#evdeyim
Explore tagged Tumblr posts
Text
Siz de bi anda yaz kombini kıtlığı çektiniz dimi ben dün dışarı çıktım ve kombinim bitti bugün çıkarken yine aynı şeyleri giydim ve yarın ne giyeceğimi bulmak için galeriden geçen yaz ne giydiğime bakmak zorunda kaldım...
#sonuç: hiç yazlık bişeyim yokmuş#yazlık bakayım dedim dün akşam hiç güzel şeyler de göremedim#bu yaz evdeyim kimse beni dışarı çağırmasın#akşam 8den sonra olabilir
2 notes
·
View notes
Text
bu gece bu evde son gecem. anlatacak çok şeyim birikti.
8 notes
·
View notes
Text
herr şey gözüme batıyor, bir şeylerin yerini değiştirip her şeyi temizlemeliyim 🧼
4 notes
·
View notes
Text
Masada midem cok bulaniyor dedim babamda hemen ordan ben dogru soyledigini sanmiyorum sanki numara yapiyorsun surekli midem bulaniyor surekli basim agriyor diyorsun bence is yapmamak icin yalan soyluyorsun dedi 🙂
#yemin ederim o anda yuzunun ortasina yumruk atip agzima ne gelirse soylemek istedim#aminakoayayim oylr bi evdeyim ki aci cektigimi kanitlamak zorundayim#sacmaliga bakar misiniz#cocuklugumdan beri ne zaman bir yerim agriyor desem onlari ikna etmek zorunda kaldim#ve cocuklugumdan beri kimse bana inanmadi#bu evide icindekileri de sikeyim#bi iki yil sonra zaten burdan defolup gidicem ve asla geri donmiycem
12 notes
·
View notes
Text
annemin her günkü imtihanlarına katlanmak..
2 notes
·
View notes
Text
bizimkilerde masallah dort bi yana dagildi hepsi geziyo
0 notes
Text
Ne zaman duş alıcam ne zaman konu çalışıcam ve ne zaman uyuyacağım
0 notes
Text
Merhaba Hasan bey ben ve eşim sizin paylaştığınız hikayeleri okuyoruz . Ben Mihri eşim Derya. Ben ve eşim 15 yıllık evli sekste sınır tanımayan bir çiftiz, hergün olmasada 2 günde 1 seks yaparız her türlü fantaziyi uygulamaya çalışıyoruz. Benim mobilya atölyem var biz Bursa İnegöl de oturuyoruz.malum oturduğumuz çevrede bilmeyen yok mobilyacı olduğumu , hemen hemen bütün aileleri tanırım illa bir sefer gitmişimdir evlerine. Bir gün sokağımızın en başında oturan eşi doktor kadın öğretmen olan çocuksuz bir çift eşime gelip benim telefon numaramı istemiş , eşim telefon numarasını vermiş kadın gidince eşim aradı doktorun karısı senin numaranı istedi verdim haberin olsun dedi tamam dedim akşam saatlerinde telefon çaldı baktım yabancı bir numara açtım karşımda nazik bir beyefendi vardı ben sizinle aynı sokakta oturuyorum ismim Aytaç dedi biliyorum buyrun hocam nasıl yardımcı olabilirim dedim. Mobilya yaptırmak istiyoruz ama biraz değişik bir mobilya yardımcı olabilirmisin dedi bende birazdan eve gideceğim o zaman eve uğrayıp konuşalım ne istiyorsunuz bakayım dedim. Üzerimde ki iş elbiselerini çıkarıp günlük elbisemi giyinip eve doğru gittim sokağın başında bulunan otoparka park edip eşimi aradım 15 20 dakika geç geleceğim doktorların evdeyim dedim tamam dedi doktor beyin evine gidip kapının ziline bastım kapıyı eşi ırmak hanım açtı ama ne olduysa ondan sonra oldu Irmak hanım bol bir tişört ve altında varla yok arası bir şort giyinmişti. İçeri buyur etti hocam yok mu dedim banyo yaptı şimdi gelir dedi o sırada yanımıza geldi ilk önce hoşgeldin patron diyerek şakalaştı gel şöyle dedi yatak odasına götürdü gömme dolap istiyorum bu duvar boşluğuna buraya yatak başlığı duvardan duvara olsun ayak başlığında 25 cm kadar uzun bir eğri diğeri dik sik gibi şu kalınlıkta diyerek parmaklarını birleştirip yuvarlak yaptı komodin şifonyer sen zaten işini bilirsin dedi oradan mutfağa gittik mutfak dolabı masa sandalye takımı istedi oradan oturma odasına gittik oralara ne yapabileceğimizi konuştuk en son salon a gittik salon a bulmaca takımı istiyorum ustam Ankara da arkadaşımın evinde var sana resmini isteyeyim dedi bende telefonumu çıkarıp bulmaca dediği takımı bulup gösterdim evet bu işte dedi . Doktor bana istediklerini anlatırken öğretmen hanım bize birer türk kahvesi yapmış yanına lokum ve su koymayıda unutmamıştı kahveleri yudumlarken öğretmen hanım tam karşımda oturuyordu bacakları hafif aralık baldırları amını görmemi engelliyordu. Ama karşımda oturan kadın diliyle dudaklarını yalıyor arada bir tişörtünü düzeltmeye çalışıyordu birden kapı çaldı hemen gidip kapıyı açtı öğretmen hanım gelen eşimdi sesinden anlamıştım sohbet ederek salona geldiler kahve bitince kalkmak istedim fakat özellikle öğretmen hanım ısrar etti yemeği birlikte yiyelim diye eşimle bakmıştık kabul ettik eşimle yemek masasını hazırlarken bizde doktor beyle tavla oynamaya başladık , kısa sürede kaynaşmıştık artık sanki eskiden beri tanıdık gibiydik . Yemeğe oturduk ben doktor beyin yanına karım karşıma oturdu karı koca karşılıklı oturuyorduk nasıl oldu anlayamadım gerçekten bir anda oldu ben birden neler yapıyorsunuz seks hayatınız nasıl diye sordum eşim kıp kırmızı olmuştu doktor bey yatak odasına yaptıracağımız ayak ucundan dolayı mı soruyorsun usta dedi şey diyerek kekelemeye başladım kusura bakmayın bir edepsizlik yaptım çok özür dilerim dedim ama öğretmen hanım yoo iyiki sordun bu gavat izlemeyi seviyor benim bekaretimi bile arkadaşı bozdu kendi 31 çekti gavat bu şerefsizin en önde gideni dedi eşimde bende şok içindeydik.
Ben eşime baktım eee isterseniz birlikte yaparız komşuluk öldümü ya dedim öğretmen hanım dudağıma öpücüğü kondurdu diğer taraftan eşimin de dudaklarından öptü yemek bitene kadar hep seksle ilgili konuştuk nelerden hoşlanır nelerden hoşlanmaz hiç grup seks yaptınız mı diye sordu doktor bey hayır yapmadık dedim iyi o zaman hiç daha önce fantazi bile olsa başka biriyle yattınızmı diye sordu evet dedik yemek bulaşıklar derken 1 saate yakın eşlerimiz mutfaktan çıkmadı doktor bey benim sikimi görmek istedi bende çıkarttım ufff muhteşem bir yarak diyerek eğilip önce öptü sonra yalamaya başladı ağzına aldı karım çok güzel yalardı ama doktor karımdan daha güzel yalıyordu doktorun ağzına boşaldım hepsini yuttu sıvazlayarak içinde kalan son damlaya kadar yaladı yuttu. Sakso bitmeden bizimkiler geldi öğretmen hanım oooo demedim mi bizimkiler başlamıştır diye öğretmen hanım üzerindeki tişört ve şortu çıkarıp sikimin üstüne çıkıp oturdu offf harika bir yarak sik beni doyur yarağa diyordu karımda doktorun sikiyle oynamaya başladı ama kaldıramadı ağzına aldı biraz sertleşince önünde domalıp doktorun sikine oturdu ben deyim 3 dakika siz deyin 5 dakika birden boşalmaya başladı ben öğretmen hanımın amını pompalıyordum . Birden üzerimden kalktı yarağımı ağzına aldı o kadar iştahla yalıyordu ki ben daha fazla dayanamadım boşalıyorum dedim ağzından çıkarttı kocası aldı ağzına yine bütün döllerimi yuttu.
Yatak odasına gidelim daha rahat ederiz dediler hep birlikte yatak odasına gittik doktor yarağımı ağzına aldı yine karısıyla karım öpüşüyor oynaşıyordu benim yarak artık taş gibiydi karısına dön dedi karımla öpüşmeyi bırakmadan köpek sikişi gibi dizlerini kırdı domaldı arkasına geçtim yarağımı amına soktum pompalamaya başladım öğretmen hanım daha fazla dayanamadı tuhaf sesler çıkararak orgazm oluyordu . Ben daha doymamıştım karımın amına kökledim hızlı hızlı girip çıkıyordum artık patlamak üzereydim doktor beye yutacakmısın dedim evet dedi eşimin amından çıkarıp doktorun ağzına verdim yine bütün döllerimi yuttu yatağa uzandım biraz sonra salona gittim giyindim eşimide alıp eve gittik. Doktor beyin istediklerini yaptım .
Artık 3 lü seks yapıyoruz. Biz halimizden memnunuz doktor bey izleyicimizde var daha başkalarını ayarlayacak ama daha ayarlamadı.
59 notes
·
View notes
Text
23 Şubat pazar;
Evdeyim...Grevdeyim...
Ev halkını izlemekteyim
Kahvaltıyı kim hazırlayacak? merak etmekteyim...
İçin için gülmekteyim...
Açlıktan da ölmekteyim... (((:

... 🤍🖤...
Mutlu güzel pazarlar... 🫖🍰☕ (:
78 notes
·
View notes
Text
bir haftadan fazla bir süredir evdeyim. her güne bir kitap bitirebileceğim, verimli ve dolu dolu geçirebileceğim bu günlerde kendimi odama kapattım. tavanı izlediğim, şarkı dinlediğim, bazen kendimi aç bıraktığım, bazen fazla fazla tatlı gömdüğüm, içimden gerekli olan herhangi bir şey yapmanın gelmediği, intihar etmekle etmemek arasında gidip geldiğim, ne zaman pes etsem uğradığım, vazgeçilmiş intiharlar mezarlığı olan defterimin bir sayfasını daha karaladığım, uyumadan ağladığım, uyandığımda ağladığım, bazen deli gibi kahkahalar atıp ani bir geçişle yine ağladığım, kısacası, epey dağıldığım koskoca bir zaman geçirdim. ve kâbusum da henüz bitmiş değil.
25 notes
·
View notes
Text

Kışın soğuk evdeyim!
Yazın sıcak evdeyim!
Yani ben hep evdeyim! 🤣


62 notes
·
View notes
Text
bir kına yaktık çingeneye dönmüşüm abicim bu nedir
0 notes
Text
Teyze Kızının Eltisi! (4) (Murat 45 Y., Aydın)
Uyandığımızda öğlen saat 13:00 idi. Melek alelacele eve gidip geldi. Biz yatakta biraz sümsüklenip oynaşırken, "Hadi kalkın kahvaltıya gidiyoruz!" dedi. Ama ortalık o kadar hareketliydi ki, bana arkadaki site duvarından atlayıp ana yola çıkmak dışında alternatif yoktu. Yola yürüdüm. Melek arabasıyla yanaşıp beni aldı, kadınlar önde, ben arkada kahvaltıya gittik...
16:00 civarı, "Artık gitmeliyim!" dediğimde, "Yaaa kal bu gece de!" dediler. Ama, "Gitmem lazım, haftaya ayarlayıp İzmir'e gelin!" dedim. Beni aracıma yakın indirdiler. İzmir'e döndüm. Ama hemen eve gidip, "Grip oluyorum sanırım!" dedim. Yatak odasına girip, sıcak bir duş aldım, ertesi sabaha dek uyudum.
Ertesi gün akşamüzeri, sanırım onlar da uyuyup kalmıştı, hem Melek'ten hem hale'den mesajlar vardı. Melek, "Oyunu bozmadığın için sağol!" derken, Hale, "Aşkım sayende o kadar mutluyum ki, yıllardır nerdeydin?" yazıyordu. İkisine de ayrı ayrı yazmaya başladım. Önce Hale'ye, "Biran önce plan yapıp ne gün geleceğinizi yazın, ben de organizasyonumu yapayım!" yazdım. Melek'e ise, "Hale ile gelmeden önce yalnız gelmeni istiyorum!" yazdım, sekse doymama rağmen.
Çarşamba akşam üzeri Hale'den gelen mesaj ilginçti, "Aşkım Mustafa'ya olmaz demeye gittim, ama nasıl oldu anlamadım, en son ağzımı sikiyordu!" yazmıştı. "Ya amını?" yazdım. "Hayıııırrrr!" diye yazdı. Melek'e yazdım, "Naber?" diye. Az sonra aradı. Ona, "Hale'den ses seda yok?" deyince, "Ben de aradım, cevap vermedi, gidip kapıyı çaldım, kapalı heryer, acaba Aydın'a mı gitti diye düşündüm." dedi. "Sen ne yapıyorsun?" dedim. "Hiç, evdeyim, benimki balıkta!" dedi. "Ne zaman geleceksin?" dedim. "Müsaitsen Cuma olur mu?" dedi. "Tamam, yarın kararlaştıralım programı!" dedim, kapattık.
Perşembe günü Hale'den ses seda çıkmadı. Melek'e Hale'yi sordum, ama o da, "Bilmiyorum!" dedi. Cuma için program yaptık. İncirlatındaki Plaza otelde oda ayırttım. Karıma da, taahhüt işi aldığımı, tespit için Mordoğan'a gideceğimi, işim uzarsa kalıp Cumartesi döneceğimi söyledim. Orda bir projemiz vardı zaten, ama karım bilmiyordu.
Cuma sabahı Melek kendi aracıyla geldi. Kahvaltı ederken, "Kocana ne dedin?" diye sordum. Güldü. Merakla bekledim açıklamasını. "Biz Almanya'da çok zengin ama ortak iki ailenin çocuklarıydık. Ama karı kocalığımızı tam inşa edemedik. Hani Ahmet balığa çıkıyor ya, aslında yan koydaki kiraladığı eve genç sevgilisine gidiyor. Almanya'da boşanmaya karar verdik, çünkü birbirimizi istemiyorduk, ama iki aile de miraslarından mahrum edeceklerini söyleyip burayı aldılar bize, Türkiye Almanya kadar rahat değil toparlanırız diye o siktiğimin sitesinden ev alıp şutladılar! Almanya'da benim de birileri oldu, ama buraya geldiğimiz iki yıldır kendime göre gönlümün istediği gözümün kestiği birini denk getiremedim. Ama Ahmet parasını verip üçüncü genç kızı alıp götürüyor yan koydaki kiralık evine. Bir şey söylememe gerek yok anlayacağın!" dedi.
"Hale bunları biliyor mu?" dedim. "Hayır, ona anlatırsam kocasına söyler mi diye düşündüm ilk zamanlar, sonra da ailece iyi görüşür olduk. Sitede tek arkadaşım Hale idi, bu kez de acaba benden uzaklaşır mı diye korkup söylemedim. Sonra seni anlattığında söylemek istedim, ama seni kaptırma korkusu yaşar mı diye düşündüm. Anlayacağın haberi yok!" dedi. "Sahi, Hale ne alemde? İki gündür haber alamıyorum!" dedim. "Bilmiyorum, iki kez yazdım, cevap ta yazmadı!" dedi.
Yarım saat sonra meşhur körfez manzarasında odadaydık. Karşıyaka'ya bakan pencerenin önünde süper bir sakso çekti bana. Ben de pencereye ellerini dayayıp amını göt deliğini yaladım. Melek'in götünü sikmemiştim daha, ayrıca detayları da bilmediğim için amına boşalmamıştım o ilk gün. Amına boşaldım uzun bir sikişme sonunda. Bir saatlik dinlenme sonrası balıkçılardan birine gidip yemek yedik. Elele döndük otele. Bir de götünden siktim. Tam boşalmak üzereyken Meleğin telefonu çaldı. Arayan Ahmet'ti. Reddetti. Bir dakika sonra Ahmet tekrar aradı, ama bu arada biz de boşalmış, yatağa devrilmiştik.
Melek kızgınlıkla açtı, "Ben seni sevgilinle beraberken arıyor muyum? Ne var, ne istiyorsun?" dedi. Karşıdan Ahmet bişeyler anlattı bir dakika boyunca. Melek dolu gözleri ile yutkunup, "Tamam geliyorum!" dedi. Sonra bana dönüp sarıldı ve ağlamaya başladı. "Ne oldu?" dedim. "Hale, Mustafa, Ayhan!" dedi. Hıçkırıklarının arasında ama anlamadım. Sonra anlaşıldı olay, Ayhan alışkanlığı olmasa da Cuma sabahı yazlığa gelmiş ve Hale ile Mustafa'yı evde yakalamış. Önce Hale'yi, sonra Mustafa'yı, en son da kendini vurmuş...
Tam 3 ay kimseye çaktırmayacağım diye uğraşarak kendime gelemedim. Bu arada bizim telefon görüşmelerimiz yüzünden polis birkaç kez ifademi aldı, ama olay barizdi. Kıskanç koca, genç yazlık komşusu ile karısını vurup intihar etti. Benim yüzümden öldü diye çok suçluluk hissettim. En son yine Melek sağolsun, "Hale yaşamak istediği herşeyi senle yaşadı, sayende yaşadı, böyle düşün!" diye diye aklımı çeldi. Melek daha sonra İzmir'de ev kiraladı, Kuşadasından çok burda, ben de ev ve dükkandan çok ondayım...
Olaydan 4 ay sonra, öğlen saat 12:00 gibi teyze kızı aradı, "Konuşmamız lazım!" diye. "Ne oldu?" dedim. "Dava dosyasında ismin çıktı, nedir bu öğrenmek istiyorum, ben şimdi İzmir'deyim. İşyerine mi geleyim, sen mi gelirsin?" dedi. Dilek'le yaşıttık, altlı üstlü evlerde büyümüş, okula beraber gitmiştik. Kocası ile dosttuk. Ama kocası iki yıl önce girdiği basit bir ameliyattan çıkamamış vefat etmişti. Dilek, geçen yıl sünnet yaptığımız oğlu ile kalmıştı. Dükkana gelmesini söyledim. Dileği gerçekten severdim, ama ona hesap vermek istemiyordum...
Hışımla girdi dükkandan içeri. Bereket müşteri de yoktu, ekipleri de sabah işlerine dağıtmıştım. Önüme bir dosya attı. Çay may birşey diyemedim. "Bana bunları açıklaman lazım!" dedi sert ve otoriter bir sesle. Evrak, olayın tahkikat dosyasıydı. Hale'nin telefon kayıtları sayfalarca dökülmüştü. Whatsap mesajlarının detayları, mesaj tarih ve saatleri, tüm arama kayıtları, kim aradı kimi aradı, hepsi vardı. Çok uzun bir süreci kapsıyordu. Biraz baktım, hatta son 3 gün mesaj trafiği çok fazlaydı. Benimle o son 3 telefon konuşmasının tarih ve saatleri (eve girerken tarifi, Mustafa'nın yanından aradığı 2 görüşme), Ayhan'ın aramaları vardı, ama en önemlisi Whatsap mesajları telefonundan alınmış içerikleri bile döküm haline getirilmişti.
Dilek sabırsızlıkla bekliyor, masada birşeyleri eline alıyor, bir süre onunla oyalanıyor, sonra çantasını karıştırıyor, sigara yakıyor, söndürüyordu. Whatsap mesajlarına bakarken dikkatimi çeken bir şey oldu. Ben Melek ve Hale 3'lü seviştikten sonra, Melek eve kocasına bakmaya gittiğinde, Hale Mustafa'ya mesaj atmıştı. "Bugün çok tahrik oldum, fotolarımı görünce!", Mustafa, "Hale abla geleyim mi?". Hale, "Hayır şimdi değil, ben seni çağırırım, bu gece Melek ablan burda, offf hayallerim gerçek oluyor!", Mustafa, "Hayallerin neymiş abla? Seni saatlerce evire çevire sikeceğim!". Hale, "Ohhhhhh!", Mustafa, "Deme öyle, Melek abla uyuyunca geleyim!". Hale, "Hayır gören olur, yarın öğleden sonraya hazır ol sen!", Mustafa, "Tamam abla, uyuyamam ben şimdi!". Hale, "Uyu, yarın bana güçlü lazımsın!".
Melek viski'yi getirip biz içmeye başladığımızda da yazışmalar devam etmiş. Ne ben, ne de Melek Hale'nin telefonla yazıştığını farketmemiştik. Hatta Ayhan aradığında da yazışıyormuş Mustafa ile. Hale, "Anlat bakalım, nasıl sikeceksin beni?", Mustafa, "İşte böyle!" deyip (internetten indirdiği amdan sikiş pozisyonunun fotosunu koymuş). Hale, "Offff, başka?", Mustafa, "Bunu da çok merak ediyorum!" (götten sikiş fotosu). Hale, "Eveetttttt, şimdiden sulandı amım!", Mustafa, "Ohhh abla, attırcam şimdi!". Hale, "Ziyan etme, yarın ağzıma attırırsın!".
Tuhaftı, biz o gece 3'lü yaparken ne ara yazmıştı bunları. İşin ilginci benimle tüm yazışmaları silinmiş olmasına rağmen, Mustafa ile yazışmaları duruyordu. Gece saat 02:00'de, Hale, "Bak yarın bunları sikeceksin!" (sikilmekten kızarmış amının dudaklarını ve göt deliğinin fotolarını çekip Mustafa'ya yollamış), Mustafa, "Ohhh, Halemmm, ben şimdi bunlara bakıp boşalırım!". Hale, "Hayırrr, sadece azgın kal diye yolladım!". Ertesi sabah, Hale, "Günaydın yakışıklı!", Mustafa, "Günaydın, geleyim mi?". Hale, "Bu kadar sabırsız olma, Melek ablanla işimiz var akşam üstüne kadar, ondan sonra seninim!", Mustafa, "Sabırsızlıktan öleceğim!". Hale, "Heyecanlanma, amımı doldurmadan boşalmanı istemiyorum!".
Ben bu kadını bir gün önce saatlerce her deliğinden sikmiştim, demek ki gram doyuramamışım. Saat 16:30'da beni arabama bırakıp, Melek'le siteye dönüşlerine kadar ne yazışmalar, ne yazışmalar! Okurken bile yarağım kalkmış masa altında gizlemeye çalışıyordum. 16:30'da, Hale, "Gel hadi Mustafa, evdeyim, ama arka bahçeden gel, kimseye de görünme!", Mustafa, "Uçtummmmm!".
Sonra ertesi gün yani Perşembe akşama dek mesajlaşma yok, demek ki 24 saat Mustafa Hale'deymiş. Akşam saat 22:00'de, Mustafa, "Annemlerin de geleceği tuttu!", Hale, "Olsun, dinlenmiş olursun!". Mustafa, "Ama özledim!", Hale, "Biliyorum, ben de özledim, ama 7/24 sikemezsin ya!". Mustafa, "Sen ver ben sikerim yavrum!", Hale, "Offf, deme şimdi, bak zaten sürekli bana bakıyorsun annenler anlayacak!" (ikisi de veranda herhalde). Mustafa, "Ne yapayım şu an çok güzel görünüyorsun!", Hale, "İyice dinlen bu akşam, sabah annenler gidince amcığım ve götüm seni bekliyor olacak!". Mustafa, "Ağzın da yavrum, çok sevdim ağzına yüzüne boşalmayı!" (vayyy ağzına boşaltmayan kadın gencecik dölleri yalayıp yutmuş). Hale, "Çok tatlıydı döllerin, ilk kez yuttum dedim değil mi?", Mustafa, "Evet aşkım, Halem!". Hale, "Tamam, ben içeri giriyorum!", Mustafa, "Girme, biraz bacaklarını açsana!". Hale, "Gören olur!", Mustafa, "Hadi aççç!". Hale, "Delisin sen!", Mustafa, "Offfff! (demek ki açtı) Külot giymemişsin?". Hale, "Hazır beklesin diye, hem ıslandı bütün hepsi, bırakmadın ki bugün amcığımdan beş dakika çıksan çamaşır atacaktım makinaya, doyamadım ki!". Gece boyu böyle sürüp giden yazışmalar. Ertesi sabah 10:00'da, Hale, "Annenler gitti, geliyor musun?", Mustafa, "Evettttt, duş alıp hemen geliyorum!". Hale, "Ben aldım, amcığım mis gibi kokuyor, gel de sik!".
Sonra bir sürü evrak, Ayhan'ın otoban giriş çıkış kayıtları, sitenin kamerasından giriş saat ve fotosu, tabanca ile ilgili ruhsat vs. mermi kovanları. Mustafa'ya ve Hale'ye 4'er kurşun isabet etmiş. Ayrıca salonun krokisi çizilmiş ve ufak bir detay vardı, kanape de bir adet seks oyuncağı bulunmuş. Daha önce tahkikat dosyası görmemiştim, ama herşeyin bu kadar detaylı ve adlı adınca yazılmış olması çok tuhaf gelmişti.
Dilek, "Ne o, yazışmalar çok mu ilginç geldi, kafanı kaldıramadın?" dedi. Telefonda bana dair bir iz yoktu, ama telefon kayıtları vardı. "Neyi soruyorsun bana sen şimdi?" dedim. Dilek, sanırım operatörden alınan 1 yıllık telefon görüşme listesinin sayfalarını aralayıp, "Bunlar ne?" dedi benim numaramın üzerine parmaklarıyla vurarak. Bir an yutkundum. Dilek, "Benim anlamadığım, geçen yıla kadar sakin, kendi halinde, kafasını önünden kaldırmayan kadının nasıl bu orospuya dönüştüğünü merak ediyorum!" deyip dosyayı gösterdi. Hemen sonra da, "Ölünün arkasından konuşuyorum!" deyip hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Ne yapacağımı, ne söyleyeceğimi bilmez halde kalkıp dolaptan su aldım, kolonya ve havlu kağıt alıp önündeki sehpaya oturdum. Biraz kolonya döktüm ellerline. Kağıt havlula gözyaşlarını sildi. Dizdize oturuyorduk. "Bak.." dedim, iki elini de tutup sarstım ve "Bana bak, ne oldu?" dedim.
Anlatmaya başladı. "Ben ondan önce evlendim biliyorsun, beni kaynanam yetiştirdi sayılır. Gerdek gecesi sabahı kaynanam ikimizi de karşısına alıp, sen onun ablasısın koruyacak, kollayacak, doğruları, yanlışları gösterecek mutlu olması için çabalayacaksın. Sen de onun kardeşisin, saygını eksik etmeyecek, onunla beraber doğruları yanlışları bulacak, kocalarınıza güzel birer kadın, çocuklarınıza iyi birer anne olacaksınız demişti. Ama ben onu koruyup kollayamadım, iyi bir abla olamadım ki, olanları anlamadım bile, kendi derdimle (kocasının ölümünü kastediyordu) o kadar ilgilenmeyip ondaki değişimi görebilseydim, belki de 5 kişi ölmemiş olacaktı!" dedi.
"5 mi?" dedim. "Haberin yok mu?" deyip anlattı. 2 yılda 2 evlat, bir gelin kaybeden kaynana ve kayınvalidesi birer ay arayla vefat etmiş. "Tek başıma kaldım, şimdi de bu dosya ortaya çıktı. Çocuklarından gizlemeye çalıştım, ama sonuçta olay belli, çırılçıplak banyoda duş alıyorlarmış, su sesinden Ayhan'ın geldiğini duymamışlar bile. Oysa dava dosyasında salonda vuruldukları yazıyordu. Polisin tahmini, kaçarlarken, Ayhan çantasından silahı çıkarıp salonda yakalamış! Bu nasıl oldu, biliyorsan anlat bana!" dedi yalvaran gözlerle.
Elemanlardan birine telefon ettim, dükkana çağırıp, dükkanı ona teslim ettim. Melek 15 günlüğüne Almanya'daydı bir akraba düğünü için. Arabaya bindik, Meleğin eve götürdüm Dileği, bir yerlerden yiyecek birşeyler söyledim. Dilek, "Burası neresi ve neden geldik buraya?" dedi. "Burası arkadaşımın evi, anlatacaklarım uzun ve dükkanda tepkilerinin nasıl olacağını bilemediğim için geldik. Gelen giden müşterilerin ağlayan bir kadın görmesi işim için iyi olmaz takdir edersin ki!" dedim. "Peki tamam, anlat bakalım!" dedi. "Hayır, birşeyler yemelisin!" dedim. "İştahım yok!" dedi.
Çocukluğumuzda evcilik oynadığımızda, karı koca rolünde, bana yemek yapar, sonra da tabağın içine ağzına kadar birşeyler doldurur, "Bu çok!" dediğimde, gözlerini patlatır, "Hepsini yiyeceksinnnnnn!" derdi. Gözlerimi patlatıp, "Hepsini yiyeceksinnnnnn!" dedim. Zor da olsa gülümsedi.
70 notes
·
View notes
Text
Evdeyim ama evimde değilim...
107 notes
·
View notes