok ilgimi çektiği için ben filmi oldukça beğendim. Eğer sizde benim gibi böyle firmaların arkaplanında ki hikayelerini merak eden biriyseniz bu filmi beğeneceksiniz diye düşünüyorum. Sinemalar.com ise bu filme 5.8 puan vermiş.
A Good Person
Listemizin devamında yer alan film “A Good Person”. Morgan Freeman’nın oynadığı filmler benim her zaman ilgimi çekmiştir. Bu filmde de bence oldukça güzel bir iş çıkarmış, film hakkında çok fazla detaya inmeden bahsedecek olursam, Allison evlenmek üzere iken nişanlısını bir kaza sonucunda kaybeder ve hayatı bir anda alt üst olur. Kendisini girdiği deprosyondan çıkamaz bir halde bulur.
Nişanlısının babası rolünde de Morgan Freeman vardır ve torununu yetiştirmekte zorluklar yaşamaktadır. Allison farkına varmadan bu kızla denk gelir ve aralarında bir arkadaşlık başlar. Bu filmde içinizi ısıtacak yapımlardan bir tanesi diyebilirim. Imdb bu filme 10 üzerinden 7 puan, sinemalar.com ise 7.5 puan vermiş.
Film müziklerinden Last Train To Clarksville benim dikkatimi çekti ve hemen spotifyda favorilerim arasına ekledim.
Are you there God? It’s me Margaret
Listemizin 3 .sırasında Are you there God? Its me Margaret” yer alıyor. Imdb’den 7.4 puan alan bu film, 11 yaşındaki Margerat’ın ailesi, arkaşları olan ilişkilerini ele alıyor. Ailesinin New yorktan, New Jersey’e yerleşmesi ile Margerat’ın hayatında da pek çok şey değişime uğruyor. Tanrıya ve dinlere olan inancını sorgularken iken anne ve baba tarafındaki bireylerin bu konudaki baskıları ile Margaretın bu konuya bakışını değiştirmeye başlıyor.
Çoğu kişi kızların izleyeceği tarzda bir film şeklinde bu filme yorum yapmış, bir genç kızın hayatını ele aldığı için sanırım pek çok kişi böyle düşünmüş. Sinemalar.com da bu filme çok az kişi oy verdiği için şu an 10 üzerinden sadece 3.5 puan almış.
Megan
Ben sürekli olarak yapay zekadan, teknolojiden ve bunların yararlı ve zararlı tarafları ile alakalı yayınlar hazırlıyorum. Bu filmde benim o yüden dikkatimi çekmeyi başardı. Chucky serisini andıran fakat bu sefer büyü gibi şeylerle değil yapay zeka kullanarak geliştirilmiş ve çocuklar için bir arkadaş olarak tasarlanmış, Megan piyasaya sürülür. Ve kendi kendine öğrenme mekanizması Megan’nın tasarlandığı sistemin dışına çıkmasına sebep olur. Tahmin edilebilir bir senaryosu olmasına rağmen, yine de konusu beni sürüklemeyi başardı. Imdb üzerinden de bu film 6.4 puan , Sinemalar.com dan ise 6.8 puan almış.
Elemental
Listenin devamında Pixar stüdyolarının piyasa çıkardığı Elemental geliyor. Ben şahsen animasyon izlemeyi çok seven biriyim ancak sürekli şarkı söylemiyor ve dans etmiyor iseler. Pixar çoğunlukla kaliteli işlere imza atıyor ve bu seferede başarılı bir işe imza atmışlar. Pixar’ın kurucusu Ed Catmull yazdığı Creativity Inc. kitabını okuduktan sonra bu filmi izlemek ayrı bir keyifli oldu. Filmimize dönecek olursak;
Her bir elementin kendine has özellikleri olduğu ve bir komünite şeklinde yaşamaya başladıkları bir Dünyada ateş elementinden olan Ember ve su elementinden olan Wade beklenmedik bir şekilde karşılaşırlar. İkisi, tam zıt elementlerden olmalarına rağmen aralarında bir aşk başlar.
Ember’ın ailesinin hayali, aile dükkanlarının başına gelmesi ve ateş elementinden birisiyle evlenmesi olsada Ember bu yolu izleyip izlememe de kararsızdır. Pixar yapımı güzel bir filme uzun süredir denk gelmemiştim ve eğer sizde animasyondan hoşlanıyorsanız bu filmi seveceğinizi düşünüyorum. Elemental, Imdb üzerinden 7 puan sinemalar.com dan ise 7.5 puan almış.
Luca
Bu kategoride bonus olarak bahsedeceğim bir diğer animasyon ise yine Pixar’ın hayata geçirdiği, 2023 senesinde değil 2021 yılında piyasa çıkan “Luca”, benim bu sene izlediğim en güzel animasyonlardan biriydi. İş yerinden bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine izledim ve oldukça beğendim. Denizde yaşamını sürdüren Luca ailesin yasaklarına rağmen karaya çıkmaya karar verir.
Karaya çıkınca insana dönüşen Luca yeni bir arkadaş edinir ve İtalyanın bir sahil kasabasında düzenlenen scooter yarışmasına katılmaya karar verirler. Hiç kimse bu ikilinin deniz canavarı olduğunu bilmemektedir. Scooter yarışının olduğu gün olaylar karışır. Sinemalar.com bu filme 8.2 , IMDB ise 7.4 puan verimiş.
Babylon
Brad Pitt ve Margot Robbie’nin başrollerini üstlendiği Babylon, 1920’lerde Hollywood’un nasıl inşa edildiğini, film sektörünün nasıl evrimleştiğini ele alıyor. O yıllarda filmlerin çekilebilmesi için neler yapıldığını, oyuncuların yaşamlarının nasıl olduğunu ele alan bu film, pek çok dalda da ödülleri toplamayı başardı. Filmin negatif olarak söyleyebileceğim tek yanı 189 dakika olması diyebilirim. Konu her ne kadar insanı sürüklesede ben tek seferde filmi bitiremedim ve iki gece üst üste izleyince filmin sonuna ulaşabildim. Imdb üzerinden de bu film 7.1 puan almayı başarmış. Sinemalar.com ise 6.5 puan vermiş.
Boogeyman
Ben bir korku filmi bağımlısı olarak bu sene çok fazla güzel korku filmine denk gelmedim. Korku filmlerinde de genellikle film ya çok iyi oluyor yada çok kötü, ortasını yakalayanına denk gelmek zor. Bu sene hoşuma giden yapımlardan bir tanesi Boogeyman oldu. Eğer mantık çerçevesinde izlerseniz filmde mantıksız olarak adlandırılabilecek çok fazla şey var. Ancak gerilim sahneleri, beni bu filme çekmeyi başardı. Görünen o ki pek çok insan bu filme çok yüksek puan vermemiş ve IMDB üzerinden bu film 5.9, sinemalar.com dan ise 5.0 puan almış.
The nun 2
Sinemalarında giderek pahalandığı bu zamanda bende sinemada izlenecek filmleri özenle seçmeye başlayanlardan biriyim. The Nun 2 benim bu sene sinemada izlediğim ve beğendiğim filmlerden biri oldu. Serinin ilk filmi, belki bir tık daha bunun üstündeydi diyebiliriz. Keza birinci filmi izlemediyseniz bazı noktaları birleştirmek zor olabilir. Aslında bu seri sadece the nun ile bitmiyor, The Conjuring Universe adında bir şirket ilk olarak 2013 senesinde Conjuring filmi ile piyasaya çıktı ardından Annabella, The nun gibi toplam 8 adet korku filmi yaptılar ve ben bir korku filmi tutkunu olarak hepsini izledim.
The nun 2’da açıkçası beni tatmin etti, bir de korku filmlerini sinemada full karanlıkta ve iyi bir ses sistemi ile izlemek insanı korku filmi moduna tam anlamıyla sokuyor. Ancak pek çok kişi bu filme yüksek puanlar vermemiş Imdb’de 5.6, sinemalar.com da ise bu film 5.9 puan almış.
Scream VI
1996 yılında piyasaya çıkan Scream (Çığlık) serisi 2011 senesinde Çığlık 4’ü çıkardıktan sonra uzunca süre ortadan kaybolmuşlardı. 2022 senesinde Çığlık 5 piyasaya çıkınca ben, bu film çıktığı gün sinemada izledim ancak çok büyük bir hayal kırıklığıydı diyebilirim. Sonrasında artık bu serinini devamını izlemem diye düşündüm fakat Çığlık 6 ters köşe yapmayı başardı. Filmde konu aslında çok fazla değişmesede konunun işlenişi ve bazı gerilim sahneleri filmi bana izletti. Keza pek çok kişi benle aynı düşünüyor sanıyorum ki IMDB üzerinden 6.5 puan , sinemalar.com’dan ise 7.3 puan almış.
Korku filmlerinden bahsederken bu sene Saw X piyasaya çıktı ve bu serinini takipçileri bu filmi kesin izlemişlerdir. Sanırım ben beklentimi çok yüksek tuttuğum için beni çok fazla tatmin etmedi, daha doğrusu filmi, serinin eski filmlerinden ayıran çok büyük bir farklılık görmediğim için beklentim aşağısında bir film oldu. Fakat IMDB bu filme 6.5 , sinemalar.com ise 7.3 puan vermiş.
Past Lives
Bu sene izlediğim aşk ve drama alanında güzel fimlerden bir tanesi Past Lives’dı. Korede çocuk yaşta birbirilerine aşık olan Nora ve Hae, Noranın ailesinin Amerikaya taşınma kararı üzerine ayrılırlar. Nora Amerikada evlenir ve bir gün Hae facebooktan Norayı bulur ve onu ziyarete gider. Bu sene izlediğim filmler arasında IMDB’de en yüksek puanı almayı başaran film bu oldu. Imdb bu filme 10 üzerinden 8 puan, sinemalar.com ise 10 üzerinden 7.5 puan vermiş.
A man called OTTO
Bir Tom Hanks hayranı olarak ben Tom Hanks’in oynadığı hiç bir filmi es geçmem. 2022 yılında piyasaya çıkan A man called OTTO, eşinin kaybeden ve emekli olan OTTO’nun hayatı oldukça negatif şekilde geçmektedir. OTTO katı kurallara sahip olan bir adamdır ve bir gün yaşadığı mahalleye taşınan çocuklu bir aile OTTO’nun bu hayata olan bakışını değiştirir.
Bu filmin Tom Hanks’in belki ortaya koyduğu en iyi yapıtlardan biri olmasa dahi, kendisi oynadığı karakteri her zaman çok iyi domine etmeyi ve izleyiciyi ekrana kitlemeyi çoğunlukla başarıyor. Bu film sinemalar.com’dan 8.4 puan, Imdb üzerinden ise 7.5 puan almış.
Full Time
Fransada yaşayan ve eşinden ayrılmış olan Julie, Pariste bir otelde temizlik görevlisi olarak çalışmaktadır. Paris çok pahalı olduğu için Parise uzak bir kasabada yaşayan Julie, hayatta kalabilmek, ailesine bakabilmek için oldukça zorlu koşullar altında hayatına devam eder. Ben filmi izlerken kendimi kaptırıp sanki film değil birinin hayatını dışardan izleyen bir gözmüşüm gibi hissettim.
2021 yılında piyasa çıkan bu film, IMDB’den 7.4 puan , Sinemalar.com’dan ise 7.1 puan almış. Bu filmi severseniz bunun ardından Netflix’te yayınlanan Barrack Obamanın başrolünü üstlendiği ve seslendirdiği Working: What We Do All Day mini dizi serisine de göz atmanızı tavsiye ederim. Toplumun en alt kesiminden en üst kesimine bireylerin çalışma hayatlarını ele alan bu diziyide ben oldukça beğendim.
The Creator
Bu sene izlediğim en iyi bilim kurgu filmlerinden bir tanesi “The Creator” filmi oldu. Sonu kolayca tahmin edelebilen cinsten bir film olsada görseller, yaratılan gelecek oldukça ilgi çekiciydi. IMDB üzerinden bu film 6.9 puan, sinemalar.com’dan ise 7.2 puan almış.
Missing
Aksiyon meraklıları için “Missing” bence güzel bir yapımdı, bir kaçırılma hikayesini ele alan missing, Sony tarafından piyasa sürüldü. Sony’nin yaptığı filmler her zaman belirli bir kalitede oluyorlar genellikle ve bu filmde pek çok sahne bilgisayar ekranında geçsede benim dikkatimi çekti. Imdb bu filme 7.1 puan, sinemalar.com ise 7.5 puan vermiş.
Dönüp Tekrar İzlediğim Filmler
Ben bazen güzel film bulamadığımda izlediğim eski filmleri tekrardan bulup seyretmeyi seviyorum. Bu sene dönüp tekrar izlediğim ilk film Wonder oldu, ardından The Intern ve çok eski bir yapım olan ama bir tavsiye üzerine ilk defa bu sene izlediğim Life is Beatiful oldukça güzel filmlerdi.
Mini Diziler
Yıllar ilerledikçe uzun soluklu dizilerdense, mini diziler benim daha fazla ilgimi çeker oldu. Daha kısa sürede bitmesi ve yıllar harcamaya gerek kalmadan sonucunu öğrenebildiğim bu diziler bana daha fazla keyif veriyorlar.
The last of US
Bu sene herkesin dilinden düşürmediği ilk dizi “The Last of Us oldu. Benimde bu sene en çok beğendiğim yapım buydu. Playstationda ki the last of us oyunundan sinemaya uyarlanan ve insanlığın büyük bir pandemi sonucunda medeniyeti kaybetmesi üzerine hayatta kalmaya çalışan Joel ve Ellie’nin hikayesini anlatan bu yapım IMDB’den 8.8 puan almış.
Lesson in Chemistry
Apple Tv+’da yayınlanan Lesson in Chemistry, 1950’li yıllarda Los Angelesta geçiyor. Elizabeth Zott çok zeki bir kimyagerdir ve bu alanda ilerlemek için tüm gücüyle savaşır ancak o dönemlerde kimya alanında kadınlara hiç bir olanak sunulmamaktadır. 8 bölümlük bu mini diziyi ben oldukça beğendim. 2023 yılında piyasaya çıkan bu yapım imdb üzerinden 8.3 puan almış.
The bear
Bir “Shameless” hayranı olarak, Shamless’da en çok beğendiğim karakterlerden bir tanesi Lip Gallagher’dı. Ve bu sefer kendisini yine Chicago’da yer alan ancak bu sefer ödüllü bir aşçı rolünde görüyoruz. Shameless’dan kopup gelmiş gibi olan bu mini dizi, abisinden miras kalan ancak neredeyse kapılarını kapatmak üzere olan restoranın başına Carmen’in gelmesi ile olaylar değişmeye başlar. Imdb bu diziye 8.6 puan vermiş.
Black Bird
Aslında geçen sene izlediğim bir dizi olan Black Bird, uzun süredir hapishane filmlerine hasret kalmış biri olarak beni oldukça tatmin etti. Uyuşturucu taciri olan James’in hapishaneye düşmesi ile hikaye başlar, kız çocuklarının öldürmekle suçlanan Larry pskiolojik sorunlara sahiptir ve bu olayları kendisinin yapmadığı savunur. James, Larry’nin bu suçu işleyip işlemediğini öğrenebilirse hapisten kurtulabilecektir. 2022 yılında piyasaya çıkan, 6 bölümlük bu mini dizi Imdb üzerinden 8.1 puan almış.
Shrinking
How I met Your Mother hayranlarının izlemeyi tercih edeceği son mini dizimiz ise Shrinking. How I met your mother’da Marshall olarak tanıdığımız Jason Segel eşini kaybeden ve kızıyla baş başa kalan bir psikoloğu canlandırıyor. Konusu biraz sıradan olarak gözüksede 10 bölümlük bu mini diziyi Jason Segel bana izletmeyi başardı. Bu diziye Imdb 8.0 puan vermiş.
Son Söz
Konuyu toparlayacak olursak, bugünkü yayında bu sene izlediğim ve hoşuma giden film ve dizileri inceledik. Umarım paylaştığım filmler sizlerinde hoşuna gider. Gözümden kaçan veya sizlerin tavsiye edeceğiniz filmler var iselerde yorumlarınızı en kısa sürede bekliyorum. Bugün de böylelikle bu yayının sonuna gelmiş bulunuyoruz. En kısa sürede yeni yayınlarda görüşmek üzere, kendinize çok iyi bakın, hoşçakalın.
Turkish Coffee Podcast Youtube Sayfası:
Turkish Coffee Podcast Haftalık Blog Sayfası:
#filmönerisi#eniyifilmler#filmtavsiyeleri#filmönerileri#netflixfilmönerileri#bilimkurgu#film#korkufilmleri#diziönerileri#yabancıdiziönerileri#imdb#sinemalardabuhafta#blackberry#tomhanksfilmleri#bradpitt#t��rkçepodcast#yılbaşıfilmönerileri#sinemadakifilmler#aksiyonfilmleri#animasyonfilmleri#turkish coffee#türkçe podcast#eğitici podcast#spotify#kendini geliştir#podcast#Spotify#Youtube
0 notes
Photo
bu filmi ilk cocukken izlemistim baya baya trt 1’de. hadi bilemedin kanal d falandir zaten nerede olucak, ki tvde denk geldikce birden fazla kez izlemisligim de olmustu bi kac best filmlerim arasindaydi bu film ve o zamanlar bu film beni hungur sakir aglatiyordujjxndkdxn simdi izleyince diyorum fazla hisli bi cocuktum galiba cok da sey degil yani
I’m tired, boss. Tired of being on the road, lonely as a sparrow in the rain. I’m tired of never having me a buddy to be with, to tell me where we’s going to, coming from, or why. Mostly, I’m tired of people being ugly to each other. I’m tired of all the pain I feel and hear in the world, every day. There’s too much of it. It’s like pieces of glass in my head, all the time. THE GREEN MILE 1999, dir. Frank Darabont
919 notes
·
View notes
Text
Ölümsüzlüğe filmlerim sayesinde erişmek istemiyorum. Ben ölümsüzlüğe, ölmeyerek erişmek istiyorum. Woody Allen
0 notes
Text
uzakdoğu film listesi yaptım yılın son çeyreğini sadece bu listeyi izleyerek geçiricem gibi duruyo.
1 note
·
View note
Photo
Başkalarının Hayatı (Das Leben Der Anderen) 2006 Alman yapımı dramatik bir dönem filmi ''Bir duruşun yoksa insan değilsin'' bu cümle filmin özeti olabilir.
19 notes
·
View notes
Text
15’2’20
“ boş alanlara doğru sessizce yürüyorlar... ”
— İn To The Wild
2 notes
·
View notes
Text
FİLM ÖNERİLERİ 2
Lion
Moonlight
Sing
War Dogs
The Great Wall
Sully
Detachment ^^
John Wick 2 Chapter
Split
Gold
Çalgı Çengi İkimiz
Life (2016)
Ekşi Elmalar
Fırıldak Ailesi
Vezir Parmağı
Southpaw
Sokak Kedisi Bob
Demolition
42 notes
·
View notes
Text
Yeni filmlerim geldi. Fotoğraf çekmek için dışarı çıkasım var, bir tık üşenmek de var...
13 notes
·
View notes